MEKİN ŞAHİN
Adana 28. Dönem Milletvekilleri!
Abdullah Doğru, Faruk Aytek, Ömer Çelik, Sunay Karamık. Muharrem Varlı, Ayşe Sibel Ersoy. Orhan Sümer, Müzeyyen Şevkin, Burhanettin Bulut, Ayhan Barut, Bilal Bilici. Sadullah Kısacık. Ayyüce Türkeş Taş. Tülay Hatimoğulları. Adana halkına sormak isterim, yukarıda isimlerini yazdığım
milletvekillerinden hangisini tanıyorsunuz? Tanıdığınız milletvekilleri dahil, tanımadıklarınız Adana sorunlarıyla ilgili çözüm projesini TBMM sunarak Türkiye gündemine taşıdı mı?
Sayın milletvekillerimizin var ise bu projeleri hangi Adana sorununa çözüm getiriyor bilginiz var mı?
Ben için de politika yaptığım CHP milletvekillerini çok iyi tanırım.
Bilal Bilici’yi tanımam.
Abdullah Doğru ve Ömer Çelik’i, Muharrem Varlı’yı, Sadullah Kısacık, Ayyüce Türkeş Taş, Tülay Hatimoğulları’nı basın üzerinden tanırım. Faruk Aytek ve Sunay Karamık’ı, Siber Ersoy’u tanımam.
Adana; Çukurova’nın üretim merkezi, Türkiye’nin tarım ve sanayi tarihinde özel bir yeri olan kenttir.
Ancak son 20–30 yılda nüfus artışı, plansız büyüme, sanayide dönüşüm eksikliği ve bölgesel göç gibi faktörler nedeniyle bazı alanlarda ciddi sıkışmalar yaşamaktadır.
Sorunları başlık başlık, mevcut eğilimler üzerinden değerlendirelim:
Türkiye’nin en verimli ovalarından biri. Pamuk, narenciye, mısır, buğday, sebze üretiminde güçlü.
Ancak, girdi maliyetleri (mazot, gübre, ilaç) çok yüksek. Küçük üretici borçlu. Sulama altyapısı modernizasyon ihtiyacı içinde. Tarım arazileri imara açılma baskısı altında.
Tarım her geçen yıl yapısal gücünü kaybediyor. Tarım yapılan köyler ve kırsal eski cazibesini kaybetti.
Ciddi risk var.
Üretim gücü sürüyor ama çiftçi memnun değil. Genç nüfus tarımdan uzaklaşıyor.
Sanayi 1980 öncesi gücünün çok gerisinde. Sanayileşmede 1980 öncesi Türkiye sanayinin önemli bir kentiyken, bu gün o gücünü kaybetmiş sınırlı, ürün deseni sınırlı bir sanayi üretimi var.
Sanayinin bu duruma gelmesinde tarımın gücünü kaybetmesi, sanayinin de tarımı destekleyen gıda ve tekstil, hayvancılık, yem sanayi dışına kaymış olması önemli rol oynamaktadır.
Hacı Sabancı OSB Türkiye’nin büyük sanayi bölgelerinden. Tekstil, gıda, plastik, kimya, enerji öne çıkıyor.
Ceyhan enerji koridoru stratejik avantaj.
Katma değeri yüksek üretim az.
Teknoloji yatırımı sınırlı.
Beyin göçü var.
Sanayide nitelikli eleman açığı büyüyor.
Kritik eşikte değil ama sıçrama yapamıyor. Orta gelir tuzağına benzer bir durumda yalpalıyor duruyor.
Adana kent olarak eğitim seviyesi ileri düzeyde. Ancak eğitim kurumları; ilk okuldan başlayarak, ortaokul, lise ve üniversiteleri nitelikli eğitimden sürekli uzaklaşıyor.
Meslek liseleri hedefinden uzaklaşmış ve bir diploma fabrikasına dönmüş.
Çukurova üniversitesi; araştırma ve yeni teknoloji ve bitki üretimi konusunda özelliğini yitirmiş durumda. Çukurova tarımına, sanayine, nitelikli iş gücüne, teknoloji üretimine hiçbir desteği yok.
Çukurova Üniversitesi köklü üniversite.
Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi yeni ve gelişmekte. Mesleki eğitim altyapısı var ama sanayiyle entegrasyon zayıf.
Akademik kalite dalgalı. Öğrenci göçü (İstanbul-Ankara-İzmir’e). İş garantili eğitim modeli eksik.
Böyle devam ederse; Adana meslek liselerinde olduğu gibi üniversitelerde sıradanlaşarak, önemsizleşecek. Alarm değil ama gerileme riski var.
Adana 1980 öncesi; Balcalı hastanesi, Göğüs hastanesi, SSK hastanesi ve iki adet özle sektör hastanesiyle daha başarılı hizmet veriyordu. Çünkü devlet eğitime ve sağlığa önemi her şeyin üstünde görüyordu. Bu anlayış devleti kim yönetirse yönetsin fark etmiyordu. Teknoloji bugünkü kadar gelişmemişti, Doktor ve hemşire açığı çoktu. Ama hedef insan mantığı etkiliydi. Ticari mantık yerine sosyal devlet etkisi yüksekti. Okulların tümünde, ailede, çevre koşullarında sağlıklı düşünme, sağlıklı ilişki, sağlıklı üretim ahlaki sorun görülür; birey ona göre yetiştirilirdi.
