TÜRKEŞ MANGA
KozanBilgi.Net İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Pırıl pırıl parlayan ışığıyla ormanın en sevilen ateşböceğiydi Parıltı. Akşamları uçtuğunda, ağaçların ve çalıların arasından süzülen ışığı, diğer hayvanlara yol gösterir, karanlıkta kaybolanlara umut verirdi. Herkes onu çok severdi, çünkü Parıltı’nın ışığı sadece parlak değil, aynı zamanda çok neşeliydi.
Bir gece, Parıltı her zamanki gibi ışığını yakmaya hazırlanırken, aniden ışığı sönüverdi. Bir kez daha denedi, iki kez, üç kez… Ama nafile! Işığı gitmişti. Parıltı panikledi. “Eyvah, artık ben bir ateşböceği değilim!” diye hıçkırdı. Ormanın diğer sakinleri, onun ışığının olmadığını fark edince hemen etrafını sardılar. Minik arı Vız-vız, uzun bacaklı örümcek Örgü ve bilge baykuş Huhu, Parıltı’ya ne olduğunu sordular.
Parıltı, üzüntüyle ışığının söndüğünü anlattı. Dostları hiç tereddüt etmedi. Her biri kendi minik ışığından birazcık Parıltı’ya verdi. Vız-vız ışığını antenlerinden, Örgü bacaklarından, Huhu ise gözlerinden aldığı parıltıyı Parıltı’ya üfledi. Parıltı, önce zayıfça titredi, sonra yavaşça yanmaya başladı. Ve bakın ne oldu! Parıltı’nın ışığı eskisinden daha parlak, daha güçlü yanıyordu! Çünkü artık o ışığın içinde sadece kendi gücü değil, dostlarının sevgisi ve yardımlaşma ruhu da vardı. Parıltı o günden sonra ışığını asla kaybetmedi, çünkü dostlarının kalplerinin onun için daima parlayacağını biliyordu.