MEKİN ŞAHİN
Davul sesi uzaktan hoş gelir. Hoş sesi duyar ama halayı çekemezsin. Tek başına ve yanı başında davul ve zurna olmazsa, halayın figürleri tesadüf yerine getirilir. Tesadüf sonuçların ise karşılığı olmaz.
Türkiye de yaşamı yöneten her şey ekseninden çıktı. Tekrar yerine oturtulması gerekiyor. Eksenden çıkaran yerine getiremeyeceğine göre, görev CHP’nin.
CHP bu görevi yerine getirecek önderliği; çözümleriyle, kurduğu ilişkileriyle, halkı yaşamına sahip çıkaracak çalışmalarıyla yerine getirmelidir.
Önce sorun tespiti, sonra çözümü!
Başka siyasi görüşler ne der diye düşünmeden, kendi penceresinden önderliğini sürdürmelidir.
Kapitalist sistemler, sömürü ve sahte iddialarla halkı yönetir. Her yol mubahtır. Oyun içinde oyun kurulur. Çıkarları her şeyin üzerinde olur. Kapitalist sistemin bu özelliği unutulmamalı. CHP atacağı her adımı bu özelliği bilerek atmalıdır.
Dış konjonktür ve ilişkileri, Türkiye işbirlikçileri; egemenliği kaybetmek istemez. Bu isteği tek kıracak güç, halkın gücüdür. CHP bu gücü yaratacak çalışmayı kesintisiz sürdürmeli.
Sorun ve çözüm. Gücü yaratmanın anahtarı.
Halk, yaşamına düzen veremiyor. Alım gücü her gün erimekte, iş güvenliği yok. Toplumun yeniden iş bölümü gücü kayboluyor. Ama halk taleplerinin mücadelesini vermiyor. Çünkü her alanda zayıf.
Örgütlü değil. Kendine sunulana mırıldanarak, dinci ve ırkçı söylemlere boyun ediyor.
CHP boşluğu doldurmalıdır.
Uzaktan halka mesaj verme yerine, fiilen haklarını savunan örgütlü mücadele içinde halkla iç içe olmalıdır. Karanlığın içinden geçmeden, aydınlığa çıkılmaz. Uzaktan söylenen her şey bir gün sonra unutulur. Karanlıkta labirent olur.
Son bir şey!
İktidar olacaksan, karşında olan güçlerin sahip olduğu her şeye sende sahip olacaksın. Olacaksın ki alternatif olduğunu halk görebilsen ve seni tercih etsin.
İşsizliği nasıl çözeceksin?
Alım gücünü nasıl koruyacaksın? Üretimden ne anlıyorsun? Toplumda ki iş bölümünü nasıl eksene oturtacaksın?
Kanun önündeki eşitliği nasıl sağlayacaksınız? Adaletin, ahlaki olgunluğunu neye göre düzen vereceksin?
Halkın örgütlü toplum olmasını nasıl oluşturacaksınız? Hukuk üstünlüğü, neye ve kime göre kabul görecek?
Demokratik devlet yönetimini nasıl kuracaksınız? Yarınlar için daha fazlası neler olacak?
CHP top yükün vermek zorunda olduğu yeni Türkiye mücadelesine, sorunları ve çözümlerini; net ifadelerle kamuoyuna ilan ederek başlamalıdır. Parça, parça değil bütün içinde başlamalıdır.
Kısaca, karanlığın içinden geçerek Türkiye halkını aydınlığa çıkarmalıdır.
Oyun içinde ki oyuna düşme! Vara, vara. Bir çığlık, başka çığlığı bastırıyordu. Eylül ayının değişken iklimsel sıcağın da her yanı pamuk kokan Kürt çocuğu bir yandan bağırıyor, bir yandan ne yapacağını bilmez hareketler için de bir gidip bir geliyordu.
Vara, vara looooo..!
Vara, vara loooo….!
Kürt çocuğunun sesi kesildiğin de, ortalığı ıslık sesine benzer bir ses; sssssssssss..!!!!!
Pamuk tarlasın da vücudu L şeklin de ki Kürt tarım işçiler doğrularak çocuğa baktılar. Ve pamuk tarlasın da koşuşma başladı. Çocuğun yanına gelen işçi büyülenmiş gibi gözlerini bir noktaya dikerek sanki toprağa saplanıyordu. Dakikalarca sabit gözle ve sessizce bir noktaya baktılar.
Ortalıkta sadece sssssssssss..!!! Sesi var.
Bir süre sonra ses kesildi. Kürt tarım işçileri, Kürt çocuğunu da alarak çadırlarının yolunu tuttular.
Yüzlerce kilometre uzaklıkta ki illerden gelen Kürt tarım işçilerini böylesine etkileyen şey; zamanı geldiği için birbiriyle sarmaş dolaş iki kara yılan ve hazlarının doruğun da çıkardıkları mutluluk çığlıklarıydı.
Bir çığlık başka çığlığı bastırıyordu. Yaz aylarının kara sıcağın da ticarete çanak tutan Taksim gezi parkının AVM girişimine, İstanbul halkı tepki gösterdi. Taksim de başlayan çığlık ülkenin dört yanına dağıldı. Halk yaşamına çok müdahale eden ve bir kalıba sokmak isteyen R.T. Erdoğana ve hükümete olan tepki aniden isyana dönüştü.
”Her yer taksim, her yer direniş.!!”
Toma çığlığı, gaz silahlarının çığlığı, devleti yöneten hükümet üyelerinin çığlığı koro halin de saldırıyor ama direnişin çığlığı artarak dünyayı ayağa kaldırıyordu. Dünün Türkiye’sini arayanlar şaşkın. Türkiye de gelecek arayan projeciler şaşkın.
Dünya şaşkın.
O gencecik vücudun, silahsız ve çığlığı ile; insan onurunu yok eden saldırılara karşı koyuşunu hayranlıkla ve toprağa çakılı biçim de izliyordu. Ölen gençler, kör olan gözler, içeri tıkılan gençler, yerlerde tekmelenen kadınlar, sıkılan biber gazına başı dik yürüyen insanlar; Yeniden doğacak Türkiye’nin sancılarının san ki habercileriydi.
Ve Türkiye halkı sessizce evine çekildi.
Çığlığı korolaştıranlar kara yılan değildi. Onlar kör yılandı ve Türkiye gerçeğini görmüyorlardı.
Sonbahar Ekim ayında çok özel görüntü sergiler. Yeşil ile kızıl, mavi ile sarı, güneşle deniz, ölümle yaşam yan yanadır. Bir yandan eski yaşam toprağa düşer, düşerken çıkardığı çığlıkla yeniden başka yaşamları haber eder. Tıpkı cemrenin toprağa düşmesi gibi…
Ve AKP gezi parkında çizdirdiği karizmayı; demokratikleşme paketiyle bitirdi.
Ve ilk yerel seçim mitinginde, yaşlanmış yaprak gibi uçtu, uçtu ve uzağa gidemeden yere düştü. Yere düşerken çıkardığı ses; Anadolu da yeni iktidarın habercisi oldu.
Sönen bir çığlık
Yeniden alevlenen bir çığlık
Biri dünü, biri yarını sesleniyor…
Vara, vara, vara looooooooooooo………!!!