Kur’an-ı Kerim’de kul hakkı; kulun malına, canına ve namusuna saygı duymak, ticarette dürüst olmak ve miras gibi paylaşımlarda adaletli davranmak şeklinde somutlaştırılmıştır:
Ölçü ve Tartıda Adalet (Ticaret Etiği): Mutaffifîn Suresi (83:1-6), Şuarâ Suresi (26:181-183) ve Ârâf Suresi (7:85) gibi ayetlerde, alışverişte eksik tartıp hile yapanlar açıkça uyarılmıştır. İnsanların hakkını eksik vermek, toplumsal dengeleri bozan büyük bir kul hakkı ihlali olarak tanımlanmıştır.
Miras ve Yetim Hakkı: Nisâ Suresi’nde (4:7, 9, 11-12, 127) kadınların, çocukların ve yetimlerin hakları detaylıca düzenlenmiştir. Yetimlerin malına haksızca el uzatılmaması ve miras taksiminde Allah’ın koyduğu sınırlara riayet edilmesi emredilmiştir.
Yakınlara ve Yoksullara Karşı Sorumluluk: İsra Suresi (17:26) ve Rûm Suresi (30:38) ayetlerinde; akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını vermenin Allah rızasını kazanmadaki önemi vurgulanmıştır.
Paylaşılan hadis metinleri, kul hakkının en hassas sınırlarından biri olan eşlerin birbiri üzerindeki hak ve sorumluluklarına odaklanmaktadır:
Görgü, Şefkat ve Nafile İbadet Dengesi: Peygamber Efendimiz (s.a.v.), aile içinde kırıcı olunmamasını, kadınlara karşı hayırhah (iyiliksever ve anlayışlı) davranılmasını buyurmuştur. Safvân İbnu Muattâl (r.a.) hadisinde görüldüğü üzere; nafile ibadetlerin dahi aile içindeki hakları ve eşlerin hukukunu aksatmayacak şekilde dengelenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Karşılıklı Haklar ve Geçim: Amr İbnu’l-Ahvas ve Muâviye (r.a.) rivayetlerinde; erkeğin hanımına karşı yeme, giyme ve iyi muamele gibi maddi-manevi sorumlulukları olduğu, haksız şiddetten ve rencide edici davranışlardan kaçınılması gerektiği ifade edilmiştir.
Ev İçi Emeğin Takdiri: Hz. Ali ve Hz. Fâtıma (r.a.) arasında geçen kıssada, ev içi emeğin zorluğu karşısında Efendimiz’in (s.a.v.) sunduğu zikir ve manevi destek tavsiyesi, aile içi dayanışmanın en güzel örneklerinden biridir.