Allah’ın emir ve rızasına uygun olarak ifa edilen her amelin katında bir karşılığı vardır. İmandan sonra en büyük farz ve ibadetlerin kökeni olan beş vakit namaz, kişiyi günde beş defa Yaratıcısının huzuruna taşıyan en faziletli ameldir.
Namaz kılma niyetiyle uykudan uyanıp abdest almaya başlamaktan itibaren atılan her adım, dökülen her su damlası küçük günahların bağışlanmasına vesile olur.
Beş vakit namazı düzenli kılan bir mümin her gün tam 40 rekat namaz eda eder. Bu 40 rekatlık ibadetin bedensel rükünleri ve anlamı şöyledir:
40 Kıyam: Allah’ın huzurunda tazimle ayakta durma.
40 Rükû: Allah’ın azameti karşısında saygıyla eğilme.
80 Secde: Nefsi sıfırlayarak Allah’a en yakın an olan yere kapanma.
21 Kâ’de (Oturuş): Rabbin lütuf kapısında kulluk tehiyyelerini sunma.
“Secde et ve yakın ol!” (Alak Sûresi, 19)
Namaz dışında okunan Kur’an-ı Kerim’in her bir harfine 10 sevap verilirken, namaz içerisinde kıraat farz olduğu için bu sevaplar katlanarak yazılır:
| Kıraat/Okuma Şekli | Harf Başına Yazılan Sevap | Silinen Günah |
| Namaz Dışında Okuma | 10 Sevap | – |
| Oturarak Namaz Kılarken Okuma | 50 Sevap | 50 Günah |
| Ayakta Namaz Kılarken Okuma (Kıyam) | 100 Sevap | 100 Günah |
Gündelik beş vakit namazda yapılan zikir ve tesbihlerin niceliksel dağılımı şu şekildedir:
Göklerdeki meleklerin, dağların ve taşların yaptığı tesbihat halkasına namaz kılarak dahil olan mümin, yalnız dünyadaki değil kabirdeki ve mahşerdeki din kardeşlerinin de dualarından nasibini alır. Namazın ardından yapılan 33’erli tesbihat ve okunan Âyetü’l-Kürsî ise deniz köpüğü kadar günahların silinmesine ve cennet kapılarının açılmasına vesile olan büyük bir yan gelirdir.