Türklerin İslam tarihindeki rolü, İstanbul’un fethi ve “Kantura Oğulları”na işaret eden ayet tefsirleri ile hadis-i şerifler tarih boyunca müfessirler ve hadis âlimleri tarafından detaylıca incelenmiştir. İslam alimleri, Kur’an-ı Kerim’deki bazı ayetlerin ve Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) müjdeli hadislerinin Türklere işaret ettiğini ifade etmişlerdir.
“Hayır! Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, biz onların (Arapların) yerine kendilerinden daha hayırlılarını getirmeye elbette kâdiriz ve kimse önümüze geçemez.”
“Ey inananlar! Aranızda dininden kim dönerse bilsin ki, Allah, kendisinin (çok) sevdiği ve onların da O’nu sevdiği, inananlara karşı alçak gönüllü, inkârcılara karşı güçlü, Allah yolunda cihad eden, kınayanın kınamasından korkmayan bir millet getirir. Bu, Allah’ın dilediğine verdiği bir nimettir. Allah her şeyi kuşatan ve bilendir.”
(Birçok müfessir, bu ayetin Türklerin İslam’a hizmetlerini müjdelediğini belirtmektedir.)
“İşte sizler Allah yolunda harcamaya çağrılan kimselersiniz. Kiminiz cimrilik yapıyor; ama cimrilik yapan bilsin ki ancak kendine karşı cimrilik etmiş olur. Allah zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer O’ndan yüz çevirirseniz, sizi ortadan kaldırır ve sizin yerinize, sizden olmayan ve sonra da sizlere benzemeyecek olan başka bir milleti getirir.”
“Andolsun, biz Tevrat’tan sonra Zebur’da da: ‘Yeryüzüne ancak salih kullarım varis olacaktır’ diye yazmıştık.”
Taberânî ve en-Nesâî rivayet etmiştir:
“Türkler size dokunmadıkça sakın siz de Türklere dokunmayınız! Çünkü Allah’ın ümmetime vermiş olduğu bu mülk ve saltanat nimetini ilk defa bu Kantura Oğulları onların elinden alacaklardır.”
İbn Mâce rivayet etmiştir:
“Allah bu ümmete mevalilerden (Arap dışındaki milletlerden) bir ordu gönderecektir. Onlar ata binmede Araplardan çok üstün, silah kullanmada onlardan çok daha mahirdir. İşte Allah bu dini onlarla yeniden ihya edecektir!”
Ebu Hüreyre (r.a.) nakletmiştir (Sahih-i Müslim):
“Sizler deriden çizmeler giyen bir kavimle çarpışmadıkça kıyamet kopmaz. O kadar ki sizler küçük gözlü, kırmızı çehreli, yassı burunlu, yüzleri sanki örs üstünde dövülmüş ve üzeri derilerle kılıflı kalkanlar gibi sağlam bir kavim olan Türklerle çarpışırsınız.”
İbn Kesîr rivayet etmiştir:
Hz. Peygamber (s.a.v.) Hz. Ali’ye (r.a.) hitaben şöyle buyurmuştur:
“Sizler Rumlarla mutlaka çarpışırsınız! Ne var ki sizden sonra ‘İslam’ın yüz akı’ bir ordu gelir ve Rumlarla asıl onlar çarpışır. Onlar öyle kimselerdir ki; Allah yolunda olmaktan, bir kınayanın kınamasından ve dedikodusundan hiç korkmazlar. İşte onlar tesbih ve tekbir sesleri ile İstanbul’u fethederler.”
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Sizler Arap Yarımadası’nda gaza edeceksiniz, Allah orayı size fethedecektir. Sonra İran’a gaza edeceksiniz, Allah orasını da size fethedecektir. Sonra Bizans ile gaza edeceksiniz, Allah orasını da size fethedecektir. Sonra Deccal ile gaza edeceksiniz, Allah onu da fethedecektir.”