TÜRKEŞ MANGA
KozanBilgi.Net İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Yıl 2005. Kozan’ın bağlarında büyüyen Serdar, askere gitmeden önce sevdiği kıza bir mektup bırakmıştı. Kızın adı Zeynep’ti. Mektupta şöyle yazıyordu:
“Zeynebim, ben vatan nöbetine gidiyorum. Eğer dönersem, seni ömrümce seveceğim. Dönemezsem, seni sonsuzluğa emanet ettim. Çünkü aşk da vatan gibi; uğruna ölünce anlam kazanır.”
Serdar, acemi birliğini Manisa’da yaptı. Usta birliğinde Hakkâri’ye gönderildi. Her nöbetten önce cebinden Zeynep’in mektubunu çıkarır, okur, sonra dua ederdi. Arkadaşları ona “Mektupçu” derdi. Ama o, “Benim mektubumda hem sevda var hem yemin,” derdi.
Bir gün, sınır hattında çatışma çıktı. Serdar, en önde mevzi aldı. Yanındaki asker vurulduğunda, hiç düşünmeden ateş hattına girdi, arkadaşını sırtladı. Kurşunlar yağarken, cebinden mektup düştü. Serdar onu yerden aldı, göğsüne bastı.
Komutan bağırdı:
— Serdar, geri çekil!
Serdar cevap verdi:
— Komutanım, bu mektupta bir yemin var. Geri çekilirsem, hem vatanı hem aşkı yarım bırakırım.
Çatışma başarıyla sonuçlandı. Serdar, hem arkadaşını kurtardı hem birliğin kahramanı oldu.
Komutan ona sarıldı:
— Senin sevdan, bu dağdan büyükmüş evlat.
Serdar terhis olurken Zeynep’e bir mektup daha yazdı:
“Zeynebim, ben döndüm. Ama artık sadece senin değil, halkın da evladıyım. Çünkü bu yolda bir mektup, bir mermi ve bir yemin vardı. Seni sevdiğim gibi vatanı da sevdim. Eğer bir gün çocuklarımız olursa, onlara anlat: Aşk, korkmadan sevmektir. Vatan, korkmadan yaşamaktır.”