" />

İnsan Suresi 7 – 10: Kötü Gün Geldiğinde Kızılay ve AFAD İyi Gün Kurumudur

İnsan Suresi 7 – 10: Kötü Gün Geldiğinde Kızılay ve AFAD İyi Gün Kurumudur

ABONE OL
Nisan 2, 2026 14:20
İnsan Suresi 7 – 10: Kötü Gün Geldiğinde Kızılay ve AFAD İyi Gün Kurumudur
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İBRAHİM FAİK BAYAV

İnsan Suresi 7 – 10: Kötü Gün Geldiğinde Kızılay ve AFAD İyi Gün Kurumudur

İnsan Suresi’nin 5 ve 6’ncı ayetlerinde belirtilen ‘Ebrar’ sıfatlı kişilerin konusu 7’nci ayette devam ediyor:

İnsan Suresi yedinci ayet: ‘Yüfüne bi’n-nezri ve yehafüne yevmen kane şerrühü mustatıran”. Bu ifade, ”O kullar adaklarını yerine getirirler. Kötülüğü her yanı kuşatmış bir günden korkarlar” şeklinde Türkçeye çevriliyor. Yani ‘onlar’ zamiriyle işaret edilenler ‘ebrar’ sıfatı alan hem özel hem tüzel kişiler.

Toplum ya da ülke içindeki özel ve tüzel kişiler ‘ebrar’ sıfatını nasıl alabilirler?

Toplumların ya da ülkelerin yaşam şartları inişli çıkışlıdır. Mutlu olunan devreler vardır. Lakin şartlar değiştiğinde zorlu ve sıkıntılı günler de gelecektir. Bahar ve yaz mevsiminden sonra kış mevsimi geldiği gibi. Ayetteki kelimeleri irdeleyelim: 

‘Nezr’: اَلنَّذْرِ Bu terim, fertlerin veya kurumların, kendi üzerlerine aldığı sorumluluğu tanımlar.

‘Yehafüne yevmen’: يَخَافُونَ يَومًا Bu kelime, sosyal yaşamda, sıkıntılı... belki tahribatlı günler gelebileceğini ima eder.

‘Yüfine يُوفُونَ fiili, sorumluluğun yerine getirildiği davranıştır. Ayet, İnsanlar o gün sorumluluğu ifa ederler, nezri yerine getirirler” diyor. Sorumluluktan kaçanlar, ya da sorumluluk almayı beceremeyenler, tahribatın etkisinde kalacaklardır. Böyle fertler ve kurumlar, yazık ki, ‘ebrar’ sıfatını alamıyorlar. Bir orman yangınında, çaresiz kalan devlet kurumu hatıra geliyor mu? Sorumsuzluğun acısı ortaya çıktığında, zayiat önlenmesi için, o kuruma başka yerli veya yabancı kurumlar yardıma koşuyorlar.

Fert bazında sorumluluk için örnek şudur: Kış gelmeden önce sobanın ve yakıtının alınması ve kenara konulması gerekiyor. Bu basit sorumluluktur, toplum bireyleri bu hususta alışkanlık edinmişlerdir.

Devlet bazında sorumluluk için örnek şudur: Doğalgaz bağlantısı için üretici ülke ile anlaşma yapılır. Kuraklık, ya da şiddetli yağış günlerine karşı, stoklama yapılması ve alt yapı sistemini hazırlanması, ‘yüfine fiilinin işletilmesi olayıdır.

‘Mustatır’: مُسْتَطيرًا Bu terim, düşme ve dağıtma olayına verilen isimdir. Ne, nereden düşer?.. Dağıtılanlar nelerdir?..

Zamanımızda… Dünya geneline dikkat edildiğinde, nelerin nelerden ve nerelerden düştüğü… Nelerin dağıldığı veya darmadağın edildiği fark edilecektir.

O gün geldiğinde… Yani, her şeyi alt üst eden ve dağıtan ‘şerr’ yüklü o gün geldiğinde… insanların ihtiyaçlarını karşılama çabası da kendini gösterecektir. Nasıl mı? Sonraki ayete bakalım:

İnsan Suresi sekizinci ayet: ”Ve yutıumüne et-taame ala hubbihi miskinen ve yetimen ve esiren”. Bu ifade, ‘ebrar’ sıfatı alanlarca, yoksul, yetim ve esirlerin sevgi ve şefkatle yardımına koşulacağını işaret ediyor. Kelimeleri irdeleyelim:

‘yütıumüne et-taame’ يُطْعِمُونَ الطَّعَامَ kelimesi, barınma ve beslenme gereksinimlerini ifade eder.

‘Miskin’ مِسْكينًا terimi, afet ya da bela sebebiyle toplumun ya da ülkenin, çaresiz kalan kişilerini tanımlar. Bu kişiler çok şeylerini kaybetmiştir. Üzülmekten, boyun bükmekten başka yapabilecekleri bir şey yoktur.

‘Yetim’ يَتيمًا terimi, ailesini kaybetmiş yalnız kalmış çocukları tanımlar. Barındırılmaları ve beslenmeleri ve korunmaları gerekir.

‘Esir’ اَسيرًا terimi, Arapça-Türkçe lügatte ‘tutsak’ anlamında gösteriliyor. Türkiye’de, ‘esir’ teriminden, harpte esir alınan kişi akla gelebilir. Lakin ayette ima edilen, ağılda bulunan sığırlardan keçilere kadar tüm hayvanlardır. Samana, yeme ve suya ihtiyaçları olacaktır.

Ayet ifadesinde bir de ‘ala hubbihiعَلي حُبِّه kelimesi var. Bu kelime ‘ebrar’ sıfatını alan kişi ve kurumlara has özellik oluyor. ‘Ebrar’ sıfatı alan kişi ve kurumların yapacakları faaliyet -dokuzuncu ayet ifadesine göre- karşılıksızdır. Günümüzde bu vasıftaki kurum, Müslüman ülkelerde KIZILAY, Hristiyan ülkelerde ise KIZILHAÇ olarak biliniyor. 

İnsan Suresi onuncu ayet: ”İnna nehafü min rabbina yevmen abüsen kamtariren”. Ayetin bu ifadesi, gelecek olan kötü gün tasvirini biraz açıyor:

‘Abüsen’ عَبُوسًا kelimesi, öyle bir gün geldiğinde insanların gönüllerinin huzursuz, görünüşlerinin perişan olacağını belirtiyor.

‘Kamtariren’ قَمْطَريرًا kelimesi ise, öyle bir gün geldiğinde, bir yerde veya bir alanda, toplanma zorunda kalınacağını haber veriyor.

”İnna nehafü min rabbina” اِنّا نَخَافُ kelimesi, suistimale imkan vermeyecek bir gücün varlığına işaret eder. O gücün gazabından korkuluyordur. KIZILAY ve AFAD gibi kurumlar, suistimale meyl etmeyen kurumlar olarak kendilerini tescil edeceklerdir.

İbrahim Faik Bayav
(02.04.2026 09:01)

www.kozanbilgi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotografların her türlü telif hakkı KozanBilgi.Net'e aittir. İçerikleri kaynak göstererek alabilirsiniz.



Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.