MEKİN ŞAHİN
Anadolu halkı, tek kültürle yoğrulan halk değildir. Anadoluda ana dili, inancı birbirinden farklı kültürleri olan halklar yaşamaktadır. Farklı kültürler, tarihin derinliklerinden itibaren birlikte yaşama alışkanlığını vaz geçilmez yaparak, ortak kültür yarattılar.
Ortak kültür cumhuriyetin kurulmasıyla, dahada zenginleşerek Anadolu kültürünü yarattı.
Osmanlı devleti öncesinde, zamanında ve sonrasında; anadoluda yaşayan halkların sorunları olmuştur.
Çözülmesi hususunda zaman içerisinde çıkışlar olsada, köklü çözümler olmadı.
Neden!
Sistemin kuruluş felsefesine uyum istememesi.
Kapitalizm yukarıdan aşağı inşa edilirken, sadece kendini güçlü kılacak sermaye birikimi için sömürüsü dışında bir şey düşünmemesi.
Korkak sermaye.
Korkak siyaset ve siyasetçi.
Korkak Halk.
Bu koşullar bir arada devam ettiği içinde sorunlar birikerek, dağ gibi yükseldi.
Anadolu’da yaşayan Türkler’inde sorunu var. Lazım, Çerkezin, Arap’ın, Ermeni’nin, Rum’un, Romen’in de; sorunları var. Sadece Kürtler’in sorunu yok.
Türkiye’de yedi bölgede yaşayan her bireyin, her toplumun, her kültürün sorunları %95 aynı. % 5’lik fark tek kültürlerin olduğu ülkelerde de olur.
Yaratılan ortak Anadolu kültürünün, dahada zenginleşmesi ve güçlenmesi için sorunlar çözülmelidir.
Ancak sadece kendi zenginleşmesinin peşinde olan sermaye ve onlara hizmet eden siyaset; sorunları çözme adımları atmadı.
Aksine varlıklarını sürdürme adına halklar arasında düşmanlığı körükledi.
Potansiyel suçlu ilan etti.
Kürtler üzerinden kurdukları mekanizmayı aralıksız sürdürüyor.
Türkiye’de halkın sorunu çözülmeli dendiğinde hemen Kürt sorununu öne çıkararak, bölücülükle itham ederek; var olan tüm sorunların çözümünün önüne geçiliyor.
Bekea sorunu! Yaaaaa!
Anadulu’da kırsal bölgelerde yaşayan tüm halk, bir birine çok benzeyen koşullara sahip. Uzağa gitmeye gerek yok.
Adana kentinin kuzeyinde yaşayan halkın fiziki ve gelir koşulları; Van kentinin kırsalında yaşayan halkla aynı.
Üretim ve tüketim ilişkileri aynı.
Kısaca Anadolu halkı birbirine benzer. Birbirinden farklı yaşamaz. Biri diğerinden kendini üstün görmez. Kardeş görür. Kader! Yoldaşı bilir.
Ortak sorunları, ortak olmayan sorunlarından kat be kat daha fazladır.
Halkın birbirini kardeş gördüğü ortamda, Anadolu kültürünü birlikte yarattığı ortamda; sürekli Kürt halkını öne sürerek, sorunların çözümünü erteleme gayreti doğru siyasi tarz olamaz.
Tüm ülkelerde farklı eğilimler var. Farklı eğilimi öne sürerek örgütlenen siyasi partilerde var. Ama bu eğilimlerde ve siyasi partilerde ötekileştirme olmaz. Çözüme yabancı durmazlar.
Türkiye siyaset örgütleri kafalarını gömdükleri kumdan çıkararak çözüm üretmeli.
DEM sadece Kürtlerin sorununu değil bütün Türkiye’nin sorununu çözecek politikalar üretmeli.
Diğer tüm siyasi partiler, Kürt sorununu; ülkenin diğer sorunlarından ayırmadan Türkiye sorunlarını çözme eğilimini zenginleştirmeli.
Unutulmasın ki, düşmanlık tohumu ekenler; Birgün ettikleri tohumun kökleri tarafından boğulur.
Şimdi yeni bir süreçteyiz!
Bu süreç, ülke ve parti açısından yeni süreç. Her iki alanda sorunlar çok. Bu alanların fotağrafını detaylı taramalıyız. Tam bağımsız, özgür bireylerin huzur içinde yaşayacağı Türkiye oluşumu bu zemin üzerinde vücut bulur. Türkiye’nin siyasi aktörleri karar vermek zorunda.
Ya bireysel siyaset!
Ya toplumsal siyaset!
Biz arkadaşlarımızla önce Türkiye halkı, önce ülke, önce Çömzümler üzerine oturan ve örgütlenen siyaset diyoruz.. Türkiyenin önemli sorunları var:
İşsizliğin, yoksulluğun ve açlığın üretildiği üretimsizlik!
Sadaka anlayışıyla, saygınlığı yok edilen sosyal devlet!
Anadolu da yaşayan kültürlerin kimlik sorunu!
Çaresizliğin dayattığı göç!
Tüketici zihniyetle yapılan planlamasız eğitim!
Kademeleri kaybedilen sağlık!
Emeğin örgütlenmesi ve haklarını özgürce savunma! Kaynakların talan edilmesi ve verimli kullanılması!
Ve daha onlarcası…………..
Yeni süreçte CHP kendi içinde ki yarışı, kendi dışında ki seçim yarışını bu sorunların çözümü üzerine kurgulamalıdır. Her iki yarış için ortak dil yaratmalıdır. Benin yerini biz almalıdır. Emek her değerin üzerinde tutulmalıdır. Kendi içinde ki yarışın özgürce yapılanması; Türkiye üzerine çöken kabusa karşı direnişi güçlendirecek ve o kabusu yaratanları defedecektir..
Bizim şahıslarla dedimiz yok.
Bizim derdimiz TÜRKİYE!
Ben de bu yola varım diyen herkesle omuz omuza olmaya hazırız. Yeter ki, düne takılıp ”ayağın da kundura”Türküsüne sarılmasın.
Sen, ben, o, biz, onlar, birbirine sahip çıkmak zorunda.