" />

Eski zamanda emek en yüce değerdi. Şimdi mi Siz Kimsiniz!

Eski zamanda emek en yüce değerdi. Şimdi mi Siz Kimsiniz!

ABONE OL
Şubat 17, 2026 08:20
Eski zamanda emek en yüce değerdi. Şimdi mi Siz Kimsiniz!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MEKİN ŞAHİN

Eski zamanda emek en yüce değerdi. Şimdi mi Siz Kimsiniz!

Yıl 1977. Mart ayı ile birlikte toprakla haşır neşir olma zamanı. 27 dönümlük bir parça tarlamızda ektiğimiz pamuk kısa zamanda çıktı. İki yaprak, üç yaprak derken Nisan ayı sonuna geldiğimizde bir metre boya ulaştı. Çiçek vermeye başladı…

Yanılmıyorsam üçüncü sulamayı yapıyordum. Ansızın bulutlar karardı. Çok sürmedi yağmur sicim gibi yağdı. Islanıyordum. Hızla tarla kenarına bıraktığım naylonun altına yöneldim. Ancak yağmurdan çok dolu yağmaya başladı. Öylesine iri ki vücuduma her değdiğinde inanılmaz acı veriyordu. Koşarak kendimi naylonun altına attım.

İnanılmaz şey oluyordu.

Dolu her vurduğu pamuğu parçalıyordu. Gözümün önünde aylardır emek verdiğim ürün, dolu tarafından yok ediliyor ama ben çaresizce sadece seyrediyordum.
20 dakika sonra dolu durdu.

Arkasından yağmur durdu.

Tarlayı su kaplamış, pamuk yok olmuştu. Sular üzerinde pamuk parçaları yüzüyordu.

Kızgındım. Üzgündüm.

Ve ne yapacağımı bilmez durumdaydım.

Traktörü getirdim. Naylonu arkasına taktım ve doğruca köye gittim.

Sinirden titriyordum.

Emeğimi doğal afet yok etmişti!

10 gün tarlaya uğramadım. Sonra gittim.

Tarlada pamukların bir karış gövdesi vardı. Bazıları yandan yaprak vermişti. Eve döndüm. İki gün içinde kararımı verdim. Yeni ekim yapmadan o gövdeden yeniden pamuk ürününü alacağım.

Ve başladım çapa çekmeye Arkasından gübre

Tekrar tekrar çapa

Ve sulamaya hız verdim.

Temmuz ayının sonuna geldiğimde, pamuk önce çiçek verdi, sonra koza oluştu. Eylül ayının sonunda tarım işçileri pamuğu toplamaya başladı. Verim hiçte küçümsenmeyecek biçimde oldu.

Doğanın yok ettiği emeğimi, yeniden emeğimle geri almıştım.

Huzurlu ve mutluydum.

Doğa emeğimi bitirmişti. Ama ben yılmadım emeğimi geri aldım.

Aradan yıllar geçti. Siyaset dünyası içindeyiz. Gel görkü burada da emek hırsızları var. Hatta burada emeğin kıymeti harbiyesi yok.

Ne yapılmalı?

Hazreti İsa gibi bir yanağımıza vurulan tokat sonrası öbür yanağımı çevirelim, vursun diye!

Ne yapmalıyız?

Hayır!

Parti bekası yutturmacasıyla yol almak isteyeni elinin tersiyle iterek; tıpkı gövdeden yeniden yaratılan pamuk gibi emeği en yüce değer diyen yeni bir kavgaya mı başlayalım.

Bunun arifesindeyim!

Siz kimsiniz ki inançları uğruna ağır bedeller ödeyenlerin emeğine çöküyorsunuz!

İki yüzlü, düşündüğü ve doğru bildiği her şeyi; aman bana değmeyen yılan bin yaşasın diyebilen, ya da özel beklentilerim sıkıntıya düşer düşüncesiyle doğruyu teğet geçeni adam mı sanıyorsunuz. Ya da ne şiş ne kebap yansın mantığını siyaset mi sanıyorsunuz.

Doğruya doğru, eğriye eğri demek bu kadar zor mu. Yalan ve ihanet üzerine kurulu tahtın sultanı, kralı, şahı olsan ne yazar. Topunuz bir araya gelseniz bir Mustafa Kemal, Topunuz bir araya gelseniz Mustafa Kemalin adsız yol arkadaşı olamazsınız. ”ya istiklâl ya ölüm” şiarından bir nebze dersini almayan sizler mandacı ağabeylerinize hizmeti adamlık sanıyorsanız, kendinizde bu ülkenin yurttaşlarını da ihanet ediyorsunuz.

Önderlik arada kalmak değildir. Önderlik gördüğü hedefe, yalpa yapmadan ilkelerine hainlik yapmadan ölüme de hoş gelir diyerek yol almaktır.

Siz kimsiniz?

Ey bu ülkenin yurtseverleri!

Başını iki elinin arasına al ve defalarca düşün. Defalarca ne yaptığını düşün. Defalarca önüne konulan yolu düşün. Defalarca ülkenin ve kendi çocuğunun geleceğini düşün.

Uzaklar da bir ışığın yandığını bulacaksın. O ışık senin ve ülkenin geleceğini huzura taşıyan Anadolu isyanının ışığıdır. O ışığa sahip çık, seni ve bizleri sömürgecilerin rüyasına taşıyacak mandalara def ol git de! Bir kere olsun dudaklarından çıkacak söz seni öyle rahatlatacak ki, arkasından önüne konan
tüm korku dağlarını göğsünden çıkan haykırışla darma dağın olduğunu göreceksin…

Günah keçisi olacaksan barışı savunacaksın!

Günah keçisi olacaksan özgürlüğü savunacaksın!

Günah keçisi olacaksan emeğin en yüce değer olduğunu savunacaksın!

Günah keçisi olacaksan Tam bağımsız Türkiye kavgasını vereceksin!

Günah keçisi olacaksan yüreklice, kral çıplak diye haykıracaksın!

Ey siyaset dünyasının kalpazanları; doğruları dudaklarınızın arasında kaybederek kendinize ikbal bulacağınızı mı sanıyorsunuz. Sizi tanıyan, sizin yaz gecelerinde ateş böceği olduğunuzu bilenler yok mu sanıyorsunuz. Sizler bu iki yüzlü siyasetin hesabının sorulmayacağını mı sanıyorsunuz.

Efendilerinizin çığlıkları, Anadolu halkının özgürleşen kavgası karşısında eridikçe; ucunda ki fitilin küçücük ateşin de eriyen mum gibi eriyerek yok olacaksınız…
O gün çok uzak değil.

İnsanlık tarihinin diyalektiğini bilenlerin ayak sesleri, yarattığınız cehennem ateşi için de emin adımlarla ilerliyor.

Siz kimsiniz!

Size inat; Mustafa Kemal’in emaneti Türkiye Cumhuriyeti’ne ve CHP’ye sahip çıkmaya devam edeceğiz!

www.kozanbilgi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotografların her türlü telif hakkı KozanBilgi.Net'e aittir. İçerikleri kaynak göstererek alabilirsiniz.



Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.