MEKİN ŞAHİN
Kafama takılan soru şu: CHP’ni bugüne kadar yönetenler kişilerin hakkına, hukukuna adaletli olmayı tercih etti. Parti içi ve parti dışı tüm kararlarında bu daima önemsendi. Uygulandı. Ancak 31 Mart 2024 tarihi sonrası seçim tarihi ilan edilmeden; sayın Özel ve CHP yürütmesi MYK’da aldığı kararla tek kişilik seçimle cumhurbaşkanı aday tespiti yaptı. Bu süreçte ne olur ne olmaz diye tüm il ve ilçe örgütlerine yazılı talimat gönderilerek katılımın, dolayısıyla tek aday adayı olan Ekrem İmamoğlu’na oy verdirilmesini istedi. İsteği kabul gördü. Bu yetmedi halkıda tek kişilik adaylık yarışında oy kullanmaya davet ettiler. Oylar kullanıldı. Açıklama yapıldı. 15.500.000 kişi Ekrem İmamoğlu’nu aday yaptı dediler.
Ciddi rakam. Ama Cumhurbaşkanı seçilmek için daha 11.000.000. Oya gerek var. O dönem ilçemiz sandıklarını gezdim. Bende oy kullandım. Ama öyle devasa ne kuyruk vardı, nede halk akın akın gelerek oy kullanmadı.
Neyse bu tartışılacak ayrı konu. Zamanı gelince tartışacağız. CHP kültürü içinde doğarak büyüyen bilir ki CHP yaptığı tüm uygulamada görüntüde kişiler arası yarışı eşit biçimde götürür. Merkez atama yapsa da üye huzurunda ön seçim yapsa da kişilerin ortak kurallarda yarış yapmasına daima itina gösterdi. Sonunda tabi ki yine istediğini yaptı. En azından demokratik kanalları açık tuttuğunu iddia edebildi.
Siyasi parti yasasına ve seçim yasasına göre aday tespiti nasıl yapılır?
Türkiye’de bir kişinin resmi olarak aday olabilmesi için seçim tarihinin Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından ilan edilmesi gerekir. Seçim yasalarına göre adaylık süreci ancak YSK’nın seçim takvimini açıklamasıyla başlar; bu takvim olmadan partiler adaylarını resmen bildiremez.
1. Hukuki Çerçeve:
Anayasa ve Seçim Kanunları: Türkiye’de seçimlerin düzenlenmesi ve adaylık süreçleri Anayasa, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu tarafından belirlenir.
YSK’nın Rolü: Yüksek Seçim Kurulu seçim tarihini ilan eder, seçim takvimini açıklar ve adaylık başvurularının hangi tarihlerde yapılacağını duyurur. Bu takvim olmadan resmi adaylık süreci başlamaz.
2. Parti İçindeki Adaylık
Parti içi aday belirleme: Siyasi partiler seçim takvimi açıklanmadan önce kendi içlerinde aday gösterecek kişileri belirleyebilir. Bu, parti içi bir karar veya ön seçim olabilir.
Resmi adaylık: Ancak bu kişiler YSK’ya bildirilmedikçe ve YSK tarafından kabul edilmedikçe “resmi aday” sayılmazlar.
3. Uygulama Örneği
Cumhurbaşkanlığı veya milletvekili seçimlerinde partiler, seçim takvimi ilan edilmeden önce adaylarını kamuoyuna açıklayabilir. Bu açıklamalar siyasi ve propaganda amaçlıdır, hukuken bağlayıcı değildir.
Resmi adaylık için YSK’nın belirlediği tarihlerde başvuru yapılması ve kabul edilmesi şarttır.
4. Önemli Noktalar
Seçim tarihi açıklanmadan resmi adaylık mümkün değildir.
Partiler kendi adaylarını erken duyurabilir, fakat bu yalnızca siyasi bir beyan niteliği taşır.
Resmi süreç YSK’nın takvimiyle başlar.
Yanlış Anlamalar Bazı kişiler, partilerin erken açıklamalarını resmi adaylık sanabilir. Oysa bu açıklamalar yalnızca siyasi iradeyi gösterir.
Resmi adaylık, YSK’nın seçim takvimi içinde yapılan başvurularla geçerlilik kazanır.
Sonuç olarak: YSK seçim tarihini açıklamadan hiçbir kişi hukuken bir partinin resmi adayı olamaz.
Ancak partiler kendi iç süreçlerinde veya kamuoyuna yönelik olarak adaylarını önceden duyurabilirler.
