İslam dininde sadakat; sözde doğruluk, ahde vefa ve Allah ile Resûlü’ne gönülden bağlılık anlamlarına gelir. Hadis-i şeriflerde sadakat kavramı simgeleştiğinde ilk akla gelen isim, “Sıddîk” unvanına layık görülen Hz. Ebu Bekr (r.a.) olmuştur.
Sadakat ve Ahde Vefa Hakkında Hadis-i Şerifler
Allah’a Verilen Sözde Sadakat:
Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: Biz şu ayetin amcam Enes İbnu’n-Nadr hakkında indiğini biliyorduk: “Mü’minler içinde Allah’a verdikleri sözde sadakat gösteren nice erler var. İşte onların kimi adağını ödedi, kimi de (bunu) bekliyor. Onlar hiçbir suretle (ahidlerini) değiştirmediler.” (Ahzâb, 23)
Hz. Ebu Bekr’in Müjdelenmesi (Atîk Unvanı):
Hz. Âişe (r.a.) anlatıyor: Ebu Bekr (r.a.) Resûlullah (s.a.v.)’ın yanına girmişti. Efendimiz: “Müjde! Sen Allah’ın ateşten azad ettiği kimsesin!” buyurdular. İşte o günden itibaren Hz. Ebu Bekr, “Atîk” (azadlı) diye isimlendirildi.
Cennete İlk Girecek Sahabi:
Ebû Hüreyre (r.a.) anlatıyor: Resûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: “Cebrail (a.s.) yanıma gelerek elimden tuttu ve bana ümmetimin gireceği cennet kapısını gösterdi.” Hz. Ebu Bekr: “Ey Allah’ın Resulü! Ben o sırada seninle olmayı ne kadar isterdim!” deyince, Efendimiz: “Ey Ebu Bekr, ümmetimden cennete ilk girecek kimse olman sana yetmez mi!” karşılığını verdi.
Feodal ve Maddi Destek Üstünlüğü:
Ebû Hüreyre (r.a.) anlatıyor: Resûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: “Nezdimizde bir ihsanı bulunan hiç kimse yoktur ki karşılığını vermemiş olalım. Ancak Ebu Bekr bundan hariçtir; onun iyiliklerinin karşılığını kıyamet günü Allah verecektir. Bana Ebu Bekr’in malı kadar kimsenin malı faydalı olmadı. İslam’ı teklif ettiğim herkes duraksadı, Ebu Bekr hariç. O hiç tereddüt etmedi. Kendime bir dost (halil) edinecek olsaydım Ebu Bekr’i edinirdim…”
Derin Anlayış ve Mescit Kapısı Hadisesi:
Ebû Sa’îd (r.a.) anlatıyor: Resûlullah (s.a.v.) “Allah bir kulunu dünya ile nezdindekini tercihte serbest bıraktı, o kul Allah’ın nezdindekini seçti” buyurduğunda Hz. Ebu Bekr ağlamaya başladı. Meğer o kul Efendimiz’in kendisiymiş ve bunu en iyi anlayan Ebu Bekr’miş. Efendimiz devamında: “Sohbeti ve malıyla bana en çok ikramda bulunan Ebu Bekr’dir… Mescide açılan bütün hususi kapılar kapatılsın, sadece Ebu Bekr’in kapısı açık kalsın” buyurmuştur.
Sadakatin Himayesi ve Peygamber Vefası:
Ebû’d-Derdâ (r.a.) anlatıyor: Hz. Ömer ile yaşadığı küçük bir anlaşmazlık sonrası mahcup şekilde gelen Hz. Ebu Bekr için Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Allah beni size gönderdiğinde hepiniz ‘Yalancısın’ dediniz. Ebu Bekr ise ‘Doğru söyledin’ dedi; canıyla, malıyla bana destek oldu. Siz arkadaşımı bana bırakmaz mısınız?” Bu ikazdan sonra Hz. Ebu Bekr’e hiç eziyet edilmemiştir.