el-Lu’lu’u ve’l-Mercân, İmam Buhârî ve İmam Müslim’in Sahih adlı eserlerinde ittifak ettikleri (Müttefekun Aleyh) en sahih hadis-i şerifleri bir araya getiren başyapıttır. Bu derlemede, İslam’ın ve imanın temel esaslarını, müminin ahlakını ve büyük günahlardan sakınmanın önemini bildiren sahih hadisler yer almaktadır.
Hz. Ali (r.a.) nakletmiştir:
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Benim ağzımdan yalan uydurmayınız! Her kim benim ağzımdan yalan söylerse ateşe girsin!”
(Sahih-i Müslim Hadis No: 2)
Ebu Hüreyre (r.a.) anlatıyor:
Hz. Peygamber (s.a.v.) bir gün insanların arasında otururken ona bir zat (Cebrail a.s.) geldi ve:
— “Ey Allah’ın Resulü! İman nedir?” dedi.
Resûlullah (s.a.v.): “Allah’a, meleklerine, kitaplarına, Allah’a kavuşmaya, peygamberlerine inanman ve son dirilmeye (ahirete) iman etmendir” buyurdu.
— “İslam nedir?” dedi.
Resûlullah (s.a.v.): “İslam; Allah’a kulluk etmen ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmaman, farz namazı dosdoğru kılman, farz kılınmış zekâtı vermen ve Ramazan’da oruç tutmandır” buyurdu.
— “İhsan nedir?” dedi.
Resûlullah (s.a.v.): “Allah’a O’nu görürcesine ibadet etmendir. Her ne kadar sen O’nu görmüyorsan da O seni muhakkak görür” buyurdu.
— “Kıyamet ne zamandır?” dedi.
Resûlullah (s.a.v.): “Bu konuda sorulan, sorandan daha çok bilgiye sahip değildir. Fakat alâmetlerini haber vereyim: Cariyenin efendisini doğurması, yalınayak ve çıplak kişilerin insanlara lider olması, koyun çobanlarının yüksek bina kurmakta yarışması…” buyurdu.
Adam gidince Peygamberimiz: “O Cebrail’di, insanlara dinlerini öğretmek için geldi” buyurdu.
(Sahih-i Müslim Hadis No: 10)
Talha b. Ubeydullah (r.a.) anlatıyor:
Necid halkından saçı darmadağın bir kimse gelip İslam’ın ne olduğunu sordu. Hz. Peygamber (s.a.v.): “Gündüz ve gecede beş vakit namaz, Ramazan orucu ve zekât” cevabını verdi. Adam: “Bunlardan başka üzerimde farz var mı?” deyince Resûlullah “Hayır, ancak kendiliğinden kılarsan/verirsen müstesna” buyurdu. Adam: “Vallahi bundan ne fazla yaparım ne de eksik” diyerek ayrıldı. Efendimiz (s.a.v.): “Eğer doğru söylüyorsa mutlaka kurtulmuştur / cennete girecektir” buyurdu.
(Sahih-i Müslim Hadis No: 12)
İbn Ömer (r.a.) nakletmiştir:
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“İslam beş esas üzerine kurulmuştur: Allah’ın tekliğini kabul etmek (Tevhid), namaz kılmak, zekât vermek, Ramazan orucunu tutmak ve hacca gitmek.”
(Sahih-i Müslim Hadis No: 19)
İmanın Şubeleri: “İman, yetmiş küsur şubedir; utanmak (hâyâ) da imandan bir şubedir.” (Ebu Hüreyre / Müslim: 50)
Hâyânın Güzelliği: “Utanmak hayırdan başka bir şey getirmez.” (İmran b. Husayn / Müslim: 53)
Enes (r.a.) nakletmiştir:
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Şu üç özellik kimde bulunursa o kimse imanın gerçek tadını alır:
Allah ve Resulü’nün kendisine başkalarından daha sevimli olması,
Sevdiklerini yalnız Allah için sevmesi,
Allah kendisini küfürden kurtardıktan sonra ateşe atılmaktan korkar gibi yeniden küfre dönmekten tiksinmesi.”
(Sahih-i Müslim Hadis No: 60)
Abdullah b. Amr b. Âs (r.a.) anlatıyor:
“Hangi Müslüman daha hayırlıdır?” diye sorulunca Hz. Peygamber (s.a.v.): “Dilinden ve elinden Müslümanların emniyette olduğu kimsedir” buyurdu.
(Sahih-i Müslim Hadis No: 57)
Ebu Hüreyre (r.a.) nakletmiştir:
“Münafığın alâmeti üçtür: Konuşunca yalan söyler, söz verince sözünde durmaz, kendisine bir şey emanet edildiğinde hıyanet eder.”
(Sahih-i Müslim Hadis No: 89)
Ebu Hüreyre (r.a.) nakletmiştir:
“Helak edici olan yedi şeyden uzak durunuz:”
Allah’a şirk koşmak,
Sihir (büyü) yapmak,
Haksız yere cana kıymak,
Yetim malı yemek,
Faiz yemek,
Savaştan / cepheden kaçmak,
İffetli Müslüman kadınlara zina iftirası atmak.
(Sahih-i Müslim Hadis No: 127)
Muaz b. Cebel (r.a.) nakletmiştir:
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna samimiyetle şahitlik eden her kula Allah kesin olarak ateşi haram kılmıştır.”
(Sahih-i Müslim Hadis No: 47)
Ebu Zerr (r.a.) nakletmiştir:
Hz. Peygamber (s.a.v.): “Cebrail (a.s.) bana gelip, ümmetimden hiçbir şeyi Allah’a ortak koşmadan ölen kimsenin cennete gireceğini müjdeledi” buyurdu.
(Sahih-i Müslim Hadis No: 134)