Dökme Su İle Değirmen Dönmez!

Dökme Su İle Değirmen Dönmez!

ABONE OL
Şubat 17, 2026 08:07
Dökme Su İle Değirmen Dönmez!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MEKİN ŞAHİN

Dökme Su İle Değirmen Dönmez!

Hiç çok dik bir yokuşu bisikletle çıkmayı denediniz mi? Doğru vitesi kullanarak tırmanma gücünüzü artırmadığınız sürece neredeyse imkansızdır. Düz yola geri döndüğünüzde ise durum farklıdır. Başka bir vitese geçin ve inanılmaz derecede hızlı gidebilirsiniz: tekerleklerinizin pedal çevirme hızınızdan çok daha hızlı dönmesini sihirli bir şekilde sağlayabilirsiniz.

Vitesler sadece araba ve bisikletlerde değil, her türlü makinede faydalıdır. Daha fazla hız veya güç üretmenin veya bir makinenin gücünü başka bir yöne  yönlendirmenin basit bir yoludur.

Bir dizi önemli işi yerine getirirler, ancak en önemlisi, motorlu ekipman için vites küçültme sağlarlar.

Bu anahtardır, çünkü tipik olarak çok hızlı dönen küçük motorlar, cihaz için yeterli güç sağlayabilir, ancak yeterli tork (Aracın hareketini sağlayan krank mili dönüşündeki güç. Dolayısıyla bu sayı ne kadar yüksek olursa aracın çekiş gücü de o oranda yüksek olur) sağlayamaz.

Bir araba veya motosiklette, dişliler “birbirine geçerek” bir tekerleğin dişlerinin diğerinin dişlerine kilitlenmesini sağlar; bu, kaymalarını önler ve gücün daha düzgün ve verimli bir şekilde iletilmesi anlamına gelir. Su değirmenleri kurulmuş dişililer sistemiyle ve enerji dönüşümleriyle çalışır. Ve Enerji dönüşümünü sağlayacak debi olmadan değirmeni dökme su ile çalıştıramazsın.

Kısaca; Su, her bölgede su değirmeninin işletilmesi için yeterli değildir.

Bu yüzden akarsulara yakın yerlerde inşa edilmekte ve arazinin kot farkından yararlanmak suretiyle potansiyel enerji kinetik enerjiye kinetik enerji ise mekanik enerjiye dönüştürülmesi prensibi ile çalışmaktadır.

Siyasi partilerin dişlileri parti felsefesini, ideolojisini, siyasi ataklarını ve birlikte hedefe giden örgütlü çalışmayı sağlayan üyeleridir. Militan düzeyde üyeleridir. Örgütlü çabayla top yekûn yaratılan enerjiyle iktidar yoluna girer ve devleti yönetecek gücü elde eder. Nasıl ki değirmene dökme su ile enerjiler yaratmasını sağlayamazsan, bir gece ansızın gelerek partinin kimliği üzerinden makam sahibi olanlarla devleti yönetecek gücü elde edemezsin.

Kişi ben ülkücüyüm, milliyetçiyim diyor. Kişi ben liberalizme inanan siyasetçiyim diyor. Kişi ben inancın siyasete hükmetmesini isteyen ve o ideolojiye sahibim diyor. Yıllarca dedikleri düzlemde yıllarca caba ediyorlar. Sonra bir gece ansızın yukarıdan vahi geliyor. Dün eleştirdikleri, yerden yere vurdukları partinin üyesi oluveriyor.

Maalesef CHP son 10 yıl bu düzeneği çok yaşadı. Hala da yaşıyor. CHP’ni uzun zamandır yönetenlerin siyasi duruşu sol olmadığı için popülizme kucak açtı. Kucak açtığı kişilerin alacağını aldıktan sonra gök yüzünde kayan yıldızlar gibi kayarak CHP’ni terk ettiğini çok gördü.

Ama huylu huyundan vaz geçmedi.

Vay! Vay! Diye efelendi, dizini dövdü. Ama ilk fırsatta aynısını yaptı.

Sondan başlayalım. 2023 seçimlerinde 39 milletvekilini ittifak adı altında ama CHP listelerinden milletvekili yapıldı.

Listede kimler yok ki?

Bu yüzden bugün TBMM’de 400’den fazla sağ eğilimli milletvekili var. Aralarında ki biçimsel ayrışmayı kaldırırlarsa bir hafta da Sultanlığı ilan edebilirler. Son yerel seçimlere bakalım. Kaç tane sağ eğilimli belediye başkanı ve meclis üyesi var?

