" />

Her şey çırılçıplak!

Her şey çırılçıplak!

ABONE OL
Ekim 5, 2025 11:15
Her şey çırılçıplak!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MEKİN ŞAHİN

Her şey çırılçıplak!

Denizlerin dalgasının yıkımını, halkı adına hiçbir şey beklemeden kavgasını verenleri; rantı kendisine hedef edenler anlayamaz. Çünkü onun beyni şey inin ucundadır! Ve gününü, bir günün beyliği beylik heyecanıyla geçirirler.

Vay! Vay! Vay!

Yürü bre Bolu beyi; senden de büyük, yüreği insan ve vatan sevgisi var! Ve hesap er ya da geç sorulacak. Nazımı büyük usta yapan ve evrenselleştiren inancına ölümüne sahip çıkmasıdır. Emanete
sahip çıkacak çok yiğit yurtseverler var. Yurtseverin cephesi halkla, hak yolundaysa ne tükenir ne kaybolur ne de teslim olur. Onun dili farklı değil, dini farklı değil, ırkı farklı değil; O emekçidir.
O değişmez; iktidarda, muhalefette aynıdır.

Onun tek hedefi, tek çabası bıkmadan, usanmadan insanı, her ürettiğiyle yaşama güç veren, kaynakları insana sunmaktır. Ortak iradenin vücut bulacağı tek yer ise, halk iktidarının erg içine
yerleştirecek emek cephesinin örgütleridir.

Bugün Türkiye ne durumda?

Aşiretten haber var!

”Kaç kere, kaç yerde baltalandı

kökte yürümez oldu su, dallar kurudu.

Kırıldı kanat öldürdüler aklı.

Ve sonra yolladılar insanları salhaneye.

Çünkü böyledir asrımızın gerçeklerinden biri.”

Bu gerçekler karşısında verilecek mücadele inançlı yapılmalı. Yoksa kevsek toprak gibi anında dağılır ve yok olursun. Bu görev CHP ile içselleşen militanların ve yerel önderlerinin. Halk iradesini, iktidara ancak militanları taşır.

Görev ve sorumluluk başarı getirecektir. O gün davullar halayla, halaylar davullarla; harman dalı oynayacaktır. Halk meclisleri mahallede başlayarak, genişleyecek. Harmandalını sürekli kılacaktır.
Bu güzelliği sağlayacak ruha sahip olanda mahalle meclisleridir. Yürüdüğüm yolu, bu nedenle seviyorum. Yalan yok. Çıkara dayanan ilişki yok. Ne ihanet var. Nede kişisel çıkar uğruna vatanı ve
halkı satma var.

Her şey çırılçıplak!

Bir Türküde olduğu gibi, üryan geldik üryan gidilen bir yol. Özgürlük ve insanlık kavgası doğum nişanesi olan yol. Ne şah tanır ne de kral tanır. Tanıdığı insan ve özgürlükle donanmış tam bağımsız ülkesidir. Zoru bu nedenle severiz. Bu nedenle güneşin zaptına inanırız.

Kimi kez kalemlerimizle yazarız özgürlüğün direnişini. Kimi zaman gerekirse gövdemizi koruz. Zalimin fermanı varsa, zulme kavga vermek de bizim fermanımızdır.

Yürüdüğüm yolu bu nedenle seviyorum!

Bu sabah gök yüzündeki maviliğin içindeki beyaz bulutlar insana huzur veren sevdalar gibi duruyor.

Geliyor gelmekte olan! O bizim arkadaş…

Bizim ırmaklarımızda doğan yiğit insanlar var ki her koşulda değerlerini Dim dik ayakta tutan yiğitler.

Bir adım atarsın. Kırk yerden ararlar. Kardeşşş o bizim arkadaş. Eyvallahta, o sizin arkadaş kabahatli.

Kent yaşamını hiçe sayıyor. İnsana saygı göstermiyor.

Aracıyı bize gönderen arkadaş hata yapıyorsa, yanlışı kendi çıkarı için doğru kabul ediyorsa; biz ona aletmi olalım? Hani biz adaletten ve hukuktan yana insanlardık!
Hani bizim tek hedefimiz insanlaşmaktı!

Öz kardeşimiz olsa da yanlışına karşı çıkacaktık…

Kardeşşş o bizim çocukkk…

Kardeşşşş o bizim partlimizzz…

Karıştırılan şey, bireysel çarkın toplumsal çözüme üstün tutulması; halka hizmetin kişilere hizmetten geçtiğinin sanılmasıdır. Nehrin karşısına geçmek için sadece Aliye, Veliye, Mehmet’e ait köprü
yapılmaz. Karşıya geçecek tüm halk için köprü yapılır…

O köprüden bizim çocuklar da adam gibi nehrin karşısına geçer.

Toplumsal yaşamın içeriğini soyut bilen, yönetim hedefini keyfe dönüştüren bürokrasi ve yönetici kurumları daima felakete sürükler. Çünkü onlar ihtiyaca göre hizmet yerine, bizim çocukların isteğine göre hizmete dört elle sarılır.

Öyle bir yere geldik ki; bülbül ağlar, gül ağlar sazımızda ki tel ağlar! Çıktığımız yüce dağın kutsallığını unuttuk, bize benzemeyen her şeye kurtuluşumuz diye sarılır olduk. Yabancıyı da başladık; o bizim çocuuukkkk demeye!

Neden böyleyiz!

Neden bize uymayana dört elle sahip çıkarız!

Tek ve kısa yanıt: Solculuğu unuttuk, devrimciliği unuttuk, yurtseverliği unuttuk, aydın olmayı unuttuk; kısaca insanlaşmayı unuttuk. O nedenle hedefe giden kanalları karıştırıyoruz. Yönetemiyor
ve ilişki kuramıyoruz. Çünkü hedefimiz fulü, ilkemiz güncelleşti, sorumsuzluk etkinleşti. Feodal ilişkiler de boğuluyoruz.

Popülizmi ve görüntüsünü aynada esas duruşla, hayran hayran izliyoruz.

Bir ulu ağaç kadar özgür, bir olmacasına kardeş olmak lafla olmaz. Bu uğurda emek vermekten, direnmekten ve kavgadan geçer bu yol. Doğru önderlik, o önderliğe uygun örgütlü koordinatör;
hedef ve hedefe ait çalışma yöntemlerinin vücut bulacağı hedef kitle içeren bir yol. İster parti ister kurum ol; yöntem, yolun bütünlüğünde hayat olur.

Şu dağlar kömürdendir, geçen gün ülkenin ömründedir. Atılacak adım bizim çocukları vekil, başkan, meclis üyesi ve muhtar yapmak olmamalı.

2028 yılında çağdaş dünyanın vazgeçilmez değeri olmaktır.

Unutmayalım ki kılıç kınından çoktan çıktı. Çürük temizlenmeli; inadına insanlaşmak için yol almalıyız.

Türküleşmeyi bilmeyenin türküsü olmaz…

Denizlerin dalgasının yıkımını halkı adına hiçbir şey beklemeden kavgasını verenleri; rantı kendisine hedef edenler anlayamaz.

Çünkü onun beyni şey inin ucundadır!

www.kozanbilgi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotografların her türlü telif hakkı KozanBilgi.Net'e aittir. İçerikleri kaynak göstererek alabilirsiniz.



Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.