" />

Türkiye Halkı!

Türkiye Halkı!

ABONE OL
Ağustos 31, 2025 08:55
Türkiye Halkı!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MEKİN ŞAHİN

Türkiye Halkı!

Gittiğimiz her yerde, ülke kaygısını taşıyan serzenişlerle karşılaşıyoruz. Hem sıkıntılarını hem de kendi çözümlerini cesurca anlatıyorlar. Yalnız sonuca bağlama konusunda net olamıyorlar.
Örgütlü değiller.
Kişisel çıkışların, hükümet tarafından boğulacağı bilincindeler. Sığınacak limanı, kendilerini koruyacak önderlik arayışı içindeler. Yorgun düşmüş at gibi kırbaçlanmak istemiyorlar. Çözümü net, kendileri içinde örgütlü, neyi nasıl yapacağını sunan partilerin kendilerine önderlik etmesini istiyor.
Kızgınlar.
Çoğu kez genel başkanları överken diğer yandan illerdeki örgütleri eleştiriyorlar. Kendileriyle ilişkiye geçmelerini ve çözümlerle birlikte kurtuluş reçetelerini anlatılmasını bekliyor. Halkın bu halini gördüğümde, devleti yöneten AKP hükümetinin değişme zamanı geldiği çok net.
Halk AKP tarafından yönetilmek istemiyor. Değişimin objektif şartları hazır! Subjektif durum zayıf.
Değişime yön verecek irade çok dağınık.
Toplumsal muhalefet örgütsüz. Partiler; program, çözüm yöntemi ve çalışma tarzıyla; yatay ve dikey hazır değil. Söylemleri flu. Halk bu nedenle siyasi partilere tüm gücüyle destek vermiyor.
Halk istiyor. Ama kendine ulaşan önderlik yok.
Ortam çok ilginç.
Halkın elinde tuttuğu balık var. Etrafında ise tuzlu su ve tatlı su var. Halk balık çoğalsın istiyor. Ama balığı hangi suya atacağından emin değil. Tuzlu sudan bıkmış. Tatlı su, elindeki balığa uygun mu, değil mi kestiremiyor.
İstiyor ki çıksın biri kendine yol göstersin. Bir türlü yol gösterici çıkıp yanına gelmiyor. Muhalefetin bu gerçeği görmesi gerekiyor. Kurtuluş kişilere bağlı değildir. İnançlı kadrolarla donanmış, örgütlü ve çözümler sunan siyasetin doğru önderliğindedir.
Mesele kimin devlet başkanı olması değil.
Mesele faşizme alternatif devlet biçimidir.
Mesele faşizmin tek elden yönettiği üretim sistemi yerine halkın yaşamını güçlendiren kollektif üretim biçimidir.
Mesele üreten siyasetle halk içinde örgütlü umut olmaktır!
Faşizmin eteğine yapışarak, ayrı desende demokrasi ve çağdaş yönetim biçimi kuramazsın. Alternatif yaratmalısın. Alternatif olduğunu Türkiye halkına göstermelisin!
Halk kimin cumhurbaşkanı olacağına değil kimin karnını duyuracağına, kimin adalet ve hukuk içinde yönetmek istediğine bakıyor.
Maalesef halk bu konuda siyasetin önünde. Anketler bu gerçeği gösteriyor.
İşte Türkiye halkı!
Sokakları olmayan parti, devlet yönetme gücünü zor görür. Bulduğunu sandığı anda çırılçıplak ortada kaldığını öğrenir. Her şey hazır.
Pilavı yağsız ve tuzsuz yapma!
Devlet kökeni mülk ise; biçime mülk karar verir!
Kadirli ilçesinin ünlü şairi, anasına sunduğu bir türküsünde der ki ” ana kurban olayım bekarlık bağrıma tak dedi, 15’şinde bir kız olmasa da 45’şinde iki çocuklu dul olsun…” Devlet demokratik hak ve özgürlükleri yok ediyorsa; adı güçler ayrılığına dayanan cumhuriyet ya da başkanlık içeren cumhuriyet olsa ne yazar.
Devletler mülkiyet ilişkileri üzerinde olgunlaştı. Üretenle-sermaye, emekle-emeksiz arasında ki ilişki; kendine ait hukukla devlet biçimini kurar. Bu sürecin A’dan Z’ye kümesine de sistem denir.
