İBRAHİM FAİK BAYAV
FACEBOOK’ta Prof. Atilla Yayla’nın yazısını gördüğümde, başlığındaki ”Doğrular ve Yanlışlar” ifadesi dikkatimi çekti. Çünkü, her vatandaşın doğruları ve yanlışları bilmesi gerekir. Yazıyı okuyorum ve ‘doğru’ ile ‘yanlış’ nasıl anlatılıyor anlamaya çalışıyorum. Beraber bakalım:
1- ”Terörsüz Türkiye’de işler ilerliyor”..
Atilla Hoca ”ilerliyor” diyorsa, doğrudur… ilerliyordur. Sadece müsbet yönde mi menfi yönde mi, o belli değil.
2- ”Ancak, süreçten rahatsız olanlar, süreci sabote etme çalışmasına devam ediyor”.
Siyaset arenasında bir süreç var ise, ve arena oyuncuları kutuplaşmış ise… Bir kutbun mensupları diğerinin yaptığını kendisinin aleyhine olacak sanır. Rahatsız olunmaması için, sürecin açık ve net biçimde ülkeye duyurulması gerekir. Atilla Hoca’nın bu yazısında sürecin açık ve net olduğuna ilişkin ifade yok.
3- Atilla Hoca, AKP-DEM ilişkisi önemsenirken CHP-DEM ilişkisinin ‘hain’ tanımlanmasına itiraz edenlere itiraz edip şunu diyor: ”Bu eleştiride ciddiyet ve tek bir doğru taraf yok ne yazık ki”. Yani, Atilla Hoca, CHP-DEM ilişkisinin AKP-DEM ilişkisiyle mukayese edilmesi ‘yanlış’ demek istiyor. Hadi, oku da şaşırma!..
Belki de Atilla Hoca’nın dediği gibidir. ”Bunu (bu itirazı) yapanlar ne alandaki durumdan ne de değerlendirmede baş vurulması gereken ilkelerden haberdar” diyerek, sürecin açık ve net yürütülmediğini de belli etmiş oluyor.
Benim fikrim: Açık ve net olmayan süreç, Türkiye’yi terörsüz Türkiye’ye değil, başka çeşit Türkiye’ye götürür.
4- Atilla Hoca ”Demokrasilerde teröre yer olamaz” diyor.
Vecize değerinde bir söz!.. Doğrunun doğrusu!..
Türkiye’de kırk yıldır terörden şikayet edildiğine göre, demokrasi nereye saklanmıştı? Hele, AK PARTİ’liler 23 yıldır nasıl saltanat sürebilmişlerdi? Şimdi ‘Terörsüz Türkiye” yaygarasıyla Türkiye’ye demokrasi sisteminin getirilmesi mi amaçlanıyor? İnanalım mı yani?
5- ” Hiçbir demokraside terör örgütleri hoş görülmez ve terör örgütleriyle iş yapan partilere de müsaade edilmez”.
Atilla Hoca’nın bu lafını vallahi çok sevdim. Doğru söz bu kadar açık ve net belirtilir.
Türkiye’ye henüz demokrasi gelmediğine göre… Ya da Erdoğan tepede oldukça gelmeyeceğine göre,.. AKP’lilerin ve MHP’lilerin terörcülerle ‘süreç’ adındaki işbirliği günahtan muaf sayılacak demektir. Cehennemin kapıları millete açılsa da zararı yok. Öyle değil mi Sayın Yayla?!..
Doğru ve yanlış belirtmeye çalışan Atilla Yayla Hoca şunu diyor:
6- ”DEM çok yakın bir tarihe kadar kendisini PKK’nın siyasi kolu olarak konumlandırmaktaydı. Türkiye demokrasisi buna rağmen ona tahammül gösterdi ve kapatma yoluna gitmedi”.
Bu bilgilendirme doğru mu yanlış mı?..
5 nolu şıkta, Atilla Hoca’nın -doğrunun doğrusu olan- hükmü belirtilmişti: Terör örgütleri hoş görülmez; terör örgütleriyle iş yapan partilere de müsamaha edilmez. Bu ifade, ülkeye zararlıdır, tepesinden vurulup dağıtılır, anlamını verir. AK PARTİ, terörün siyasi kolu olan partiye tahammül gösterdiyse, ülke içinde sinsi bir oyun oynuyor demektir. Ha!.. Sahi!.. Unuttum!.. Demokrasilerde idi Atilla Hoca’nın bu dediği!.. Atilla Hoca, AK PARTİ’nin iktidarı süresinde Türkiye’de demokrasi olmadığını sonrası satırlarında belli edecek.
Atilla Yayla Hoca AKP, CHP ve DEM hakkında şunu diyor:
7- ”Yani Cumhur İttifakı ile DEM arasındaki iş birliği, hem demokratik açıdan meşru hem de memleketin hayrına. Çünkü CHP’nin yaptığı gibi dolaylı olarak terör örgütüyle iş birliği yapmak anlamına gelmiyor”.
TBMM çatısı altında bir araya geldiklerine ve milletin hazinesinden hem partilere, hem partilerin vekillerine yüzbinlerce lira ödendiğine göre, AKP’liler ile DEM’liler elbette ki parti kazanımları için işbirliği yapacaklardır. Demokrasi yok… Ama işbirliği demokratik oluyor. Sevsinler!..
Sevecekler galiba!.. Atilla Hoca bakınız son olarak ne diyor:
8- ”Bu satırların yazarı yıllar önce ülkenin daha demokratik hâle gelmesi yolundaki umudunu AK Parti ile DEM geleneği arasındaki muhtemel iş birliğine bağlamıştı”.
Bunu da öğrendik: Demokrasi olmadan daha demokratik hale gelmek için çabalanıyormuş!..
Atilla Yayla Hoca, umudunu, neden mi bu muhtemel işbirliğine bağlamış?.. Kendisi cevaplıyor:
9- ”Her iki cenah da, mesela Kemalizm’e karşıydı. Birlikte hareket etmeleri ülkenin ve demokrasinin önünü açardı. Ne yazık ki bu bir hayal olarak kaldı”.
Şu an durum ne mi?..
AK PARTİ’nin yirmi üç yıllık hak hukuk bilmezliği, milleti canından bezdirip Kemalizm’i ister hale getirdi.
NOT: Merak edenler Atilla Yayla’nın 25 Temmuz 2025 tarihli Türkiye gazetesindeki yazısına bakabilirler.
İbrahim Faik Bayav
(25.07.2025 16:05)