Gerek tabii afetler gerekse insanı dehşete düşüren sıra dışı olaylar karşısında Yaratıcıya yönelmek, İslam akaidinde hem kalbi sükûna erdiren hem de İlahi rahmeti celbeden en mühim manevi sığınaktır. Hicretin 5. yılında Medine-i Münevvere’de yaşanan sarsıntı sonrası Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ümmetini Allah’ın rızasına ve af dilemeye davet etmiştir.
İslam fıkhında deprem namazının eda ediliş usulü ve hükmü hakkında fakihlerin görüşleri şu şekildedir:
| Mezhep | Hüküm | Kılınış Şekli |
| Hanefî Mezhebi | Müstahab | Bireysel (münferid) olarak, normal 2 rekatlık nafile namaz gibi kılınır. |
| Şâfiî Mezhebi | Sünnet / Müstahab | Şiddetli korku devam ediyorsa tek başına veya cemaatle eda edilir. |
| Hanbelî Mezhebi | Sünnet | İbn-i Abbas (r.a.) uygulaması esas alınarak her rekatta 3 rükû ve 2 secde ile kılınabilir. |
Toplumumuzda yaygın kılınan 2 rekatlık deprem namazı şu adımlarla eda edilir:
İstifgar Etmek: Tövbe ve istiğfar ile İlahi korumaya sığınmak.
Sadaka Vermek: Sadaka, muhtemel bela ve musibetlerin def’ine en büyük vesiledir.
Dua ve Zikir: Yâ Latîf ve Yâ Hafîz esmaları ile Allah’ın lütuf ve muhafazasını niyaz etmek.