Türkiye’ye Özgü Siyaset: Sel, Tedbir ve Halkın Gerçek Gündemi

Türkiye’ye Özgü Siyaset: Sel, Tedbir ve Halkın Gerçek Gündemi

ABONE OL
Nisan 17, 2026 16:43
Türkiye’ye Özgü Siyaset: Sel, Tedbir ve Halkın Gerçek Gündemi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MEKİN ŞAHİN

Türkiye’ye Özgü Siyaset: Sel, Tedbir ve Halkın Gerçek Gündemi

Bizim köyün 700 metre kuzey kısmında, adı gibi deli olan çay akar. Kışın yarattığı
birikimle baharla coşan deli çay öyle kabarır ki önüne çıkan her şeyi sürükler götürür.
Yatak alanı çok geniş olmasına rağmen coştuğunda sel baskınıyla kıyısında tarla
toprağını alıp götürürken, köyün iç kısımlarını azgın ve tehlikeli su baskınıyla tehdit eder.
Köylü sel baskınından zarar görmemek için genelde çardakları iki veya daha fazla katlı
yapar, tehlikede çok zarar almadan atlatırdı.
Adı üstünde deli çay! Bir başka özelliği, öyle kabarır ki köylü sel felaketinin bitmeyeceği
kaygısıyla gelişmeleri yerinde izler ve gereken tedbiri alır.
Kabarma iki ile yedi gün arası azalır, deli çay yatağına çekilir. Geriye odun öbekleri ve
çukurlar içine dolmuş su birikimleri kalır.
Köylü kabarma biter bitmez odun öbeklerine ve çukurlara dolmuş su birikintilerine
hücum eder. Toplayacağı odunla kil toprakla yapılı ocaklarda yemeğini, tandırlarda
ekmeğini pişirir. Su birikintilerine bok sepetleriyle dalarak, selle gelen gelebicin ve pullu
balıkları tutar.
Sel felaketle gelmiş, tedbirini alan köylü zarar görmeden; selin kendine sunduğu
olanakları fayda hanesine toplar.
CHP 31 Mart 2024 sonrası sel felaketiyle karşı karşıya kaldı. Kendine çok güvendiği için
tedbir almadı. Günlük gelişme akışı içinde geçici tedbirle süreci geçiştirmek istedi. Ama
olmadı. CHP’nin 31 Mart 2024 tarihinde elde ettiği yerel mevziler; hukuk ve adaletsizlik
seli altında yerle bir edildi.
Ekrem İmamoğlu öncesi başlayan hukuksuz tutuklanma, 19 Mart 2025 tarihinde doruk
noktasına çıktı. CHP’ni yöneten kadro öncesinden tedbir almaması sıkıntısıyla, sürecin
nasıl kontrol altına alacağını düşünürken; Saraçhane ilk halk buluşmasında üniversite
gençliği hukuksuz ve adaletsiz süreçten çıkışın yolunu gösterdi.
CHP sokaklara inmeliydi.
Ve CHP sokaklara indi!
İstanbul CHP vücudunda kanayan yara. Kanamanın durdurulması ancak halkın top
yekûn demokrasi mücadelesiyle sağlanır. Halkı demokrasi mücadelesine katma yolu
ise günlük yaşamının tüm süreçlerini yeniden inşa edecek projelerden geçer.
İstanbul Türkiye’nin önemli parçası ama bütünü kapsamaz.
Şimdilik şunun altını çizerek uyarmak istiyorum. Ekrem İmamoğlu önemli aktör. Kendi
çizgisinde siyaset yapan bir aktör. Buna rağmen CHP halkın demokrasi ve yaşam
kavgasını sadece tutuklanmalar üzerine kurarsa; tüm objektif şartlara rağmen iktidar
olma süreci sıkıntıya girebilir!
Siyaseti tek bir figür üzerinden kurmak, kısa vadede mobilizasyon sağlasa da uzun
vadede kırılganlık yaratır.
Kısaca CHP popülizmi siyasi söyleminden ve çözüm politikalarından uzak tutmalıdır!
Önce halkın desteğiyle erken seçim.
Önce tarihi netleşen seçimde CHP’ni temsil edecek cumhurbaşkanı adayı.
Önce TBMM’sinde halkın iradesiyle seçilmiş milletvekili.
Üç önemli hedeften önemlisi hedef demokratik devlet yönetim biçimi. Her şey CHP
iktidarına hizmet etmelidir. Çünkü CHP kişilerden büyüktür!
Yeni dünyada Türkiye’ye özgü siyasetin yol haritası bu kadar net.