Türkiye’de olduğu gibi Adana bu özelliğini yitirdi. Ayrıca hasta tedavi kurumları sıradanlaştı. Her şey özel sektöre devredildi. Paralı sağlık dönemi başladı. Herkes parası kadar sağlık hizmeti alacak seviyeye getirildi.
Balcalı eski gücünü ve konumunu kaybetti. SSK hastanesi, Göğüs hastanesi parçalandı ya da zayıf halkalar halinde başka hastaneler taşındı. Açılan şehir Hastanesi büyük kapasite sağladı ama çok yetersiz kalıyor. Acil servisine tedaviye gelen hasta poliklinik yoğun bakım servisinde yatak vb. yetersizlik nedeniyle rast gele hastanelere sevk ediliyor.
Randevu yoğunluğu. Sağlık personeli yükü. Balcalı’nın dönemsel finansman sorunları. Hizmet var ama sistem yorgun.
Kent yaşamı evden işe, işten eve gidilen sınırlı yaşamın olduğu yerleşke değildir. İnsanın doğayla bütün olacağı, yaşamını her kesitinden haz duyacağı, yaşayanlar arasında ki bağın güçlenerek İMC algısının yaşatılacağı yerleşkedir. Bu yüzden ulaşım, yeşil alan, can güvenliği, istihdam sağlayan üretim araçlarının bütünlüğü, sağlık ve eğitim hizmetinin fiziki koşulları, yeterli olması ve nitelikli personelle hizmet verilmesi zorunlu kenttir. Spor başta olmak üzere her yaşta aktivitenin verildiği, sanatsal gelişime açık, sosyal yaşam donatıları güçlü ve yeterli olan yerleşkedir.
Adana 2 milyona nüfusu aşan bir kent. Sanayi ve tarımda ki gücü nedeniyle kent merkezine çok göç aldı. Plansız yapılaşma, tüm merkez ilçelerde ağırlıklı varoş mahallelere sahip.
Deprem riski ciddi.
Sel ve altyapı sorunları tehlike çanlarını sallıyor.
Kentsel dönüşüm yok denecek kadar yavaş.
Sosyo-ekonomik mahalle ayrışması, göç kaynaklı nüfus baskısı altında sürekli körükleniyor. Mafyatik ilişkiler, uyuşturucu ve her tür kanun dışı faaliyet korkusuzca yoluna devam ediyor. Evet, bu alanda alarm seviyesi yüksek.
Adana’nın en ciddi sorunlarından biri ulaşım. Büyük nazım planı olmadığından, uzun yıları içine alan ulaşım planı yok. Çevre yolu yok. Osmaniye istikametinden gelen D-400 karayolu artık Adana’yı taşımıyor. Ara geçiş yolu sadece otobana endeksli. Metro hattı sınırlı. Toplu taşıma yetersiz kalabiliyor. Karayolu bağımlılığı yüksek. Seyhan ve Ceyhan ırmağından faydalanmıyor. Deniz Trafiği yok. Eski ve yeni baraj göllerinde vapur ulaşımı yok. Kısaca acil çözüm bekleyen ulaşım sorunu var.
Genişleme yapılmazsa ileride ciddi sıkışma olur.
Kültürel etkinlik potansiyeli yüksek. Festival, gastronomi, spor kültürü güçlü. Ancak gençler büyük şehirlere göç ediyor. Kent enerjisi var ama ekonomik zemin zayıflayınca sosyal dinamizm düşüyor.
Sendikalaşma geçmişte güçlüydü (tekstil, sanayi). Günümüzde sivil toplum var ama etkisi sınırlı.
Meslek odaları aktif ancak karar mekanizmalarına etkileri sınırlı.
Genç işsizliği yüksek. Mevsimlik tarım işçiliği yaygın. Nitelikli genç göçü sürüyor. Bu başlık en ciddi risk alanlarından biri.
Adana; Tarımda güçlü ama kırılgan, sanayide büyük ama sıçrayamayan, eğitimde potansiyelli ama rekabetçi değil. Kentleşmede riskli, İşsizlikte zorlanan ve oranı yüksek, Sosyal enerjisi yüksek ama ekonomik baskı altında bir şehir.
Tam anlamıyla çöküş başlamış. Ama uzun vadeli yapısal reform yapılmazsa 10–15 yıl içinde ciddi gerileme riski var. Adana şu an: “Potansiyeli büyük ama yönetim, planlama ve üretim modelinde yenilenmeye ihtiyaç duyan bir şehir.” Şimdi soruyorum! Sayın Adana vekillerim yukarıda altını başlıklarla çizdiğim hangi sorunla ilgili çözüm projeniz var?