TÜRKEŞ MANGA
KozanBilgi.Net İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Yıl 2010. Şırnak’ın dağlarında, Sessiz Tepe adı verilen bir bölgede görev yapan 12 kişilik bir tim vardı. Tim komutanı, Kozanlı Üsteğmen Cemil Yıldız idi. Sessizdi, ama gözleri hep tetikteydi. Birliğin en genç askeri ise Gaziantepli Onbaşı Harun’du. İlk göreviydi, ama yüreği babasının anlattığı Çanakkale destanıyla doluydu.
İstihbarat gelmişti: Sessiz Tepe’ye sızma girişimi olabilirdi. Cemil Yıldız, “Bu gece vatan sessiz olmayacak,” dedi. Tim, gece 02.00’de mevzi aldı. Sis çökmüştü, görüş zayıftı. Bir anda, dağın yamacından silah sesleri yükseldi. Teröristler pusudaydı.
Cemil, telsizle emir verdi:
— Dağ bizimdir, geri çekilmek yok! Harun, ilk kurşunu sıktı. Yanındaki arkadaşını korumak için kendini siper etti. Bir kurşun kolunu sıyırdı ama geri adım atmadı.
— Komutanım, Kozanlılar geri dönmez!
Çatışma 45 dakika sürdü. Tim, koordineli savunmayla teröristleri püskürttü. Cemil Yıldız, son mermisini sıktığında, “Vatan sağ olsun!” diye bağırdı. O gece, Sessiz Tepe sessizliğini bozdu; çünkü halkın sesi oradaydı.
Çatışma sonrası, yaralı bir asker kan kaybediyordu. Harun, kendi gömleğini yırtıp turnike yaptı. Komutanı ona baktı:
— Harun, sen bu gece sadece savaşmadın, yaşattın.
Harun cevap verdi:
— Komutanım, bizde kahramanlık sadece kurşunla değil, merhametle olur.
Operasyon sonrası, Cemil Yıldız birliğin defterine şunu yazdı:
“Bu gece Sessiz Tepe’de halkın sesi vardı. Harun’un cesareti, Kozan’ın direnci, Anadolu’nun duası… Biz burada sadece vatanı savunmadık, insanlığı da koruduk. Eğer bir gün bu dağ unutulursa, halk hatırlatsın: Sessiz Tepe, Mehmetçik’in kalbidir.”