”ey acılara tat veren güzellik
Yüreğimize hoşgeldin
Geldin de
Çiçekli dallara döndürdün öfkemizi
Artık ister dolu yağsın ömrümüze
İsterse kar
Biz ki bildikten sonra sevmeyi
Bütün sabahlar Acı renginde olsa ne çıkar. ”
Ülkeyi yöneten zihniyet tarihin dibinden çıkmış ve tüm çürümüşlüğüyle demokratik laik
cumhuriyetin ayarlarıyla oynuyor. Bu zihniyeti tanıyoruz. Nasıl mücadele verileceğini de
biliyoruz. Sorun 1923
yılında özgürlük üzerine kurulan cumhuriyeti savunma yeteneğini kaybetmiş olan CHP
ve diğer muhalefet partileridir. Sağlıklı mücadele vermedikleri gibi alt yapısı olmayan
gündemleri kamuoyuna sunarak siyaset yaptıklarını sanıyorlar. Sokuldukları
labirentten bir türlü çıkmayı beceremiyor. Son olarak
ara seçim çok net örnek. Doğal sürecinde 30 sayısı boşalmamış suni biçimde 22
milletvekili istifa ettirilerek ara seçim talebi gündem yapılmak isteniyor. AKP bunu
meclisten geçirir mi? Geçirmez! Oysa
ülkenin gündemi dünyada yaşanan savaşların Türkiye üzerine etkileri ve ülke içinde
halkın yoksulluğuna son veren ve insanca yaşayacak düzene kavuşturan çözümler
olmalı. Her
zaman altını çizdiğimiz gibi feodal siyaset saplandığı döngüden bir türlü çıkamıyor.
Mağduriyet üzerinden siyaset yapılmaz. Partiler halkın mağduriyetini gidermek üzerine
kurulmuştur. CHP karşılığı olmayan işlerle uğraşmayı bırakarak halkın gerçek
gündemine dönerek sorumluluğunu yerine getirmelidir.
Ancak bu hedeflerin de ötesinde daha büyük bir amaç var. Demokratik, laik ve sosyal bir
hukuk devletinin yeniden inşası. Çünkü siyaset yalnızca iktidar olmak için değil,
toplumu yeniden düzenlemek için yapılır.
Bugün Türkiye’nin asıl gündemi; yapay tartışmalar ya da mühendislik ürünü siyasi
hamleler değildir. Ne suni ara seçim tartışmaları ne de karşılığı olmayan gündemler
toplumun gerçek sorunlarına çözüm üretir. Asıl mesele; derinleşen yoksulluk, küresel
savaşların ekonomik etkileri ve halkın insanca yaşam talebidir. Siyaset, bu gerçeklikten
koptuğu anda anlamını yitirir.
Türkiye’de siyasal kültürün önemli sorunlarından biri de “mağduriyet siyasetidir.’’ Oysa
siyasi partiler mağduriyet üretmek ya da bundan beslenmek için değil, mağduriyetleri
ortadan kaldırmak için vardır. Bu nedenle muhalefetin görevi; sürekli savunmada kalan
bir dil yerine, çözüm üreten ve toplumu dönüştüren bir siyaset geliştirmektir.
Türkiye’ye özgü siyaset; tıpkı deli çay gibi sert, dalgalı ve çoğu zaman yıkıcıdır. Ancak bu
gerçeklik değiştirilemez değildir. Tıpkı köylünün yaptığı gibi, doğru zamanda doğru tedbir
alınırsa, en sert siyasal dalgalar bile fırsata dönüştürülebilir.
Çünkü siyaset, yalnızca akılla değil; aynı zamanda umutla, dirençle ve yeniden kurma
iradesiyle yapılır. Türkiye’nin ihtiyacı olan da tam olarak budur.

Bilgi Paylaştıkça Çoğalır!

KozanBilgi.Net’te yer alan Yüz Binin üzerinde haber, yazı ve fotoğraflar emeğin ve yerel gazeteciliğin bir ürünüdür.
Ticari amaç olmamak üzere içeriklerimizi KozanBilgi.Net’i kaynak göstererek ve aktif bağlantı vererek sevdiklerinizle veya sitenizde gönül rahatlığıyla paylaşabilirsiniz.


Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.