" />
Fon Krizi ve AKP

Fon Krizi ve AKP

ABONE OL
Ekim 10, 2026 13:58
Fon Krizi ve AKP
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MEKİN ŞAHİN

Fon Krizi ve AKP

Politika, yanlışın üstünü örtme değil; yanlışı görme, sorumluluğu kabul etme ve düzeltme sanatıdır.
Politika yapan kişi; yanlışı, hatayı ve kanunsuzluğu savunmaz. Toplumun değerlerini aşındırıyor, kamu vicdanını yaralıyor ve bir avuç çıkar sahibinin kazancına hizmet ediyorsa önce o uygulamanın yanlışlığını kabul eder.
Hatayı gidermek, mağduriyetleri ortadan kaldırmak ve aynı yanlışların tekrarlanmasını önlemek için gerekli adımları hızla atar.
Sorumlular hukuk önünde hesap verir. Hiç kimse makamı, siyasi kimliği, ekonomik gücü veya yakınlık ilişkileri nedeniyle ayrıcalıklı tutulamaz.
Borsa İstanbul’daki fon krizi, finansal sistemin işleyişini, denetim mekanizmalarını, spekülatif kazançların nasıl oluşabildiğini ve yatırımcı güveninin nasıl sarsıldığını tartışmaya açan ciddi bir örnektir.
Düşük işlem hacmiyle hisse fiyatları farklı işlemlerle fon değerlerini yüksek görünmesi sağlanır.
Fiyatların çökmesi, spekülatif kazancın nasıl işleyebileceğini gösterir.
Böyle bir düzenin varlığında kim hangi işlemle kazanç sağladığıysa somut mali verilerle ve hukuki incelemeyle ortaya konur.
Ekim 2026 itibarıyla 131 yatırım fonu tasfiye sürecine alındı.
Riskler daha önce görülmüşse, neden gerekli önlemler zamanında alınamadı?
Bu soru fon yöneticilerine değil; denetim mekanizmalarına, düzenleyici kurumlara ve gerekli gözetimi sağlamakla sorumlu bütün makamlara yöneltilmelidir.
Bir finansal işlemde kazanç elde etmek tek başına suç değildir. Piyasada risk alınır, fiyatlar değişir ve yatırımcılar kâr veya zarar edebilir.
Ancak manipülasyon, içeriden bilgi kullanımı, hileli işlemler veya ayrıcalıklı bilgiye dayalı kazanç iddiaları ortaya çıktığında mesele sıradan bir piyasa hareketi olmaktan çıkar.
Kimi yatırımcılar kendilerinin yönlendirildiğini, kriz öncesinde avantaj elde ettiğini ileri sürmesi, bütün işlemlerin bağımsız ve şeffaf biçimde incelenmesini zorunlu kılar.
Birikimini fonlara emanet eden vatandaşlar zarar ederken bazı kişiler bu süreçten olağan dışı kazanç nasıl elde eder.
Elde ettiyse kazançlar hangi işlemlerden kaynaklandı? İşlemler hukuka uygun muydu? Önceden bilgi sahibi olanlar var mıydı?
Denetim görevlileri ne yaptı?
Bunların cevabı siyasi aidiyete göre değil, delillere göre verilir.
AKP’nin üst düzey yöneticileri ve hükümet adına görevli isimlerle ilgili ortaya atılan iddialar daha titiz araştırmalı.
Siyasi konum, soruşturma dışında kalma gerekçesi olmaz. Ayrıca kişinin siyasi kimliği de tek başına suçluluk kanıtı sayılmaz.
Sıkıntı hukukun herkese eşit uygulanıp uygulanmadığıdır.
Finansal krizler bazı ülkelerde hükümet değişikliklerine, istifalara veya erken seçimlere yol açar.
Ancak hiçbir kriz, tek başına ve otomatik olarak hükümetin düşmesi anlamına gelmez. Sonucu belirleyen; olayın kapsamı, siyasi sorumluluğun kanıtlanması, kamuoyunun tepkisi, parlamentonun tutumu ve iktidarın krizi yönetme biçimidir.
Türkiye’deki fon krizi de bu açıdan incelenmeli.
Siyasette bir olayın gündemden düşmesi, o olayın ortadan kalktığı anlamına gelmez. Mağduriyet devam ediyorsa, sorular cevapsızsa ve sorumluluk zinciri aydınlatılmamışsa mesele toplumun hafızasında yaşamaya devam eder.
