İslam dininde sofra adabı ve verilen rızka şükretmek büyük bir erdemdir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), kendisine sunulan yemekleri asla kötülememiş ve nimetlerin kıymetini her zaman bilmiştir.
Yemekte Kusur Aramamak İle İlgili Hadisler
İştah Varsa Yemek, Yoksa Yememek: Ebû Hüreyre’nin (r.a.) naklettiğine göre: “Resûlullah (s.a.v.) yemekte hiçbir zaman kusur aramazdı. İştahı varsa yer, canı çekmiyorsa yemezdi.” (Buhârî, Menâkıb 23, Et’ime 21; Müslim, Eşribe 187; Ebû Dâvûd, Et’ime 13; Tirmizî, Birr 84)
Eldeki Nimeti Küçümsememek ve Şükretmek: Câbir (r.a.) anlatıyor: Bir gün Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ev halkından ekmekle birlikte yiyeceği bir katık istedi. Evdekiler “Evde sirkeden başka bir şey yok” dediler. Resûl-i Ekrem (s.a.v.) onun getirilmesini söyledi ve “Sirke ne güzel katık; sirke ne güzel katık!” diyerek yemeğini yedi. (Müslim, Eşribe 167; Ebû Dâvûd, Et’ime 39; Tirmizî, Et’ime 35; İbn Mâce, Et’ime 33)
Müslümanın Sofra Adabında Dikkat Etmesi Gerekenler
En basit bir katık bile olsa sunulan yemeği küçümsememek ve kötülememek gerekir. Kişi hoşlanırsa yemeli, hoşlanmıyorsa da yemek hakkında olumsuz konuşmamalıdır. Sofraya konan her yiyeceğin Cenâb-ı Hakk’ın bir lütfu ve nimeti olduğunu unutmamak, şükrederek güzel sözler söylemek Peygamber Efendimizin (s.a.v.) önemli bir sünnetidir.