Okul dönemlerinde alınan kötü karneler ya da düşük notlar, aileler ile çocuklar arasında ciddi krizlere yol açabilmektedir. Uzmanlar, başarısızlık karşısında cezalandırma yolunu seçen ailelerin çocukları üzerinde yarattığı ağır baskıya dikkat çekerek, bu durumun çocukları intihar gibi geri dönülemez yollara bile sürükleyebileceği konusunda çok ciddi uyarılarda bulunuyor.
Psikolog Ferahim Yeşilyurt, kötü karne getirmenin kesinlikle düşük zekâ göstergesi olmadığını belirterek, okul başarısında en az çocuk kadar ailelerin de sorumluluk taşıdığını vurguluyor.
Çocuğun derslerinde başarısız olmasını sadece “çalışmamasına” ya da zekâ düzeyine bağlamak büyük bir yanılgıdır. Eğer çocuğunuz beklenen başarıyı gösteremiyorsa, öncelikle şu dört temel faktörün analiz edilmesi gerekir:
Çalışma Alışkanlıklarının Kazanılmaması: Çocuğun nasıl verimli çalışacağını bilmemesi, zaman yönetimi yapamaması.
Uygun Olmayan Ev Ortamı: Evde televizyon, gürültü veya dikkat dağıtıcı unsurların bulunması; çocuğa özel, sessiz bir çalışma alanının sunulmaması.
Sorumluluk Duygusunun Yerleşmemiş Olması: Çocuğun ödev ve ders sorumluluğunu kendi üzerine almak yerine sürekli bir yetişkinin zorlamasına ihtiyaç duyması.
Yoğun Duygusal Sorunlar: Aile içi huzursuzluklar, arkadaş ilişkilerindeki problemler veya gelecek kaygısı gibi zihni meşgul eden psikolojik etkenler.
Unutmayın: Karne, çocuğun tüm performansını ya da gelecekteki yaşam başarısını yansıtmaz. Notları çok yüksek bir çocuğun hayatta kesinlikle çok başarılı olacağını söyleyemeyeceğimiz gibi, tersi de geçerlidir. Her çocuğun başarılı olabileceği özel yönleri vardır ve bunları açığa çıkarmak ebeveynlerin temel görevidir.
Çocukların derslerdeki başarı veya başarısızlıklarını aileleriyle korkmadan, dürüstçe paylaşabilmeleri gerekir. Ailelerin takınması gereken dengeli tutum şu şekildedir:
Aşırı Cezadan Kaçının: Kötü notlar karşısında uygulanan katı ve kırıcı cezalar, çocukta değersizlik hissi yaratır. Çocuk, ailesinin kendisini sadece “başarılı olduğunda” seveceğini düşünürse; yalan söyleme, notları gizleme veya evrakta sahtecilik gibi dürüst olmayan yollara başvurabilir.
Ödüllendirmede Aşırıya Kaçmayın: Sadece sınıfı geçti diye çocuğu çok büyük, lüks maddi ödüllere boğmak ders çalışmayı sadece “çıkar ilişkisine” dönüştürür.
Koşulsuz Sevgi Gösterin: Çocuğun ailesi tarafından olduğu gibi kabul edildiğini hissetmesi, onun özgüvenini ve gelecekteki çalışma motivasyonunu doğrudan artırır.
Dönem sonunda alınan karne sadece çocuğun değil; aynı zamanda anne-babanın ve eğitim sisteminin de karne notudur. Başarı grafiğini yükseltmek isteyen ebeveynlerin, çocuklarını yargılamadan önce kendilerine şu kritik soruları sorması gerekir:
Bu soruların ışığında anne ve baba öncelikle kendi arasında durum değerlendirmesi yapmalıdır. Ardından, çocukla suçlayıcı olmayan, sakin bir dille düşük notların nedenleri konuşulmalıdır.
Eğer aile içindeki iletişim sağlıklı ve güçlü bağlara dayanıyorsa, çocuk bu tabloda kendi payına düşen sorumluluğu kendiliğinden fark edecek ve bir sonraki dönem daha fazla çaba gösterecektir. En önemlisi de karne notlarının telafisinin her zaman mümkün olduğu çocuğa hissettirilmelidir.