“Destekle” değil, insan onuruyla yaşamak…

“Destekle” değil, insan onuruyla yaşamak…

ABONE OL
Ekim 3, 2026 06:03
“Destekle” değil, insan onuruyla yaşamak…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

OKTAY EROL

“Destekle” değil, insan onuruyla yaşamak…

İnsanlar yoksullaştıkça “desteklerin” arttığı yönünde haberler düşüyor önümüze. Anımsayın, geçtiğimiz yıllarda sorumlu bakan “destek alanların” sayılarının artmasını övünç sayan açıklama yapmıştı! Yine bir kurumu anımsıyorum, “desteklerimizi her yıl üstüne koyarak artıracağız” diye açıklama yapıyordu! Okula aç giden çocukları düşünün, beslenme çantalarında ekmek arasına koyacak ürün bulamayan aileleri düşünün… Pazar sonlarının çürük meyvelerini bekleyenleri, çöplerden yiyecek, giyecek bulmaya çalışanları düşünün… “Destek” alanların sayısının artmasını bir “erdem”, bir sosyal devlet anlayışı, bir insan sevgisi saymak…

Bu anlayış neleri ardından getirdi biliyor musunuz? Haksızlığı, umursamazlığı, kazanma hırsını, küçük yatırımcıya kumpası… “Gemisini kurtaran kaplan” ya da “bal tutan parmağını yer” ya da “komşuda pişer bize de düşer!” Üç ayda, fonlardan on/ yirmi/ otuz kat vurgunlar…  Bunu yapanların “nefislerine” mal edilen eylemleri… Açlığın da, yoksulluğun da, et için uzayan kuyruğun da, “destek” sayılarının artması da bundan! Yoksulluk mu suç, aç kalmak mı suç, karnını doyurmak istemek mi suç, insan gibi yaşamak için direnmek mi suç? “Suç” ne insanaşkına? Çalmamak, haksızlığa boyun eğmemek, hak etmediğini istememek mi suç?

***

Okullar açıldığında neler yaşandı biliyorsunuz… Toplumun “hayır severleri”, kuyrukta beklettiği öğrenciler için ailelerine “destek” yaptı! Anne ya da babanın elinden tutup getirdiği çocuk, bir yandan sırasını bozmadan bekledi kuyrukta, sonra kapalı alanda ne istendiğini sorana gereksindiği ürünlerin listesi verildi! “Hayır sever” dağıttığı ürünü yalnız alanın değil, herkesin bilmesini istediği için basını çağırdı, yetmedi sosyal medya hesabından canlı yayında gösterildi, yetmedi her ürün alanın yüz çizgilerine değin sayfasında yer verdi! Ne güzel bir yaşam bu? Hem insanların yoksullaşması için alım gücünün kırptıkça kırp, hem de “destek” etkinliklerinde “büyüklüğünü” herkese göster!

Bir başka, çocuklara “yardım” yapacağı yönünde çağrı yapan bir kurum, ücretsiz yemek dağıtıyordu! Gazetede gördüm fotoğrafı… Yaşı sekiz mi, on mu bilemem; yemek servis tabağını aşçıya uzatırken deklanşöre basılmıştı! Çocuğun elinde tabak, aşçının elinde kepte… Kepçeyi tutanın başı dik/ göklerde, tabağı uzatan çocuğun bakışları anlamsız/ boşlukta… “Yaşam budur belki de, hep ben el açacağım, hep onlar kepçeleri ile olduracak” diye mi düşünüyordur acaba? Hep birileri yurttaşların doymaması için hırslarını salacaklar, hep yurttaşlar doyabilmek için kuyrukta sıra bekleyecek; öyle mi?

***

Geçenlerde Seyhan Belediyesi’nin bir çalışmasını görmüştüm… Yaş almışlara, sağlık sorunları olanlara, yemek yapma olanağı bulunmayanlara “sıcak yemek desteği” yapıyordu… Yapılan işin “özünü” sevdim aslında… Yerel yönetimlerin, sosyal belediyecilik anlayışını benimseyenlerin yurttaşın beslenmesine önem vermesini kim istemez ki? Yaşıyorlar gibi ama yaşayamıyorlar aslında; bir varlar, çokça yoklar! Ekmeği bulsalar yatağı, şeker bulsalar yakacağı bulamıyorlar; bu denli açık net!

“Keşke” sözcüğünü hiç sevmedim; burada kullanacağım, “keşke” o fotoğrafları basına servis etmeseydiniz! Basına bültenleri servis eden birimlere biraz “insan olmanın erdemini” öğretseydiniz, biraz olsun “veren el alan eli bilmemeli” onurunu işleseydiniz! Evinin kapısında yüzü gizlenmeden bekleyen adamın gülemeyen yüzünü, yine belediye çalışanının gülümseyerek uzattığı poşeti gazete sayfalarına düşürmeseydiniz! Ne yapmış oldunuz şimdi, yurttaşı sevindirmiş, coşkuya boğmuş, karnını doyurmuş mu oldunuz şimdi? Halkın dişinden/ tırnağından/ artırdıklarından topladıklarınızla, halkın onurunu yok saydınız biliyor musunuz? Batsın böyle “halkçı/ sosyal belediyecilik” anladınız mı?

***

Biliyor musunuz? Doymazlar büyüdükçe “yeni” kazanç kapıları buluyorlar! Her açılan “yeni” kazanç kapısı yurttaşı daha da yoksulluğa itiyor! Fon vurgununa ismi karışanları, çok yerden aylık alanları duyduğunuz gibi düşünmeyin; daha çok vurgun peşindeler, daha çok yerden aylık alma çabasındalar… Etinizi/ kemiğinizi verseniz de doymayacaklar, her eksilen yanınızı biraz daha küçültecekler…

Yine Yeni Parti’ye sesleniyorum… Genel Başkanına, il örgütlerine, ilçe örgütlerine… Bu yaşananları iyi görün, iyi araştırın, sakın ha halının altına süpürmeyin bunları; çünkü söz konusu olan insan, söz konusu olan halk… Yurttaşın “desteklerle” değil, çalışarak/ üreterek, insan onuruna yakışır biçimde yaşamak istediğini, buna layık olduğunu anlatın herkese…

Bilgi Paylaştıkça Çoğalır!

KozanBilgi.Net’te yer alan Yüz Binin üzerinde haber, yazı ve fotoğraflar emeğin ve yerel gazeteciliğin bir ürünüdür.
Ticari amaç olmamak üzere içeriklerimizi KozanBilgi.Net’i kaynak göstererek ve aktif bağlantı vererek sevdiklerinizle veya sitenizde gönül rahatlığıyla paylaşabilirsiniz.


Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.