İslam ibadet hayatında Allah’ı anmanın, tesbih ve tekbir getirmenin yeri pek büyüktür. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), Allah katında en sevimli olan ve zikirlerin en üstünü kabul edilen dört kelimenin faziletini müminlere müjdelemiştir.
Müslim, Kitâbu’l-Edeb:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“Allah’ın en sevdiği dört söz şunlardır: Subhânallâh, Elhamdülillâh, Lâ ilâhe illallâh ve Allâhu ekber. Hangi kelimeyle başlasan bir sakıncası yoktur.”
Müslim, Kitâbu’z-Zikr:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“Şüphesiz benim ‘Subhânallâh, Elhamdülillâh, Lâ ilâhe illallâh ve Allâhu ekber’ demem, benim için üzerine güneşin doğduğu her şeyden daha sevimli ve kıymetlidir.”
Manası: Allah Teâlâ’yı O’na layık olmayan her türlü eksiklikten, ortaktan, çocuk ve eş edinmekten ve sonradan yaratılmış varlıkların vasıflarından berî kılmaktır (tenzih etmektir).
Mahiyeti: Yalnızca Âlemlerin Rabbine has kılınan, Yüce Yaratıcı’yı takdis eden özel bir zikirdir.
Manası: Bütün kemal sıfatlarıyla Allah’ı övmek ve O’na şükretmektir. En güzel isimler ve yüce sıfatlar yalnızca O’na aittir.
İbn Abbas (radıyallahu anhümâ) der ki: “Elhamdülillâh sözü; Allah’ın nimetini, hidayetini ve yaratmasını ikrar ederek şükretmek demektir.”
Hamd Hakkındaki Hadis-i Şerifler:
“Allah Teâlâ bir kuluna nimet verir de kul ‘Elhamdülillâh’ derse, mutlaka kendisine verilen nimetten daha üstünü (sevap olarak) ona ihsan edilir.” (İbn Mâce, No: 3805)
“Duaların en üstünü ‘Elhamdülillâh’ sözüdür.” (Tirmizî, No: 3383)
“Elhamdülillâh mizanı doldurur; Subhânallâh ve Elhamdülillâh sözleri ise göklerle yer arasını doldurur.” (Müslim, Kitâbu’t-Tahâre)
Tirmizî, No: 3383:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“En üstün zikir: Lâ ilâhe illallâh‘tır.”
Harflerinin Özelliği: Kelimedeki bütün harfler ecvef (boğazdan/içten çıkan) harflerdir; mahreci dudak olan (be, fe, mim gibi) hiçbir şefehî harf içermez. Bu durum, tevhidin sadece dille değil, ihlâs ile kalpten söylenmesi gerektiğine işarettir.
Noktasız Harf Yapısı: Cümleyi oluşturan harflerin hiçbirinde nokta bulunmaz. Bu da Allah Teâlâ’dan başka ibadet edilen tüm sahte mabudlardan tecerrüt etmeyi (arınmayı) simgeler.
Kelime-i Tevhid reddetme (nefiy) ve kabul etme (ispat) esasından oluşur:
“Lâ ilâhe” (Nefiy): Allah Teâlâ dışındaki tüm varlıklardan ulûhiyeti (mabudluğu) tamamen reddeder.
“İllallâh” (İspat): Hakikatte ibadete layık tek mabudun yalnızca Allah Azze ve Celle olduğunu ispat eder.
Manası: Allah Azze ve Celle’nin her şeyden, her güçten ve her makamdan mutlak olarak daha büyük ve yüce olduğunu beyan etmektir. Arap dilinde tazim ve saygının en üst sınırını ifade eder.
Hz. Ömer (radıyallahu anh) der ki: “Bir kulun ‘Allâhu ekber’ demesi, dünya ve içindekilerin tamamından daha hayırlıdır.”