Cumhuriyet görünüm itibarıyla halkın kendi iradesiyle, kendini yönettiği gibi görünse de egemen sınıfa hizmet eden devlet biçimidir. Egemen sistemin bir üst yapısıdır. Halkın sisteme olan tepkisi
yükseldikçe, devletin yönetim biçimin de de kısmı değişiklerle baskıcı ve faşist yönetimler devletin özünü dışa yansıtır.
AKP ve hükümeti bir nüanstır. Üstlendiği görev sistemi sorunsuz ve egemenlerin taleplerine göre devleti yönetmektir.
14 Mayıs genel seçim ve 18 Mayıs cumhurbaşkanlığı seçim sonuçları; devleti yönetecek hükümeti kuruyorsa bu sadece Tayyip Erdoğan ve AKP istediği için değildir. Başta ABD olmak üzere diğer
egemen sermaye tröstlerinin isteğidir.
Amaçları Türkiye de halktan yana bir siyesi çıkışın; Anadolu bağrında yeşertilmemesi ve işbirlikçilerle elde kazanımları korumaktır. AKP kendisine yüklenen bu misyonu yerine getirmektedir…
Her emperyal istek yerine gelir mi?
Eğer o ülkede bu taleplere karşı çıkış politikasını halka indirgeyen siyaset öndeliği yoksa, yerine getirilir. Varsa mücadelenin gelişimine göre sonuçlanır. Türkiye de halka dayanarak, bu isteklere ve
uygulamalara karşı çıkış yok denecek kadar cılız. 12 Eylül 1980 öncesi halk direnişi o kadar zengin ve güçlüydü ki 24 Ocak kararlarının uygulanabilmesi için 12 Eylül askeri darbesi yapıldı. Bugün devlet yönetimi, hukuk, sosyal yaşamdaki ayrışmalar 12 Eylül öncesinden kat kat ileride olmasına karşın, 12 Eylül 1980 benzeri bir darbe gündemde yok. AKP hükümeti ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan toplumu yönetemeyen, sivil örgütsüz halka önder olamayan siyaset nedeniyle; atı istediği gibi koşturuyor.
Görünen o ki Türkiye büyük ihtimalle bir erken genel seçim yaşayacak. Bu işleyiş devam ederse büyük felaket kapı eşiğimiz de sonuçta Türkiye halkının kazancı olmayan; emperyal güçlere hizmet
edecek iç kümeleşme kaçınılmaz olacak…
Bu süreci durdurmanın ve engel olmanın, kardeşçe birlikte yaşamanın yolu erken genel seçim.
Kendi günlük yaşamını düşünen her yurttaş, ülkesini seven her yurtsever, emekçiler, emekliler, işsizler ve her geçen gün daha da yoksullaşan köylüler; şovenizm zincirini kırmalı, dini Afyonlaştırarak kullanan sahte dindarların etkisine son vererek, kendi yaşamı için CHP’ne sahip çıkmalıdır…
Devletin kökeni mülk ise, o mülkü yaratan da emekçi halkın bizzat kendisidir. Dolayısıyla devletin biçimine de mülkü üretmeyenler değil, mülkü üreten halk karar vermelidir…
CHP hayal peşine koşmadan, Türkiye gerçekleri üzerinde ürettikleri çözümleri bıkmadan usanmadan anlatarak Türkiye halkının desteğini alma çabası içinde olmalı. Parti içi iktidara değil devleti yönetecek iktidara koşmalıdır. Temsiliyetleriyle söylemleri birbiriyle örtüşmeli. Demokrasi ve özgürlükten bahsederken kendi içinde söylemlerini mahkûm etmemeli. İnanmalı ve inandırmalı. Kişilerin değil halkın iktidarı için siyaset yapıldığını ispat etmelidir…
İşte o vakit pilav yağlı ve tuzu yerinde olur. Otur birde soğan kır, huzurla yaşa ve yaşat.

www.kozanbilgi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotografların her türlü telif hakkı KozanBilgi.Net'e aittir. İçerikleri kaynak göstererek alabilirsiniz.



Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.