Yazan: TÜRKEŞ MANGA
KozanBilgi.Net İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Yıl 2001. Gaziköy’ün en sessiz genci olan Mustafa Karataş, askere gitmeden önce annesi ona bir çift yün çorap örmüştü. “Oğlum,” demişti, “Bu çorap seni soğuktan korur, ama yüreğin seni insanlıktan.” Mustafa, bu sözü hiç unutmadı.
Acemi birliğini Erzincan’da yaptı. Sessizdi, ama gözleri konuşuyordu. Usta birliğinde Şırnak’a gönderildi. Dağ nöbetlerinde, karın ortasında, herkesin morali bozulurken Mustafa hep bir şeyler yapardı: kimi zaman arkadaşının botunu tamir eder, kimi zaman nöbet dönüşü çay demleyip herkese dağıtırdı.
Bir gece, sınır hattında devriye sırasında bir asker düşüp ayağını burktu. Telsiz çekmiyordu, hava -15 dereceydi. Herkes panik içindeydi. Mustafa, hiç düşünmeden arkadaşını sırtladı. Kilometrelerce karın içinde yürüdü. Ayakları donmuştu, nefesi kesilmişti. Ama bir şey vardı cebinde: annesinin ördüğü çorap.
Yaralı askerin ayaklarına o çorabı giydirdi. “Bu Kozan’ın duasıdır,” dedi. O gece, hem arkadaşını kurtardı hem birliğin kahramanı oldu. Komutan sabah içtimasında şöyle dedi:
“Mustafa, sen sadece bir asker değil, bir vicdan taşıyıcısısın. Senin yüreğin bu dağdan büyük.”
Mustafa terhis olurken bir not bıraktı nöbet kulübesine:
“Ben bu vatana bir çift çorapla geldim, ama halkın duasıyla döndüm. Yardım etmek, emirle değil, yürekle olur. Eğer bir gün bir asker üşürse, ona Kozan’dan bir çorap gönderin. Çünkü bizde yardım, kahramanlıktır.”