Günde beş vakit namaz kılmak, nefsi ikna etmeyi gerektiren büyük bir ibadettir. Ancak namaza başladıktan sonra müminin karşısına çıkan en büyük imtihan namazda huşu problemidir. Huşu; Allah’a karşı derin bir saygı, tazim, korku ve dikkati kalpte hissetmektir.
Nefis ve şeytan, kulun namazdaki manevi hazzını elinden almak için sürekli vesvese verir. Çünkü huşusuz kılınan namaz, farz borcunu düşürse de kulun alacağı manevi sevabı ve ruhani terakkiyi kısıtlar.
Nefsin İtirazı ve Şeytanın Vesveseleri: Şeytan, namaz anında adeta özel bir mesai harcayarak insanın zayıf yönlerinden, zihinsel karmaşalarından ve zaaflarından faydalanıp vesvese oklarını fırlatır.
Gaflet ve Bilinçsizlik: Okunan dua ve surelerin anlamını bilmeden, sadece bedensel hareketlerle kılınan namazlarda zihin kolayca başka alanlara kayar.
Dış Dünyayla İlişkiyi Kesememek: Günlük koşturmacayı ve meşgaleleri namazın hemen öncesinde zihinden tahliye edememek.
Namazda huşuyu yakalamak ömür boyu sürecek bir gayrettir. İmam-ı Gazali ve İslam alimlerinin tavsiyeleri doğrultusunda huşuyu artıracak temel yöntemler şunlardır:
| Mesele | Manevi ve Fıkhi Karşılığı |
| Gafletle Kılınan Namaz | Farz borcu kalkar (iadesi gerekmez) ancak manevi sevabından mahrum kalınır. Namaz sonrasında istiğfar edilmelidir. |
| Namazda İdeal Gayret | Sürekli namazla ilgili eserler okumak, eksikleri saptamak ve Toplam Kalite anlayışıyla ibadeti iyileştirmeye çalışmak esastır. |
| Beden Sükûneti | Namaz dışı gereksiz hareketlerden (üst baş düzeltme, kaşınma vb.) kaçınmak huşunun zahiri şartıdır. |
Namaz, müminin gözünün nuru ve dünyadaki en büyük sermayesidir. Nefis ölene kadar itiraz etmeye, şeytan ise vesvese vermeye devam edecektir. Önemli olan, pes etmeden her namazda “Muhakkak ki namazlarında huşua eren müminler kurtuluşa ermişlerdir” (Mü’minûn, 1-2) müjdesine erişebilmek için samimiyetle gayret göstermektir.