İBRAHİM FAİK BAYAV
Rahman Suresi’nin 33’nci ayetinde cin ve insan toplumuna özel hitap var. Bakalım onlar için ne deniyor:
”Ya maşere’l-cinni ve’l-insi!.. İn istataatüm en tenfüzü min aktari’s-semavati ve’l-arzı. Fenfüzü” Cin ve ins topluluklarına diyor ki; semavatın ve arzın kuturlarından menfez açmaya gücünüz yetiyorsa haydi menfez açınız.
Menfez; ‘delik’ demektir. Menfez, bir yerin bir tarafından girilip öbür tarafından çıkılan yer demektir. Yani o delikten bir şey girer ve çıkar.
Şimdi fikir cimnastiği yapalım ve bir dizi soruyu öne çıkarılm:
1- O zamandaki cin ve ins adı verilen toplulukların semavatın ve arzın kuturlarında menfez açmaya gücü var mıydı?
2- Bu ayet Hz. Muhammed’e geldiğinde, insanların akıllarına arz’da ya da semada menfez açma fikri oluşmuş muydu?
3- 21’nci yüzyıl insanı bu ayeti okuduğunda zihninde nasıl bir anlam oluşur?
Ayette hitap edilen ‘cin’ ve ‘ins’ topluluğu, yerli ve yapancı topluluk anlamındadır. Ayetin 600’lü yıllarda inmesiyle, bu iki terim Mekke’nin yerleşiklerini ve hariç bölgelerden Mekke’ye gelenlerini tanımlar. ‘Cin’ ve ‘ins’, toplum içindeki ‘muvafık’ ve ‘muhalif’ iki toplum anlamında da olur.
‘İn istetataatüm’ اِنْ اِسْتَطَعْتُمْ kelimesi, Mekke’deki iki toplumun sanat, meslek ve finans gücünü sorgular.
Yüzyıllar ötesinde bugün ‘cin’ ve ‘ins’ terimleri, yeryüzünde iletişimi kolaylaşmış birbirine rakip iki ideoloji mensuplarını… Veya, ABD ve Sovyet gibi iki etkin pakt insanlarını şümulüne alabilir. Onların, yaşamı zorlaşan arzdan semavatın ötesine çıkabilme güçlerine vurgu yapar.
‘Semavat’ı اَلسَّموَاتِ gökler olarak ‘Arz’ı اَلْاَرِضِ da yeryüzü olarak biliyoruz. Peki tamlayan sözcük olan ‘aktar’ nedir?
Aktar, اَقْطَاِ ‘kutr’ isminin çoğuludur. Kutr; Arapça-Türkçe lügatte, ‘köşe’, ‘kenar’, ‘bölge’ ve ‘çap’ olarak gösteriliyor. Geometride ‘kutr’, bir dairenin çevresidir.
‘Tenfüzü‘ تَنْفُذوا emir fiili, ‘nüfuzen’ masdarından oluşuyor. (Türkçe’de konuştuğumuz nüfuz etme hareketi) ‘Tenfüzü’ emri, açılan menfezden ”giriniz ve çıkınız” demek oluyor. Semavatta ve arzda girme – çıkma olması için önce menfez açılması gerekir.
Öyleyse ‘aktarı’l-arz’ hangi anlamlarda olur, bakalım:
a) Bir konutun veya binanın köşesi, anlamında olur. Menfez, konutun veya binanın kapısıdır. Ayette bahsedilen bu değil.
b) Bir arazinin veya bir mahallenin kenarı, anlamında olur. Devletin bir arazisinin veya bir sarayının kenarında mutlaka bir giriş-çıkış kapısı vardır. Hapishanelerin de giriş çıkış kapıları vardır. Ayette bahsedilen bu da değil.
c) Ülkenin bir bölgesi anlamında olur. Mesela karantina veya operasyon bölgesi gibi… Ayette bahsedilen bunlar da değil.
d) İçinde bulunduğumuz yerkürenin içten geçen çapı, anlamında olur. Yerküre, kutup bölgelerinde basık olsa da yuvarlak şekilde sayılır. Arzın içine çap doğrultusunda girme çıkma şu zaman için imkansız. Lakin arzın belirli derinliğine kadar girme çıkma gerçekleşmiş durumda. Metro sistemi, insanları arzın bir tarafından girdirip öbür tarafından çıkarıyor. Hem de denizlerin altından geç Metro istasyonları arzda açılan menfezlerdir.
‘Aktarı’s-semavat’ hangi anlamlarda olur?..
a) Bir dağın, bir tepenin veya temeli derinde bir gökdelenin tepesi anlamında olur.
b) Uçakların havalanacağı meydanın pisti anlamında olur.
c) Uzay araçlarının fırlatılacağı üs anlamında olur.
d) Dünya’yı saran atmosferin en üst katmanı anlamında olur. Menfez açılabildiğinde yerden uzaya, uzaydan yere iniş çıkış gerçekleşecektir. Günümüzde saniyede 2,77 kilometre hız yapan roket, taşıdığı uydu ile uzaya çıkabiliyor. Yere inişi ise, inme vasıflı değil düşme vasıflı. Bugün Dünya üzerinde Uzay roketlerinin fırlatıldığı üsler ise… Baykonur; Kennedy; Jiuquan; Kourou; Tanegashima ve Sriharikota olarak altı adettir.
‘İn istetaatüm’ kelimesi zamanımızda tecelli etmiştir, cinlerde ve insanlarda sorgulanması bitmiş gibidir. Hendese ilmi ile teknoloji gelişiyor… İmalat mesleği çoğalıyor… Ve bazı devletlerde finans olağanüstü bol.
Peki semavattan düzenli çıkış ve iniş mümkün olacak mı?
Ayet ”La tenfüzüne illa bisultanin” diyor. Yani, sultan güç sebep değilse giriş çıkış yapamazsınız.
‘Sultan’ سُلْطَانٍ terimi, kararlılığı tanımlar. Dünya üzerindeki ülkelerin birbiriyle ilişkisinin dengede kalmasını şart kılar.
Rahman Suresi 34: ”Fe bi eyyi alai rabbiküma tükezziban”. Yani, Rabbinizin, sizi evren içinde dolaştıracak hangi nimetini yalan sayabileceksiniz?
İbrahim Faik Bayav
(08.09.2025 0:35)