TÜRKEŞ MANGA
KozanBilgi.Net İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Bir ülkede yaşamak, sadece nefes almakla sınırlı değil. Yaşamak; çocuk okutmak, sofraya sıcak yemek koymak, geleceğe dair bir hayal kurabilmek demek. Ama bizde artık hayal kurmak bile lüks oldu. Çünkü bu millet, sabah kahvaltısındaki zeytinden akşamki elektrik faturasına kadar her şeyin vergisini ödüyor.
Vergi yükü sırtımızda bir dağ gibi. KDV, ÖTV, MTV, gelir vergisi, damga vergisi, çevre vergisi… Saymakla bitmiyor. Üstelik bu vergiler, adaletli bir dağılım göstermiyor. Asgari ücretle geçinen bir vatandaşla, milyonlar kazanan bir holding aynı oranda tüketim vergisi ödüyor. Bu nasıl adalet?
Ucuzluk artık nostaljik bir kelime. Markete girdiğimizde fiyat etiketleriyle göz göze gelmek cesaret istiyor. Bir kilo domatesin fiyatı, bir saatlik asgari ücretle yarışıyor. Çocuklara meyve alırken bile hesap kitap yapıyoruz. Eskiden “ucuzluk pazarı” vardı, şimdi “ucuzluk hayali” var.
Milletin sabrı sınanıyor. Bu halk, pandemi gördü, deprem gördü, enflasyonla boğuştu. Ama hâlâ ayakta. Çünkü Türk milleti dayanıklıdır. Fakat dayanıklılık sonsuz değildir. İnsanlar artık sadece geçinmeye değil, yaşamak istiyor. Onurlu, huzurlu, umutlu bir yaşam.
Siyaset, halkın sesini duymalı. Vergi politikaları, sadece bütçe açığını kapatmak için değil; halkın refahını gözetmek için yapılmalı. Ekonomik kararlar, sofradaki ekmeği küçültmemeli. Çünkü küçülen ekmek, büyüyen öfke demektir.
Bu yazı, bir isyan değil; bir çağrıdır. Bir milletin yükünü hafifletmek için, vicdanlı bir yönetim anlayışına davettir. Çünkü bu topraklarda yaşayan her birey, sadece vergi mükellefi değil; aynı zamanda umut taşıyıcısıdır.