‘’Ağalar’’! İstedi, en yakın arkadaşları ne güzel ilçe ve ilde belediye başkanı oldu.

İstanbul, Ankara, Antalya, Adana …..

Devam eder gider.

Kim aday gösterdi?

Yapay zekâ ile partiyi yönetmeye kalkanlar.

İstanbul’da hafif bir rüzgâr esti. İki büyük ilçe belediye başkanlığı AKP’nin eline geçti. Ankara’da Keçi Ören, Adana’da eli kulağında. Dökme su ile başlayan maceranın geldiği nokta. Antalya, Hatay büyük şehirler. Küçük ilçeleri ve meclis üyelerini yazmadım!

İdeolojik birikimden yoksun yönetimler feodal siyasetten vaz geçemez. Popülizme sarılma nedenleri feodal siyasettir. İYİ partiden Anakara Milletvekili olan, 2023 yılında CHP adayına oy vermeyen şahsı sohbet masalarıyla CHP üyesi yaptılar.

Çok mu nitelikli? Yok!

Yarın AKP bir işaret gönderse koşa koşa gider. Bu tipler anı yaşar. Ne dünü ne geleceği düşünmez.

Hiçbir araç motoru sente ayarı olmadıkça düzen tutmaz. Ya motoru patlatır ya da on metre sonra bir güç yaratamadığı için bir adım ileri gidemez.
Bugün CHP içinde kaybolan sente ayarının sonuçlarını yaşıyoruz.

Yaşadığımız her afet sonrası şöyle yaptık böyle yapacağız diyerek, hiçbir şey yapmayanlara bir çift sözümüz var. ” Kuyruğunu yiyen yılan gibi büyüdüğünü sanma!”

Sesiz kal. Türkiye’yi kucakla. Yaşadıklarımızdan ders çıkar, her şeyi yeniden planla.

Afet’in zili ha çaldı, çalacak!

Sayın genel başkan baba bir ailenin arkasını dayadığı dağıdır. Aile tüm sıkıntılarını baba üzerinden çözer. Baba’nın tek bir korkusu var. O korkuyu yaşamak istemez. Eşine, çocuklarına karşı yükümlü olduğu hususlarda, çaresiz kalmak ve yüzünün kara çıkması korkutur. CHP genel başkanları Türk halkının sırtını dayadığı dağdır. Türkiye’nin her sorununa çözüm getiren ve uygulanması için mücadele veren kişidir. En ciddi korkusu halka verdiği sözü tutmakta yetersiz kalmak ve İşsizliği çözecek iktidar olamamasıdır.

Eğer o korkuyu yenemezse, çaresizliği artar. İşte o an çok tehlikeli çanları çalmaya başlar. Ya kendini yok eder. Ya da çıldırır ve çılgınca işler yapar! Amacı kendisine sahip çıkmayan halkın, ülkesine doğru önderlik yapana sahip çıkmasıdır. Oysa korkuyu yenecek olan ve halkın desteğini arkasına alacakta siz
ve sizin doğru önderliğinizdir. Sizin asli göreviniz budur!

Ülke ve Türk halkı öyle bir yere geldi ki, Aşık ihsani mektup adlı şiirinde bugünkü yurdum insanını anlatır. O mektupta baba, “açlığa ben dayansam da çocuklarım dayanamaz. Birde açlığımıza soğuk eklenince, affet Allah dayanamadık. Mezarda ki tabutu ısınmak için çaldık” der.

Açlık çalma, çırpma getirir

Açlık ahlaki olmayan, meslekler yaratır

Açlık çaresizliği, çaresizlikte ölüm getirir.

Devlet yönetenler açlığı önleyemezse yapacakları tek şey var.

Devleti yönetmekten vaz geçmek! Bu yüzden CHP sağcılaşmayı bırakarak kendi ocağında yarattığı malzemelerle aş yapmalıdır. Kendi yüreğine ve ocağında doğan, büyüyen ve militanlaşan yiğit insanlarına güvenmelidir. Dışardan ve her şeyi ile farklı olanlarla iktidar yaratamazsın.

Unutma ki dökme su ile değirmen dönmez!

Ne İstanbul ne Ankara; umut CHP ocağı!

www.kozanbilgi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotografların her türlü telif hakkı KozanBilgi.Net'e aittir. İçerikleri kaynak göstererek alabilirsiniz.




Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.