" />
“İyi olmayan toplum” nedir?

“İyi olmayan toplum” nedir?

ABONE OL
Ekim 11, 2026 07:03
“İyi olmayan toplum” nedir?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

OKTAY EROL

“İyi olmayan toplum” nedir?

Bir toplum ne zaman “iyi” olmaktan çıkar? Şu soruyu soran olmuştur mutlaka; bir “iktidar” ne zaman iyi olmaktan çıkar? Yalnızca hırsızlık arttığında, yoksulluk çoğaldığında, adaletsizlik görünür olduğunda mı? Yoksa daha tehlikelisi, bütün bunları görüp de artık şaşırmamaya başladığımızda mı? Bir yerde haksızlık yapılıyor, “bana dokunmuyor” diyerek geçiyorsak; birileri hak etmediği yere geliyor, “ne yapalım, iktidar böyle istedi” diyorsak; güçlü olan kuralları kendisine göre eğip büküyor, biz de başımızı çeviriyorsak… Orada yalnızca bazı insanların kötü davranışlarından değil, kötülüğün giderek normalleşmesinden söz etmek gerekir.

İyi olmayan toplum, yanlışın yanlış olmaktan çıktığı toplumdur; bunda “iktidarın” tutumunun belirleyici bir payı vardır! Birinin önüne geçmek ayıp değil “uyanıklık”, tanıdık aracılığıyla iş görmek utanılacak bir şey değil “iş bitirmek”, kamu malını kendi malı gibi kullanmak suç değil “olanağı değerlendirmek” sayılmaya başlanmışsa, sorun yalnızca o işi yapanlarda değildir. En son gündeme gelen örneklerden biri, Fatma Betül Sayan Kaya’nın bakanlığı döneminde yaklaşık altmış özel kalem müdürünün değiştirildiği, bazı kişilerin başka kamu görevlerine geçirildiği yönündeki savlar… Konu, TBMM’ye verilen soru önergesiyle de gündeme taşındı. Yanlış yapan cezalandırılmıyor, doğru yapan yalnız bırakılıyor, milyonlarca genç umudunu yitiriyor; biliniyor mu?

***

Peki, böyle bir toplumda yurttaş nasıl yaşar? Sabah evinden çıkan insan yalnızca işine, okuluna, pazarına gitmez; gün boyunca karşılaşacağı belirsizlikleri de yanında taşır. Genç, yıllarca okur ama önünde nasıl bir yaşam olduğunu kestiremez. Emekçi, çalışmasına karşın yaşamını güvence altına alamaz. Üretici, ürettiğinin karşılığını alıp alamayacağını bilemez. Emekli, yıllarca verdiği emeğin sonunda yaşamını sürünerek sürdürmek zorunda kalır. Esnaf, işyerini açıp açamayacağını düşünür. Çocuklar bütün bunların içinde büyür… Yetişkinlerin “şükretmek” zorunda bırakılmasını yaşamın doğal düzeni sanmaya başlar. Nasıl “iyi” olabilirsiniz?

Böyle bir toplumda insanın yalnızca geliri mi eksilir? Hayır, gelecek duygusu da yaralanır! Daha kötüsü, herkes kendi başının çaresine bakmaya başladığında ortak yaşamın anlamı da daralır. “Ben çocuğumu kurtarayım”, “ben işimi yitirmeyeyim”, “benim evime dokunmasın”, “ben sıramı bulayım”, “bana değmeyen yılan bin yaşasın’ düşüncesi zamanla toplumsal bir ‘duyarsızlığa’ dönüşür. Oysa toplum, birbirinin yaşamına dokunabilmek demektir; burada ise insanlar giderek birbirlerinin yaşamından kopmaya başlar.

***

Yöneticiler eleştiriyi düşmanlık, hesap sormayı nankörlük, farklı düşünmeyi “hayınlık” saymaya başlamışsa, yurttaşın yaşadığı çıkmazı gidermekten çok, yurttaşı yönetmeyi amaçlayan bir anlayışın varlığını sorgulamak gerekir… Kurallar herkese aynı uygulanmıyor, güçlü olanın hatası “nefis”, güçsüzün hatası “suç” kabul ediliyorsa, orada yalnızca hukuk değil, ölçü duygusu da bozulmuştur demektir…

Ama burada yurttaşa kolayca yüklenmek de doğru olmaz. Çünkü insan yalnızca kendi istemiyle davranmaz; içinde yaşadığı koşulların da etkisi altındadır. Eşiyle, çocuğuyla, işiyle, geleceğiyle baskılanan insandan her durumda aynı cesareti beklemek gerçekçi değildir. Korku, insanı yalnızca susturmaz; insanları birbirinden de uzaklaştırır. Herkes kendi güvenli alanını korumaya çalışırken ortak davranma duygusu zayıflar.

***

“İyi olmayan toplum”, tam da bu yüzden yalnızca haksızlığın bulunduğu değil, insanların haksızlık karşısında kendilerini yalnızlaştırdığı toplumdur. İnsanlar yanlışları onayladıkları için değil, bedel ödemekten çekindikleri için susmaya başladığında; bir araya gelmenin yerini çekingenlik, dayanışmanın yerini kuşku aldığında toplum çözülmeye başlar. Çünkü korku yalnızca bireyi değil, birlikte yaşama duygusunu da aşındırır.

“İyi olmayan toplum”, bütün bunların tersine döndüğü toplumdur. Yanlışın ödüllendirildiği, doğrunun yalnız bırakıldığı; yurttaşın kendisini ortak bir geleceğin sahibi değil, kendi küçük güvenli alanının bekçisi gördüğü toplumdur. Böyle bir toplumda herkes bir şeyler yitirir. Kimi parasını, kimi işini, kimi umudunu, kimi de birbirine güvenme duygusunu… “Toplum” en çok, bunların hiçbirini artık “kayıp saymadığı” gün “iyi” olmaktan çıkar.

Bilgi Paylaştıkça Çoğalır!

KozanBilgi.Net’te yer alan Yüz Binin üzerinde haber, yazı ve fotoğraflar emeğin ve yerel gazeteciliğin bir ürünüdür.
Ticari amaç olmamak üzere içeriklerimizi KozanBilgi.Net’i kaynak göstererek ve aktif bağlantı vererek sevdiklerinizle veya sitenizde gönül rahatlığıyla paylaşabilirsiniz.

" />
" />

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.