" />

“Özgür Özel’in Yurt Dışı Mitingi: Eleştirmek mi, Şikâyet mi?”

“Özgür Özel’in Yurt Dışı Mitingi: Eleştirmek mi, Şikâyet mi?”

ABONE OL
Ekim 14, 2025 09:53
“Özgür Özel’in Yurt Dışı Mitingi: Eleştirmek mi, Şikâyet mi?”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MEKİN ŞAHİN

“Özgür Özel’in Yurt Dışı Mitingi: Eleştirmek mi, Şikâyet mi?”

Türkiye siyasetinde son günlerin tartışma konusu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yurt dışında miting düzenleme kararı oldu. Kimileri “ülkesini dışarıya şikâyet ediyor” diyerek eleştiriyor, kimileri ise “demokrasinin gereğini yapıyor” diyor.

Peki, gerçek nerede?

Bir muhalefet liderinin yurt dışında vatandaşlarına seslenmesi aslında yeni bir şey değil. Avrupa’da milyonlarca Türkiye kökenli insan yaşıyor; kimisi hâlâ Türkiye’de oy kullanıyor, kimisi  ülkesinin geleceğiyle yakından ilgileniyor. Onlara ulaşmak, onları dinlemek, siyasetçinin en doğal hakkı.

Demokrasi, sınır tanımaz. Nerede bir Türk vatandaşı varsa, orada siyasetin de sesi olmalıdır.

Mesele yalnızca “miting yapma hakkı” değil, nasıl bir dil kullanıldığıdır.

Bir siyasetçi yurt dışında konuşurken, kendi ülkesini değil, iktidarın yanlışlarını eleştirmelidir. Aradaki fark çok büyüktür. Ülkesini karalayan, dışarıdan alkış bekleyen bir muhalefet değil; ülkesini seven ama yanlışları cesurca dile getiren bir lider görüntüsü vermelidir.

Dış politikada bu hassasiyet önemlidir.

Türkiye’nin dış güçlerle ilişkileri kırılgandır; özellikle son yıllarda artan gerilimler ortadayken, muhalefetin her sözü dış basında çarpıtılabilir.

Bu nedenle Özgür Özel’in mitingleri “Türkiye kötü yönetiliyor” seviyesinde kalırsa, içeride milliyetçi bir tepki doğabilir. Bu mitingler “daha demokratik, daha özgür bir Türkiye için ortak mücadele
çağrısı” şeklinde olursa, işte o zaman anlam kazanır.

Kısacası mesele, nerede konuştuğundan çok, nasıl konuştuğundadır. Bir siyasetçi ülkesini dışarıya şikâyet etmez; ülkesinin daha iyi olması için dünyaya anlatır. Eğer Özel bunu başarırsa, o mitingler sadece birer siyasi etkinlik değil, Türkiye’nin demokratik olgunluğunun göstergesi olur.

Eleştirmek, ihanet değil; susmak bazen ihanettir.

Ama eleştirinin de bir adabı vardır. Özgür Özel, bu çizgide yürüyebilirse hem içeride hem dışarıda güçlü bir demokrasi sesi olabilir. O zaman onun mitingleri değil, mesajı konuşulur.

Modern demokrasilerde muhalefet, sadece iktidarı eleştiren değil, aynı zamanda ulusal siyasal bilinci canlı tutan bir aktördür. Türkiye gibi çok katmanlı siyasi kültürlere sahip ülkelerde muhalefet
genel başkanlarının yurt dışında gerçekleştirdikleri faaliyetler, “demokratik ifade özgürlüğü” ile “ulusal diplomatik hassasiyet” arasındaki gerilim alanını gösterir.

Özgür Özel’in Avrupa’daki Türk diasporasına yönelik mitingleri, bu bağlamda hem demokratik temsil açısından bir hak, hem de uluslararası ilişkiler açısından tartışmalı bir pratik olarak değerlendirilebilir.

Muhalefet partilerinin yurt dışındaki vatandaşlara ulaşma çabası, temsil ve katılım hakkının genişletilmesi anlamına gelir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 67. maddesi uyarınca, yurt dışında
yaşayan vatandaşlar seçimlere katılabilmektedir. Dolayısıyla bu seçmenlere hitap etmek, siyasal eşitliğin bir gereğidir. Özgür Özel’in mitingleri bu yönüyle demokratik katılımın güçlenmesine katkı sağlayabilir. Ancak bu katılımın meşruiyeti, konuşma dili ve üslubuyla doğrudan ilişkilidir.

Uluslararası ilişkiler literatüründe, devletlerin iç politikalarının dışarıya taşınması genellikle “iç işlerine müdahale riski” doğurur! (Keohane, 2005).

Muhalefet liderinin başka bir ülke topraklarında, kendi ülkesindeki yönetimi eleştirmesi; iç politikayı dış kamuoyuna açar. Bu durum, iktidar tarafından “ülkeyi şikâyet etmek” şeklinde yorumlanabilir.

Ancak demokratik rejimlerde bu tür faaliyetler, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilir. Burada belirleyici olan unsur, kullanılan söylemin milli çıkarlarla çelişip çelişmediğidir.

Avrupa’daki Türkler yaklaşık 6 milyon kişiden oluşmaktadır (TÜİK, 2024). Bu topluluk, Türkiye seçimlerinde stratejik bir öneme sahiptir.

Özgür Özel’in yurt dışı mitingleri hem seçmen mobilizasyonu hem de kamuoyu diplomasisi üretme potansiyeli taşımaktadır.

Fakat diaspora siyasetinin “kimlik siyaseti” ile iç içe geçtiği düşünüldüğünde, söylemin birleştirici ve demokratik tonda olması gereklidir. Aksi halde iç ve dış kutuplaşma riskleri artabilir.

Özgür Özel’in yurt dışında ülke sorunlarını dile getirmesi, demokratik bir hak olmakla birlikte diplomatik bir sınavdır.

Bu tür mitingler, içerik bakımından “yönetimi eleştiren” ama “ülkesini savunan” bir çizgide kalmalıdır. Eğer muhalefet genel başkanı, dışarıya “Türkiye kötü” değil, “Türkiye daha iyi olabilir”
mesajı verirse; bu eylem bir demokratik bilinçlenme hamlesi olur.

Aksi durumda, iktidar ve kamuoyu nezdinde “ülkeyi yurt dışında itibarsızlaştırmak” suçlamasıyla karşılaşması muhtemeldir. AKP genel başkanı ilk konuşmasında bu yönde kamuoyu oluşturma amaçlı konuşmasını yaptı.

Sonuç olarak, Özgür Özel örneği; Türkiye’de muhalefetin hem içeride hem dışarıda pozitif tavrını ve demokratik Türkiye isteğini dünya kamuoyuna paylaşan içerik olsun. Konuşma dili, verdiği mesaj, “Biz ülkemizi seviyoruz, daha iyisini istiyoruz.” Olmalıdır!

www.kozanbilgi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotografların her türlü telif hakkı KozanBilgi.Net'e aittir. İçerikleri kaynak göstererek alabilirsiniz.



Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.