" />
Nasıl temiz toplum olunur?

Nasıl temiz toplum olunur?

ABONE OL
Ekim 11, 2026 06:22
Nasıl temiz toplum olunur?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

OKTAY EROL

Nasıl temiz toplum olunur?

“Temiz toplum” dedik… Peki, nasıl temiz toplum olunur? Bir sabah uyanıp “artık temiz bir toplumuz” demekle mi? Birkaç kişiyi suçlayıp, birkaç kişiyi görevden alıp, birkaç kurumun kapısına yeni tabelalar asıp… Sonra yaşamımıza kaldığımız yerden devam ederek mi?

Temizlik, önce başkasının kirini göstermekle başlarsa, orada bir yanlışlık yok mudur? Kendi evimizin kapısındaki kiri görmeden komşunun kapısını süpürmesini istemek, bize nasıl bir temizlik duygusu verebilir? Belki sorun tam da burada…

***

Belki de ilk adım, kendimize uyguladığımız ölçüyü başkasına da uygulayabilmektir. Bizim yakınımız yanlış yaptığında “bir bildiği vardır” deyip, sevmediğimiz biri aynı yanlışı yaptığında “hesap versin” diyorsak, hangi “temiz toplumdan” söz edeceğiz? Bizim tarafımızdaki haksızlığı görmezden gelip karşı tarafın haksızlığına öfkeleniyorsak, temizliği değil, kendi tarafımızı korumayı seçmiş olmaz mıyız?

“Temiz toplum” biraz da insanın kendi doğrularını sınayabilmesi değil midir? “Benim insanım yaparsa başka, başkası yaparsa başka” anlayışı sürdükçe, hangi sözcüğü kullanırsak kullanalım, ortada gerçek bir “temizlikten” söz edemeyiz.

***

“Temiz toplum” yanlış yapanın kim olduğuna bakmadan “yanlış” diyebilen toplumdur. Bunun için önce ölçünün kişilere göre değişmemesi gerekir. Dün doğru olan bugün güçlü birinin işine gelmediği için “yanlış” sayılamaz. Tanıdık, akraba, dost, siyasi yakınlık; hakkın önüne geçemez. Ama yalnızca kural koymak yeterli midir? Kuralı çiğnemenin bir karşılığı yoksa, dürüst davrananın sürekli yitirdiği bir düzen kurulmuşsa, insanlardan “temiz” kalmalarını istemek ne denli gerçekçidir?

Doğruyu söyleyen işini yitiriyor, hakkını arayan yalnız bırakılıyor, yanlış yapan ödüllendiriliyorsa… “Temiz toplum” biraz da doğru davranmayı kolaylaştıran toplumdur. İnsan, dürüstlüğün bedelini ağır ödemeyeceğini bilmeli; yanlışın kazanç kapısı olmadığını görmeli, korku olmamalı…

***

Bunun yolu, hesap sormaktan korkmayan bir yurttaşlık anlayışıdır. Hesap sormak düşmanlık değildir. Eleştirmek nankörlük değildir. “Neden böyle oldu” diye sormak suç değildir. Tam tersine, toplumun kendisini koruma biçimidir. Bir yerde yanlış yapıldığında susmak yerine sormak… Bir kamu kaynağının nasıl kullanıldığını öğrenmek… Bir makamın nasıl dağıtıldığını merak etmek… Bir kararın kimin işine yaradığını, kimin yaşamını zorlaştırdığını düşünmek…

Bunlar küçük işler gibi görülebilir. Oysa temiz toplum, biraz da bu küçük soruların çoğalmasıyla kurulur. Çünkü yurttaş yaşadığı sokağın, çalıştığı yerin, çocuğunun okulunun, ödediği verginin hesabını sorma hakkına sahiptir. Sormayan toplum, zamanla kendisine yapılanı yazgı sanmaya başlayabilir. Bu yüzden soru sormak, ortak yaşamın en temel güvencelerinden biridir.

***

Ancak, her şeyi yalnızca yönetenlerden beklemek de yetmez. Temiz toplum, yurttaşın kendi davranışına da baktığı toplumdur. Sıra beklerken öne geçmemek… Torpil aramamak… Bulduğu açığı yalnızca kendisi yararlanacak diye kullanmamak… “Herkes yapıyor” diyerek yanlışı savunmamak… Bunlar küçümsenecek davranışlar değildir.

Çünkü büyük kötülüklerin yolu çoğu zaman küçük “bensenenlerin” içinden geçer. İnsan, önce küçük yanlışı normal görür; sonra biraz daha büyüğünü… Bir gün bakar ki, dün karşı çıktığı şeyin savunucusu olmuş. “Temiz toplum”, insanın başkasından beklediği davranışı kendisinin de göstermesini gerektirir. “Ben yapayım, başkası yapmasın” anlayışı sürdükçe ortak yaşam kurulamaz. Temizlik, insanın kendisine ayırdığı ayrıcalığı başkasından esirgememesiyle başlar.

***

Peki, “temiz toplum” bir kez kurulduğunda artık hiç kirlenmez mi? Hayır. İnsan varsa yanlış da olacaktır. Çıkar çatışması, hırs, açgözlülük, yanılma olacaktır. Asıl sorun, toplumun bu kiri nasıl karşılayacağıdır. Üstünü mü örtecek, yoksa temizlemeye mi çalışacak? Belki de “nasıl temiz toplum olunur” sorusunun yanıtı buradadır; yanlışı saklamadan, doğruyu kişilere göre değiştirmeden, kendi tarafının yanlışına da karşı koyarak, dürüstlüğü yalnız bırakmayarak…

“Temiz toplum”, hiç kirlenmeyen toplum değildir. Kirlendiğinde “bana ne” demeyen toplumdur. Yanlış karşısında susmayan, doğruyu yalnız bırakmayan toplumdur. Belki temizliğin ilk adımı da, kendi elimizdeki kiri başkasının yüzüne sürmeden önce, ona bakabilmektir… Çünkü insan kendi payını görmeden toplumu değiştiremez…

Bilgi Paylaştıkça Çoğalır!

KozanBilgi.Net’te yer alan Yüz Binin üzerinde haber, yazı ve fotoğraflar emeğin ve yerel gazeteciliğin bir ürünüdür.
Ticari amaç olmamak üzere içeriklerimizi KozanBilgi.Net’i kaynak göstererek ve aktif bağlantı vererek sevdiklerinizle veya sitenizde gönül rahatlığıyla paylaşabilirsiniz.

" />
" />

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.