" />

Sokakların Acıları, Kardeşliğin Ana Rahmidir

Sokakların Acıları, Kardeşliğin Ana Rahmidir

ABONE OL
Mart 30, 2026 10:08
Sokakların Acıları, Kardeşliğin Ana Rahmidir
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MEKİN ŞAHİN

KÜRECİK! Tam Bağımsızlık, Zorunluluk ve Kapasite

Sokakların acıları, insanları kardeş yapar. Bunu kitaplardan öğrenmedik.
Bunu bize hayat öğretti. Acı öğretti. Kayıplar öğretti.
Sessiz çığlıklar öğretti.
Bu yazıyı, içimde yıllardır düğüm olmuş kelimeleri çözmek için yazıyorum.
Dişlerimi sıkarak sustuğum, yutkundukça içimde büyüyen, geceleri uykumu bölen o gerçekleri artık saklamayacağım. Çünkü bazı suskunluklar, insanın kendi varlığına ihanettir.
Beni yolumdan çevirmek isteyenler…
Yolumun yanlışlığını bedenime vurdukları darbelerle kanıtlayacaklarını sananlar…
Bugün, dün söylediğim sözleri utangaç bir istekle tekrar etmeye çalışıyorlar.
Dün yasakladıkları kelimeler, bugün dillerinde dolaşıyor.
Dün suç dedikleri düşünceler, bugün umut diye pazarlanıyor.
Çünkü görüyorlar artık:
İnsan, özgür olmadan yaşayamaz.
Bir ülke, bağımsız olmadan onurlu olamaz.
Sevgi, emek olmadan filizlenmez.
Sevmek…
Sadece bir duygu değil; bir direnme biçimidir.
İnsan olmak, bazen bir ele tutunmak, bazen bir fikri savunmak, bazen de yalnız kalmayı göze almaktır.
Hayat onlara öğretmedi sandılar. Oysa hayat en sert öğretmendir.
Ve geç de olsa öğretir!
Sömürüye “evet” diyen, sonunda kendi hayatına “hayır” demiş olur.
Sömürenin gölgesinde büyüyen hiçbir düzen, güneşi göremez.
Biz bunu yıllar önce söyledik.
Bedelini de ödedik.
Tek başına özgür bir ağaç olmanın anlamı yoktur. Asıl mesele; bir orman gibi, kökleri birbirine sarılmış, omuz omuza duran bir yaşam kurabilmektir.
Ama işte…
Dün bu hayali kurmak bile suçtu.
Okula giderken…
Tarlada alın teri dökerken…
Mahallede komşularla ekmeğimizi bölüşürken…
Sendikalarda hak ararken…
Fabrikada üretirken…
Sevdiğimizin elini tutarken…
Bir şiir yazarken, bir hayal kurarken…
Suçladılar bizi.
Yetmedi…
Yargıladılar.
Cezalandırdılar.
Ölümü, bir korku değil, bir araç haline getirdiler.
İlmekleri boynumuza geçirdiler.
Kurşunları sokak ortasında bedenimize sıktılar.
Ve bütün bunları yaparken, kendilerine “medeniyet” dediler.
Bilgiyi sakladılar. Teknolojiyi sakladılar.
Gerçeği sakladılar.
Çünkü korkuyorlardı.
Biliyorlardı ki bilgi yayıldığında, hakikat görünür olduğunda; kurdukları sahte cennet çökecekti.
Ve şimdi o çöküşün sesleri duyuluyor.
Çünkü bilgi artık saklanamıyor.
Çünkü insanlar artık susmuyor.
Çünkü gerçek, er ya da geç yolunu buluyor.
Ve onlar…
Dün suç saydıkları her şeye bugün sarılmak istiyorlar.
Bu, onlar için acı bir itiraftır.
Ama bizim için bir doğrulanmaktır!
Biz haklıydık.
Bizim acılarımız boşuna değildi.
Bizim ölümlerimiz, karanlığa atılmış çığlıklar değildi.
Zindanlarda geçen yıllar, insanlığın hafızasına kazınmış birer izdir.
İşkencenin sıradanlaştığı günleri gördük.
Gece ile gündüzün birbirine karıştığı, insanlığın sınandığı zamanları yaşadık.
Hoparlörlerden yükselen hakaretleri duyduk.
İnsan onurunun ayaklar altına alınışını izledik.
Bir şairin dizeleriyle aşağılanmanın ne demek olduğunu yaşadık.
Ama zaman…
Zaman her şeyi yerli yerine koyar.
Yıllar geçti.
Maskeler düştü.
Gerçekler ortaya çıktı.
Kimin insan olduğu…
Kimin gerçekten bu ülkeyi sevdiği…
Kimin sadece kendi çıkarının peşinde olduğu…
Hepsi görüldü.
Siz…
Özgürlüğü tehdit sayanlar…
Bağımsızlıktan korkanlar…
Bilgiyi tehlike görenler…
Siz, bu ülkenin vicdanına karşı durdunuz.
Kurtuluş mücadelesi verenlere hain dediniz.
Ama tarih sizi değil, onları yazdı.
Onlar direnişin adı oldu.
Onlar umut oldu.
Onlar, insanlığın yüzünü ak edenler oldu.
Artık yeter.
Bırakın insanların canını yakmayı.
Bırakın Anadolu’nun yüreği sevgiyle atan insanlarını.
Bırakın işbirlikçiliği.
Bırakın başkalarının gölgesinde yaşamayı.
Çünkü bu yolun sonu yok.
Çünkü bu yol, sadece çöküş getirir.
Ülkeyi yordunuz.
Özgürlüğü zedelediniz.
Bağımsızlığı aşındırdınız.
Ve şimdi…
Kendi kurduğunuz düzenin içinde kayboluyorsunuz.
Bir kez olsun durun.
Bir kez olsun düşünün.
Bir kez olsun dinleyin.
Yurtseverlik, bir slogan değil; bir duruştur.
Ve o duruş, en zor zamanlarda belli olur.
Unutmayın: Sokakların acıları, insanları kardeş yapar.
Ve kardeşlik…
Hiçbir baskının, hiçbir korkunun, hiçbir zulmün yok edemeyeceği kadar güçlüdür.

www.kozanbilgi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotografların her türlü telif hakkı KozanBilgi.Net'e aittir. İçerikleri kaynak göstererek alabilirsiniz.



Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.