İSMAİL KÜÇÜKÖZEN
KozanBilgi.Net Haber Müdürü
Bugün 3 Aralık dünya engelliler günü deniyor ya, aslında benim için her gün engelliler günü. Öyle resimle görsellerle görünsün konularla ilgilenmiyorum. Ama yeri geldiği zaman elbette yayınlıyorum, nedeni bazıları işte yukarılarda ne gezer, ne işi var gibi söylemlerde yayınlıyorum. Haricinde söylemleri ve günü birlik görsel yayınlayanları da pek gale almıyorum. Dünyamda sayamayacağım kadar engelli genç yaşlı dostlarım var. İnanın günümün çok kısmını onlarla geçiriyorum ve bunlardan biri de kanım canım Soyum sopum her şeyim YAVUZUM, bu konumumdan da mutlu oluyorum.

Dedim ya bölgedeki engelli kardeşlerime ulaşmamda ulaşırken de onlara karınca kararınca hediye götürmemde bana desteklerini esirgemeyen,Sevgili kirvem AKEMDER Genel merkez teşkilat başkanı ve Adana AKEMDER Başkanı sevgili kirvem SAİM AZMAZ’A, sevgili OĞUZ CENGİZ hocama, Sevgili genel cerrah uzmanı AYDIN KAPLAN DOKTORUMA, Kozan Devlet Hastanesi Baş hekimi Sevgili AHMET ÇAĞLAR BOZKURT Doktoruma, Saimbeyli ŞEHRÜLEMİNİ Sevgili MAHMUT DAL’A, FEKE ŞEHRÜLEMİNİ Sevgili CÖMERT ÖZEN’E, HANGAR kondura sahibi sevgili NAFİZ YÜCELERER, Kozan TERZİLER ODASI BAŞKAN ADAYI Sevgili KADİR KÜRŞAR OCAK’A duyarlılıkları için ve bana destek oldukları için çok teşekkür ediyorum.

Takvim yapraklarında sıradan bir gün gibi görünse de, aslında Duyarlı insanlığın vicdanına seslenen çok özel bir gün: Dünya Engelliler Günü. Bu gün, yalnızca Farkındalık yaratmak için değil; aynı zamanda engelli bireylerin hayatın her alanında eşit haklara sahip olduğunu hatırlatmak için var.

Unutmayalım ki hepimiz birer engelli adayıyız. Engellilik, bir eksiklik değil; farklı bir yaşam biçimidir. Bir insanın gözleri görmeyebilir, kulakları duymayabilir, adımları yavaş olabilir. Ama onların da hayalleri, umutları, sevinçleri vardır. Bizim görevimiz, bu hayallere ortak olmak, umutlarını büyütmek ve sevinçlerini paylaşmaktır.

Aileler unutmayalım ki en büyük tedavi edici bizleriz. En büyük öğretmen bizleriz. Ailelerin Sessiz Kahramanlığı Engelli bireylerin yanında en büyük yükü aileler taşır. Onların sabrı, sevgisi ve fedakârlığı, çoğu zaman görünmez kahramanlıklarla doludur. Bir anne, çocuğunun her adımını umutla izler; bir Dede olarak benim en büyük mutluluğum YAVUZUMUN ufacık bir tebessümü benim için dünyalara bedel oluveriyor. Onun için Aile ve bilhassa Dedeler neneler torununun gülüşünde dünyaları bulur. Bu sevgi, engelleri aşan en güçlü köprüdür.

Toplumun Sınavı unutmayalım ki Bir toplumun medeniyet seviyesi, engelli bireylere sunduğu imkânlarla ölçülür. Kaldırımların rampaları, okulların erişilebilirliği, iş yerlerinin kapsayıcılığı… Bunlar yalnızca teknik düzenlemeler değil; aynı zamanda vicdanın göstergesidir. Engelli bireylerin hayatını kolaylaştırmak, aslında hepimizin hayatını kolaylaştırmaktır.

Farkındalık Yetmez, Eylem Gerek Bugün, Farkındalık günü. Senede bir gün yeter mi asla yetmez. Ama Allah korusun Aileden biri engelli oluverdiği zaman günlük hayatımıza giriyor, böyle olmamız gerek, Onun için Farkındalık tek başına yeterli değil. Asıl mesele, bu farkında lığı günlük yaşamın içine taşımak. Bir otobüste engelli koltuğunu boş bırakmak, bir iş görüşmesinde engelli bireye fırsat tanımak, bir okulda özel eğitime destek olmak… Küçük gibi görünen bu adımlar, aslında büyük değişimlerin habercisidir.

Engelleri aşan Sevinçler Engelli bireylerin hayatına yakından bakanlar bilir: Onların sevinçleri çok daha saf, iki yüzlülük değil çok daha içtendir. Bir gülüş, bir başarı, bir küçük ilerleme… Bunlar, hayatın en değerli armağanlarıdır. Onların mutluluğuna ortak olmak, aslında kendi ruhumuzu da iyileştirir.

3 Aralık, yalnızca bir gün değil; aslında bir çağrıdır. Bizlerde bir engelli olmadan Hepimize düşen görev, engelli bireylerin hayatına dokunmak, onların yanında olmak ve engelleri birlikte aşmaktır. Çünkü engeller, aslında zihinlerimizde başlar. Zihinlerdeki engelleri kaldırdığımızda, gerçek anlamda özgür ve eşit bir toplum olabiliriz.

Unutmayalım ki; (ENGELLİLİK BİR TEHLİKE DEĞİL, CAHİLLİK BİR TEHLİKEDİR) Sevgiyi hak edenlere KEMALİ HÜRMETLE SELAMLIYORUM.

