Her gün beş vakit namaz kılmak bazı insanlara ağır gelebilir. Ancak namazın bıkkınlık verdiğini söyleyen düşünce, insanın hakiki ruhundan değil, şeytanın etkisindeki nefsinden kaynaklanır. Bediüzzaman Said Nursi’nin Risale-i Nur külliyatındaki (21. Söz) hakikatlerden istifade edilerek hazırlanan bu adımlarda, nefsin bıkkınlık usulüne karşı verilen beş temel cevap özetlenmiştir.
Nefis, ibadetleri ağır göstererek insanı gevşekliğe sürüklemek ister. Buna karşı nefse şu hakikatler hatırlatılmalıdır:
| Nefsin İkazı | Hakikat ve Cevap |
| 1. İkaz: Ömrün Sınırı | Ömrün sonsuz değildir. Sana bıkkınlık veren, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşama hissidir. Yarına çıkacağına dair senedin yokken sonsuz mutluluğu kazandıracak ibadeti ertelemek akıl karı değildir. |
| 2. İkaz: İhtiyaç Benzerliği | Her gün yemek yemek, su içmek ve hava solumak insana bıkkınlık vermez; aksine lezzet verir. Bedenin gıdaya ihtiyacı olduğu gibi, kalbin ve ruhun gıdası da namazdır. |
| 3. İkaz: Sabır Gücü | Allah’ın verdiği sabır kuvvetini geçmişe veya geleceğe dağıtmayıp “bugüne” odaklarsan, o sabır gücü her türlü ibadeti eda etmeye fazlasıyla yeter. |
| 4. İkaz: Büyük Mükafat | Fani dünyada küçük bir menfaat için saatlerce çalışan insan; sonsuz cenneti vaad eden ve azabından sakındıran Cenâb-ı Hakk’ın çağrısına bıkkınlıkla cevap veremez. |
| 5. İkaz: Rızık ve Dünya Telaşı | “Geçim derdi yüzünden vakit bulamıyorum” bahanesi asılsızdır. Yüz lira yevmiye için milyonluk hazineyi kazmaktan vazgeçilmez. Namaz, dünyevi rızkın da bereket vesilesidir. |
Dünyadayken Rabbine secde etmekten kaçınanlar, ahirette büyük bir pişmanlıkla karşılaşacaklardır. Kur’an-ı Kerim’de bu durum şöyle haber verilir:
“O gün baldırlar açılır (dehşet saçılır) ve secdeye davet edilirler; fakat güç yetiremezler. Gözleri korkudan yere düşmüş, kendilerini zillet kaplamıştır. Oysa onlar sapasağlam iken secdeye davet olunuyorlardı.” (Kalem Sûresi, 42-43)
Namazda süreklilik kazanmak ve nefsin tuzaklarından korunmak için Hazret-i İbrahim (a.s.)’ın Kur’an’da geçen şu duası sürekli tekrar edilmelidir:
Rabbic'alnî mukîmes-salâti ve min zurriyyetî, Rabbenâ ve tekabbel duâ'.
“Rabbim! Beni namazda sürekli kıl, soyumdan gelenleri de. Rabbimiz, duamı kabul buyur.” (İbrâhîm Sûresi, 40)