" />

Alak Suresi 9 – 12: Gelişme, Bilinmeyeni Tecrübe Etmekle Mümkündür

Alak Suresi 9 – 12: Gelişme, Bilinmeyeni Tecrübe Etmekle Mümkündür

ABONE OL
Ocak 18, 2026 08:10
Alak Suresi 9 – 12: Gelişme, Bilinmeyeni Tecrübe Etmekle Mümkündür
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İBRAHİM FAİK BAYAV

Alak Suresi 9 – 12: Gelişme, Bilinmeyeni Tecrübe Etmekle Mümkündür

Önceki ayetlerde ‘haddi aşma’ konu edildi ve sonucun ne olacağının işareti verildi. Sonraki ayette fert bazında görünen davranışlar konu ediliyor. Beraberce bakalım:

Alak suresi dokuz ve onuncu ayetler: ”Eraeyte ellezi yenha; abden iza salla”. Yani?.. Bu iade Türkçeye ”Gördünmü namaz kılanı nehyedeni” şeklinde çevriliyor. Bi de, nehyeden ‘azgın’ sıatıyla tanımlanıyor. Ayet ifadesine dikkatli bakalım:

Bu ayetler, Hazreti Muhammed’e, bir şey bildiğini sanan bir kişiye dikkat edilmesi gerektiğini bildiriyor. Bu kişi, EZBER bilgi edinen, ezberindeki bilgiyi mutlak doğru sanan biri olabilir. Bu kişi o zamanda ‘azgın’ biri miydi? Bilmiyoruz.

Dikkat edilmesi istenilen kişi, diğer insanların yapmak istediği işi engellemeye çalışan biridir.

Soru şu: Başka kişiler ne yapıyordur ki dikkat edilmesi istenilen kişi onları engelliyordur?

Tüm meal ve tefsir kitapları, bu ayetteki ‘salla’ fiilini, günde beş vakit, camide veya evde kılınan namaz kılma şeklinde belirtiyorlar. Müfessir veya mealci anlayışına göre, o kşi, beş vakit namaz kılanı, namazından nehy ediyor, onu engelliyor imiş. Gerçekten öyle midir? Yoksa başka anlam mı içermektedir?.. Bakalım:

‘Salla’, صَلّى ‘tesliye’ mastarının mazi fiilidr. Lakin tesliye masdarı, deve ve at yaşamıyla ilgilidir. Tuhaf ki, Arapça Türkçe lügatte, dua ve niyaz hareketi bu masdarla ilişkilendirilmiş, ‘salla’ fiiline ‘namaz kılma’ anlamı verilmiş. Tabi, o zaman engellenen kişi, kıldığı namazdan engelleniyor, demek oluyor.

‘Salla’, صَلّى yine lügatte, tesliye masdarından mazi fiil şeklinde gösteriliyor. Lakin, bu masdar, ateşle ilgili olaya yön veriyor. ‘Salla’ fiili, insana, ateş yakma, ateş karşısında olma, ısıtma, kaynatma gibi hareketler yaptırıyor. Bu sebeple, ayetin ”abden iza salla” kelimesi, toplum bireylerinin çalışma hayatıyla ilgili olduğu anlamını veriyor.

Hazreti Muhammed’e yapılan dikkat et uyarısı yapılmış olsa da, dikkat edilecek kişinin, diğer kişilerin hangi hareketini niçin engellediği belli değil. Mealcilerin Türkçeye, beş vakit diye bildiğimiz namazı engellediği şeklinde çevirisi, ayetin vermek istediği mesaja uygun düşmüyor.

Ayetteki ‘abd’ عَبْدًا terimi, toplumun gelişimine olumlu katkı yapan ya da yapmaya çalışan her bir kişiyi tanımlayabilir. Bu kişilerde ‘salla’ fiili görülür.

Toplumun gelişmesi, bilinenlerin uygulanmasıyla mümkündür. Bir iş yapılırken, bazen, yapanın bildiği, bazen yaptıranın bildiği doğrudur. Sonuç alınması için düşünme ve karar verme önemli rol oynar. Ayette, engelleme olayı bildirilirken, sonucun iyi mi, kötü mü olacağı şüphesi de dikkate veriliyor. Bakalım:

Alak Suresi on birinci ve on ikinci ayetler: ”E raeyte in kane ala’l-hüda; ev emere bi’t-takva”. Yani, dikkat ettin mi?.. salla fiilini işleyen kişi ya hüda üzerinde ise?.. Ya, takva ile iş yapıyorsa?.. İşte o zaman, ayette kendisine dikkat edilmesi istenen kişi, çok bilmiş havasındadır ve amel eden kişiye haksızlık yapmaktadır.

‘hüda’, اَلْهُدى meşru yol ve usul demektir. Kural içinde hareket tarzıdır. Yapılan işte sonuç alınamasa bile yadırganamaz; engellenemez.

‘Takva’, اَلْتَقْوى ıslah etme, düzene sokma, geliştirme, iyileştirme hareketidir.

Şimdi burada meselinin ne olduğunu anlamaya çalışalım:

‘Salla’ fiiline, şu bizim bildiğimiz ve uyguladığımız ‘namaz kılmak’ anlamı verilmesi, ayetin verdiği mesajın bozulmasına sebep oluyor.

Toplum içinde bir fert, bir iş yapıyordur, ya da bir davranışta bulunuyordur… Ya da, hayır umduğu bir konuda çaba harcıyordur.

Meşru bir yol takip ediyorsa, mesele yok.

Toplum içindeki başka bir ferdin, o kişinin yaptığı veya uyguladığı işi engellemeye hakkı yok. ”E raeyte in kane ala’l-hüda; ev emere bi’t-takva” ifadesi, Hazreti Muhammed’in de olayın mahiyetinden emin olmadığı anlamını veriyor.

Biz burada, Allah’ın yarattığı insanın, öğrenmesini, öğretmesini, onun gelişmesini konu eden ALAK suresini işliyoruz. O zaman bu ayette dikkatle okuyup verilen mesajı anlamaya çalışıyoruz.

Ayet ifadesinden anlaşılan mesaj şu: Engellenen kişinin, bilmişlik taslayan bir başkası tarafından engellenmesi yanlıştır; o kişinin işine devam etmesi gerekir. Belki, engellenen kişinin davranışı sonuca götürmeyecektir, lakin tecrübe edilmiş olacaktır. Tecrübe bilmenin ve öğrenmenin ilk adımıdır. Bu günkü bilim, labaratuvarda deneme yanılma işlemi ile gerçekleş miyor mu?

İbeahim Faik Bayav
(18.01.2026 09:10)

www.kozanbilgi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotografların her türlü telif hakkı KozanBilgi.Net'e aittir. İçerikleri kaynak göstererek alabilirsiniz.



Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.