CHP yönetimi bugün sıkıntı içinde. Bir yanda CHP tarihine pekte uymayan aday tespiti, diğer yanda aday çıkarılan kişi hakkında birçok hususta başlatılan soruşturma ve tutuklanma. İktidar partilerine göre iddialar doğru. CHP yönetimine göre siyasi darbe. Zaman her şeyi netleştirecek. Ancak kim ne yaptıysa sap altında kalmaz gün ışığına çıkar. Süreç böyle devam ettikçe CHP tarihine uymayan aday tespiti sonuçları CHP kimliğine zarar vermeye başladı. Süreç böyle giderse, 2023 genel ve cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarını bir kez daha yaşamak kaçınılmaz olacak.
Yeni CHP’nin tarihi 1992 yılında başlasa da bugün CHP’ni yönetenlerin tarihi 2000’li yıllarda başladı.
CHP’nin demokrasi ve üye hakları konusunda yeterli bilgiye sahip değiller. Özellikle sağ kültürle yetişerek çaresiz kaldıkları için CHP saflarına gelenler CHP’nin demokrasi ve üye hakları konusunda bir haberdir. Onlar sadece kendi bireysel konumlarına bakar.
CHP demokrasiyi kişilerin özgürleşmesi, özgür düşünceyle karar vermesi ve eşitlik koşulların değişmediği, adalettin her kişiye eşit uygulandığı kurallar zinciri olarak algılar.
Kişilere egemenlik sağlayan yol ve yöntemleri ret eder.
CHP genel başkanı ve yönetimleri bu ilkeyi unutmaz, göz ardı etmez ve taviz vermez. Her CHP üyesi bu ilkeyi bilir ve o ilkeye güvenerek bireysel haklarının güvence içinde olduğuna inanır. CHP adına yapacağı faaliyetleri bu güvenceyle yürütür. Kısaca CHP kimsenin ama hiç kimsenin babasının çiftliği
değildir. Konumu ne olursa olsun CHP’nin örfüne, ananesine ve geleneğine uymak zorunda.
Sayın genel başkan CHP tarihinin bir sürecinde genel başkan seçildiniz. Tanrının ‘’lütfu’’ diyelim. Siz seçildiğiniz andan itibaren Türkiye devletinin ve Türkiye halkının da sorumluğunu üstlendiniz. Sizin çabanız bireysel olmaktan çıkmış, milyonların arzını, talebini, insanca yaşama koşullarını ve devletin tam bağımsızlık sorununu yerine getirmek olmuştur. Bu hedefe giderken süreci engelleyen her şeyi elinizin tersiyle kaldırıp atmak zorundasınız. Ama parti içi demokratik açılımı daha da zenginleştirmek vaz geçilmez olmalıdır. Farklı düşünce ortak dilin itici motorudur. Geliştirir, değiştirir ce dönüştürür.
CHP yönetimi genel ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlanmalı.
Önce bir şeye karar verecek. Cumhur sistemine devam mı edecek yoksa seçimin sonucunu kullanarak demokratik cumhuriyeti yeniden inşa mı edecek? Halkın desteğini vereceği karar üzerine örmelidir.
Zaman ‘’hele bir seçilelim, sonrasına bakarız algısının, (kaldı ki bu algı her koşulda yanlış) zamanı değildir.
Türkiye devletinin ve halkının sorunları nelerdir? Önce tespit edilmeli. Sonra da tespit edilen her soruna denk gelen çözümü objektif verilerle kamuoyuna ve Türk halkına A’dan Z’ye anlatılmalıdır.
Parti içi yarış çözüm algıları üzerine kurulmalı ve kurallara bağlanan sistem içinde tüm üye iradesiyle aday tespitleri adaletli koordinasyon içinde onuçlandırılmalı.
Cumhurbaşkanı adayı ’da milletvekili adayı da bu yarıştan çıkmalıdır.
Sayın genel başkan AKP-MHP hükümetinin yaptığı tüm kurguları ancak halkın gücüyle aşabilirsiniz.
Onun kullandığı her silahı sizin de karşıtlığını yaratarak halkın önüne getirmelisiniz. Halk önüne gelen alternatiflere baktığında doğru olana kararını verecektir.
Kısaca önünüzde iki mücadele yöntemi var.
Siyasi mücadele. Halkın iktidar mücadelesi.
Hukuki mücadele. Haksız ve adaletsiz tutuklananların mücadelesi. CHP’nin çıplak krallarla işi olmaz!!