MEKİN ŞAHİN
Özlem Çerçioğlu’nun istifası, sadece bir belediye başkanının parti değiştirmesi değil; Türkiye’de muhalefetin yapısal sorunlarını, yerel yönetimlerin merkezle ilişkisini ve
siyasi sadakatin dönüşümünü gösteren bir örnek. Bu olay, 2028 genel seçimlerine giden süreçte hem stratejik ittifakları hem de seçmen davranışlarını ciddi şekilde etkileyebilir.
Özlem Çerçioğlu’nun CHP’den istifa etme kararı, hem Aydın yerel siyaseti hem de Türkiye genelinde büyük yankı uyandırdı.
Siyaset dünyasında ahlaki değerlerin çürümüş olduğu bu örnek açık gösterdi. Elinde infaz baltasıyla kafasını keseceği Özlem Çerçioğlu’na AKP kucak açtı. Dün topuklu kadın efe diyerek Özlem Çerçioğlu’nu sahiplenen CHP, gelişen süreçle birlikte yolsuzluk ve usulsüzlük varlığı ima edilerek; AKP’ye teslim olduğunu ima etti. 2002 yılından itibaren Aydın ilinde önce milletvekili, sonra merkez ilçe belediye başkanı ve büyük şehir belediye başkanlığını, aday yaparak kazandıran CHP’ni bir çırpıda (nedeni ne olursa olsun) terk ederek bugünün Türkiye’sini yaratan AKP’ne geçmesi siyasi çürümüşlüğün nasırlaşmasıdır! Türk siyaseti iflas etmiştir. Hiçbir dikiş iflasa neden olan yırtıkları dikemez, yama yapamaz.
Siyaset gerçek hedefinden saparak, halka hizmet yerine kişi çıkarlarına hizmet etme yarışına dönmüştür.
Bir süre önce Adana milletvekili bir kardeşimle özel görüşmem oldu. Konu elbette Türkiye ve siyasetti. Konuşmanın bir bölümünde bugünkü CHP ile kapatılan CHP arasındaki farkı anlatmak için ‘’ eskiden CHP içinde rekabette olan ekipler vardı. Örgüt seçimlerinde, belediye başkanlığı ve milletvekili seçimlerinde, il genel ve belediye meclis üyeliği seçimleri aday tespitlerinde kıran kırana mücadele ederdi. Seçimler biter ama CHP kardeşliği ve yol arkadaşlığı sevgi ve saygı içinde ikiz kardeş algısıyla sürdürülürdü. Ola ki bir parti üyesi istifa etmek ya da ayrılmak istediğinde tüm CHP
dünyası onu düşüncesinden vaz geçirmek için çaba eder. Yüzde 99 ikna ederek ayrılmayı engellerdi. Şimdi öyle değil. Giden için çaba sürdürülmüyor. Gitti kurtulduk diyorlar. Bir de vatan haini ilan ediyorlar’’ dedim.
Devamın da ‘’CHP kimliği ve ilişkisi, geçmiş CHP kültürüne dönmeli; bu amaçla ideolojik, ilkeli ve halkı demokratik yönetime kavuşturacak siyasi zemine çekilmesi gerekiyor. CHP halkçı ve devrimci ilkesini öne çıkarması gerekir’’ dedim.
Özlem Çerçioğlu istifası feodal siyasetin sonu olmalı. CHP halkçı ve devrimci ilkesini öne çıkartarak; kapatılan CHP geleneğine dört elle sarılarak umudun kapısını açmalıdır.
CHP Özlem Çerçioğlu sürecinden ders çıkartmalıdır!
Arkadaşlık ilişkisi yerine yoldaşlık bağı güçlendirilmeli. Gidenin arkasında küfretmemeli, geleni Kaf dağının tepesine çıkarmamalı. Açılan siyasi yarayı kendi içinde eleştiri-öz eleştiri bağlamında kapatarak iyileştirmeli. ‘’Topuklu efe bitti, takunyalı efe oldu ‘’demek yerine, gidenin yerine onlarca ‘’topuklu efe’’ çıkartacak siyasi iradenin CHP’de olduğu gösterilmelidir.
Benim gibi yüzlerce yurtsever devrimci kişiler benzer değerlendirme yapıyor. Uyarıyor.
Türkiye’nin nereye sürüklendiğini göstererek doğru siyasi önderlik yapılmasının altının kalınca çiziyor. Ama duyan kulak duymaz, gören göz görmez olmuş. Feodal siyasetin egosu öyle duvar örmüş ki, o duvar doğru öneri ve değerlendirmelerin tümünü duyan kulaklara, gören gözlere ulaşmasını engelliyor.
Sayın genel başkan Özel’e bunca yaşanan şeylere dayanarak bir önerimiz var!
23 yıl ülkeyi yöneten AKP Türk halkının iradesinin sonucu değildir. Sömürgeci devletlerin 21. Yüz yıl projeleri için üretilen ve uygulamaya geçirilen siyasi sürecin sonucudur. Milli değil emperyalist iradenin sonucudur. Bu irade Türkiye’de isteklerinin devamı adına anti-demokratik yöntemlere kapı açabilir. Olmayanı oldu gösterebilir. Sürekli saldırarak kendi politikalarına saldırı yapılmasını engellerler.
Siz ve bugün CHP’ni kurumsal yönetenleri olarak çözümünüz milli irade eksenine oturacak mı? Evet diyorsanız, emperyalist devletlerin ve iş birlikçilerinin saldırılarına karşı hazırlık yapmalıydınız. Sürekli savunmaya çekilerek ne CHP dünyasını ne de Türkiye Cumhuriyeti’ni koruyamazsınız. Her projeye, her algıya, her olaya karşı olacak alternatif yaratır ve sonuca göre karar vererek, saldırılar boşa çıkarılırdı.
Örnek: Yönetme gücü ve para gücü sapmalara neden olabilir. Belediyeler bu tür kurumlardır. Seçim sonuçları sonrası bu tür iddiaları anında irdeleyen, araştıran ve sonuçlarını raporlaştıran sizden de bağımsız denetleme birimi kurulmalıdır. Bu uygulamayla devleti yöneten gücün siyasi ya da hukuki saldırılarını boşa çıkartabilirsiniz.
Öyle yapsaydınız; Özlem Çerçioğlu olayı yaşanmazdı!
Bu eleştiri Türk halkının duygularını kaybettiği, bırakın yarını on dakikasını dahi hayal edemeyen, arkadaşına her gün ne oluyor ne olacağız diyenleri CHP dünyasının görmesi içindir.
Sayın genel başkan 31 Mart 2025 Türk halkının CHP yönetiminin iddialarından çok Türk halkının 22 yıllık AKP yönetimine isyanın sonucudur. Bu sonuç size önemli fırsat verdi.
31 Mart sonrası 2025 sonrası olsa da değişim ve dönüşüm ileriye değil geriye gitti.
Demokrasi mücadelesinde 13 yaşından itibaren sokaklarla buluşan bir yurtsever devrimci olarak, halk için halkın demokratik cumhuriyeti için gerçekçi değişim ve dönüşüme doğru yol yürümenizi istiyorum!
Özlem Çerçioğlu süreci bu hedefi bir kez daha hatırlattı.