İtikaf; bir mescitte veya ibadet alanında Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla dış dünyadan soyutlanarak ibadete çekilmektir. el-Lü’lüü ve’l-Mercân (Buhârî ve Müslim’in ittifak ettiği / Müttefekun Aleyh) eserinde yer alan itikaf ve Hz. Peygamber’in (s.a.v.) Ramazan’ın son günlerinde gösterdiği gayrete dair rivayetler şunlardır:
İtikafın Sünnet Oluşu:
İbn Ömer (r.a.) bildirmiştir:
“Hz. Peygamber (s.a.v.) Ramazan’ın son on gününde itikâfa girerdi.”
(Sahih-i Müslim Hadis No: 2002 / Buhârî ve Müslim)
İbadet Yoğunluğu ve Gece İhyası:
Hz. Âişe (r.anhâ) haber vermiştir:
“Resulüllah (s.a.v.) Ramazan’ın son on günü girince geceleri ihya eder, aile halkını da uyandırır, ibadete daha fazla önem verirdi. Diğer vakitlerden çok daha fazla bir ibadet gayreti içerisinde olurdu.”
(Sahih-i Müslim Hadis No: 2008 / Buhârî ve Müslim)
Manevi Gayretin Artırılması:
Hz. Âişe (r.anhâ) haber vermiştir:
“Resulüllah (s.a.v.), Ramazan’ın son on gününde, diğer vakitlerden daha fazla ibadet yoğunluğu içerisine girerdi.”
(Sahih-i Müslim Hadis No: 2009 / Buhârî ve Müslim)
Metnin başında yer alan Hz. Ali (r.a.) kanalıyla nakledilen rivayet, dini bilgi aktarımındaki sorumluluğu ve doğruluğu vurgular:
“Benim ağzımdan yalan uydurmayınız! Her kim benim ağzımdan yalan söylerse ateşe girsin!”
(Sahih-i Müslim Hadis No: 2)