İSMAİL KÜÇÜKÖZEN
KozanBilgi.Net Haber Müdürü
Türkiye Gazi Ve Şehit Aileleri Vakfı Adana İl Başkan Yardımcısı
Baştan belirteyim: Bekletilen adalet, adalet değildir. Adalet bekletilemez; gecikmeden tecelli eden adalet bir haktır ve yerini bulmalıdır.
Tarihler 2023 yılının yaz aylarını gösterdiğinde, kamu çalışanlarının alım gücünü artırmak amacıyla bütçeden önemli bir adım atılmıştı. Çalışan memurlara net 8.077 TL tutarında ilave ek ödeme (seyyanen zam) verilmesi kararlaştırıldı. Bu adım, o dönem artan enflasyon karşısında çalışanların ezilmesini önlemek adına olumlu bir hamleydi; lakin madalyonun diğer yüzünde, on yıllarını devlete adamış ve artık çalışan unvanını taşımayan milyonlarca insan vardı: Emekli memurlar…
Aslında kanun, çalışan memura yapılan maaş zammının emekli memura da aynı şekilde yansıtılacağını söyler; ama ne hikmetse o kanun uygulanmadı. O gün atılan bu imza, aynı zamanda kamuda çalışanlar ile emekliler arasındaki makasın açıldığı, “aynı masadan emekli olanlar” ile “aynı unvanla çalışanlar” arasında derin bir uçurumun yaratıldığı dönüm noktası oldu.
Bugün itibarıyla üzerinden uzun zaman geçen bu adaletsizlik, hâlâ çözüme kavuşturulmayı bekliyor. Her gün iktidara yakın basın yayın kuruluşlarında, “Yetkililer seyyanen zammı düşünüyor” türünden haberleri okumaktan neredeyse “yalan haber zehirlenmesine” yakalandık.
Şimdi ise sandık görünür gibi oldu, seçim zamanı geldi çattı. Meclise sunulan 12 maddelik çerçeve yasanın bir bakarsınız halk oylamasına dönüşüverdiği günleri görebiliriz. İşte tam da burada, 18 milyon emekli siyasilerin gözünün önüne gelecektir. Emekli memurun yasal hakkını vermeyen bir iktidara emekli güvenoyu verir mi? Bence vermez. Bunu düşünen iktidarın, yapılan adaletsizliği düzeltip emeklinin hakkı olan ve bugünün değeriyle yaklaşık 25 bin liraya ulaşan rakamı emekli memurun hesaplarına yatıracağını düşünüyorum. Ayrıca geçmişe dönük birikmiş alacakların da emekli memurun gönlünü almak adına ödeneceğini umuyorum.
Zaman akıp giderken hayat pahalılığı, enflasyon ve temel tüketim maddelerindeki fahiş artışlar sabit gelirlileri adeta ezip geçti. 2023 yılında 8.077 TL olarak hayata geçirilen o ödenek, aradan geçen süre zarfında memur maaş katsayılarına endeksli olarak arttı. Bugün geldiğimiz noktada, o günkü seyyanen zammın parasal karşılığı yaklaşık 25 bin TL seviyelerine dayanmış durumdadır.
Hesap makineleri çalıştırıldığında ortaya çıkan tablo oldukça çarpıcıdır: Geçen bu süreçte emekli memurların cebine girmesi gereken ancak verilmeyen tutarların toplamı, ciddi bir birikmiş alacağa tekabül etmektedir. Bu durum sadece ekonomik bir kayıp değil, aynı zamanda uzun yıllar kamuya hizmet etmiş bireylerin yaşam standartlarının dibe vurması demektir.
Evet, şimdi gözler Anayasa Mahkemesi’nde… Milyonlarca emekli memurun umudu yüksek yargıya, özellikle de AYM’ye çevrilmiş durumda. Basın yayın organlarında yer alan haberlere ve hukuk çevrelerinin değerlendirmelerine göre konunun hukuki boyutu titizlikle inceleniyor.
Çalışan memura verilip emekliye verilmeyişinin “eşitlik ilkesine” ve “sosyal devlet” anlayışına aykırı olduğu yönündeki itirazlar, sendikalar ve hukukçular aracılığıyla yargıya taşındı. Emekli memurlar; yıllarca aynı prim gün sayısını doldurmuş, aynı kadro ve dereceden emekli olmuş kişilerin sırf “çalışmıyor” gerekçesiyle bu haktan mahrum bırakılmasının hukuki ve vicdani bir dayanağı olmadığını savunuyor.
Şimdi tüm gözler AYM’den çıkacak kararda. Verilecek olası bir hak ihlali veya düzeltme kararı, sadece geçmişe dönük alacakların kapısını aralamakla kalmayacak; aynı zamanda kamu vicdanında açılan derin bir yaranın da sarılmasını sağlayacaktır.
Bir devletin büyüklüğü, emeklisine verdiği değerle ölçülür. Ömrünün en verimli çağını kamu hizmetine adamış, bu ülkenin kalkınmasında tuğlası olan emekli memurlar, hayatlarının sonbaharında geçim sıkıntısıyla boğuşmayı hak etmiyor. Çalışırken elde edilen kazanımların emekliliğe yansımadığı bu sistem, zamanla memurların “emekli olmaktan korkar” hâle gelmesine yol açmıştır. Oysa emeklilik bir ceza değil, onurlu bir dinlenme dönemidir.
Devletimiz büyüktür ve büyük olduğu kadar da vefalıdır. Yıllarca devlet kademelerinde kamuya hizmet etmiş emeklisini bir kenara atmayacak, eninde sonunda vefasını gösterecektir. Emeklinin hakkı olan bu ödemenin de yakın zamanda hesaplara yatırılması ümidiyle; sevgiyi hak eden herkese en KEMALİ duygularımla sevgilerimi ve muhabbetlerimi sunuyorum.
Kalın sağlıcakla.