Vahap Seçer’in tutuklanması ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AKP’ye katılması gibi gelişmeler siyasi gündemin önemli başlıklarıdır. Fakat bunların hiçbiri fon krizine ilişkin soruları kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Her olay kendi delilleri, kendi hukuki süreci ve kendi siyasi sorumluluğu içinde ele alınmalıdır.
Bir dosyanın başka bir gündemle gölgelenmesi, mağdur yatırımcıların haklarını karşılamaz; denetim eksikliklerini açıklamaz ve kamuoyunun güvenini yeniden kurmaz.
Toplumun beklentisi, yalnızca açıklama yapılması değil, somut sonuç alınmasıdır.
Kurban vermek çözüm müdür?
Bir kriz karşısında birkaç kişinin görevden ayrılması, bazı isimlerin soruşturulması veya birkaç yöneticinin cezalandırılması, bütün sistemin sorumluluklarının ortaya çıkarıldığı anlamına gelmez.
Eğer sorun yalnızca bireysel suçlardan ibaretse, suç işleyenler hukuk önünde hesap verir.
Denetim eksiklikleri, kurumsal ihmaller, çıkar çatışmaları veya siyasi müdahale iddiaları da varsa bunlar araştırılmalı.
Fon krizinde yapılması gereken; işlemlerin bütün yönleriyle incelenmesi, mağdurların zararlarının hukuki çerçevede karşılanması, denetim süreçlerinin açıklığa kavuşturulması ve siyasi ya da ekonomik gücü ne olursa olsun herkesin hesap vermeli.
AKP ve hükümet bu süreçten kurtulabilecek mi?
Bu sorunun cevabını bugünden kesin biçimde vermek mümkün değildir.
Sonuçları belirleyecek ölçütleri bakalım.
Siyasi bağlantıları olan kişilerin spekülatif kazanç sağlayıp sağlamadığına veya kamu görevlisinin denetimi yasalara uygun mu?
Mağdur fon zararlarının ne ölçüde ve nasıl karşılanacağı açıklığa kavuşmalı.
Vatandaş,kaybının sorumlusu kimse onun hesap vermesini bekler.
Meclis denetim görevini yerine getirerek gereğinin yapılmasını sağlayacak mı?
Hükümet fon krizini sınırlı bir finansal sorun olarak mı kabul edecek.
Yatırımcıların korunmasına yönelik tedbirleri şeffaf biçimde yapacak mı?
Türkiye’de hesap sormak mümkün mü? Türkiye’de bu krizin hükümetin istifasına yol açıp açmayacağı olayın büyüklüğü değildir.
Hukuki bulguların niteliği, siyasi sorumluluğun ne ölçüde olduğu ve kamuoyunun tepkisi ve siyasi kurumların tutumu birlikte etkisi belirleyecek.
Siyaset, kendi çevresindekileri koruma mekanizmasına dönüşürse toplumun adalet duygusu yara alır. Hukuk, kişiye veya makama göre değişirse güven ortadan kalkar.
Benim savunduğum ilke net. Yanlışın üzeri örtülmemeli, suç iddiaları kanıtlarla araştırılmalı, suçlu bulunanlar hesap vermeli ve mağduriyetler giderilmelidir.
Ne siyasi kimlik suçun kanıtıdır ne de siyasi makam hesap vermekten muafiyet sağlar.
Toplum tepkisi örgütlü, demokratik ve kararlı biçimde ortaya konmazsa iktidarlar krizin sonuçlarını sınırlar.
Fakat demokratik baskı; bilgi, hukuk, örgütlenme ve ısrarlı takip üzerine kurulduğunda hesap verebilirliğin önünü açacaktır!

Bilgi Paylaştıkça Çoğalır!

KozanBilgi.Net’te yer alan Yüz Binin üzerinde haber, yazı ve fotoğraflar emeğin ve yerel gazeteciliğin bir ürünüdür.
Ticari amaç olmamak üzere içeriklerimizi KozanBilgi.Net’i kaynak göstererek ve aktif bağlantı vererek sevdiklerinizle veya sitenizde gönül rahatlığıyla paylaşabilirsiniz.

" />
" />

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.