Fetih Suresi 4 ve 5: Müminler Cennete Kavuşur. Allah’ın Ordusu Nerededir? 

Fetih Suresi 4 ve 5: Müminler Cennete Kavuşur. Allah’ın Ordusu Nerededir? 

ABONE OL
Kasım 6, 2026 13:12
Fetih Suresi 4 ve 5: Müminler Cennete Kavuşur. Allah’ın Ordusu Nerededir? 
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İBRAHİM FAİK BAYAV

Fetih Suresi 4 ve 5: Müminler Cennete Kavuşur. Allah’ın Ordusu Nerededir?

Önceki ayetlerde belirtildiğine göre, Hazreti Muhammed’e ”kararlaştırılmış fethin” müjdesi verildi; Hazreti Muhammed de müjdeyi çevresine duyurdu. Fetih Suresi’nin gelişiyle, Hazreti Muhammed’in (Mekke’deki zulmü sonlandırma)  davasının hariçteki toplumlara doğru yayılacağı anlaşılmış oldu. Lakin, kapışma ve çarpışma olayının meydana geleceği de fark edilmiştir. Müslüman olmuş kişilerde tedirginlik başlamış mıdır? Sonraki ayete bakalım:

Fetih Suresi dördüncü ayet: BİRİNCİ CÜMLE: ”Hüve ellezi enzele es-sekinete fi kulübi’l-müminine”. Bu ifade şunu diyor: O zat (Allah), sekineti müminlerin kalbine indirdi.

Medine halkına bu haber verildiğine göre, fetihin, ölüme, yaralanmaya ve sakatlanmaya sebep olacağını Müslümanlar hissetmiştir. Hazreti Muhammed’in davasına inananlar, kalplerine indirilen sekinet ile o endişeden uzak kalmışlardır.

Sekinet nedir?

Sekinet, gönül rahatlığıdır. Korkmama ve endişe duymama halidir. ”Li yezdadü imanen mea imanihim” ifadesiyle belirtilen imanlılık durumu daha da artacaktır.

Mekke’nin putçu ve zalim ağalarından yıllarca baskı görmüş, horlanmış, sömürülmüş insanların, İslamlaşan toplumda tam özgürlüğe kavuşulacakken, çarpışma sakatlanma veya ölme ihtimalinin ortaya çıkması, zihinlerde ‘acaba..’ korkusunu meydana getirmiştir. Buna benzer korku, Birinci Dünya Savaşı sonrasında, işgal edilmiş Türkiye’yi işgalden kurtarma aşamasında görülmüş. Bıkkın ve bitkin olan vatandaşlar, Milli Mücadele’ye katılmak istememişler. Lakin, Medine Müslümanlarının kalbine inen sekinetin benzeri Anadolu insanlarının kalbine inmiş olmalı ki, mahrumiyetlere rağmen Milli Mücadele sonuca ulaşmış.

İKİNCİ CÜMLE: ”Ve lillahi cünüdü es-semavati ve el-arzı”. Ayetin bu cümlesi, semada (yükseklerde) ve arzda görevlendirilmiş, ”Allah’ın askerlerinden” bahsediyor. O askerler, Mekke ağalarının zulmünün bitirilmesi için, teyakkuzdadır. Hazreti Muhammed ve tabileri onlardan destek alacaktır.

Ayet ifadesinde, geleceğe ait ima edilen bir mana şudur: Yirminci Yüzyılda da, Anadolu’nun işgalcilerden kurtulması için, geri planda (ve yukarı tarafta) hazır bekleyen güçler Milli Mücadele’ye destek olacaktır. (Bu yazı hazırlanırken, Yılmaz Özdil, Azerbancan’dan Ankara’ya altın ve silah ulaştırıldığını, Azerilerin Türk ordusunda savaşa katıldıklarını ve şehit olduklarını anlatıyordu. Genaral rütbesi almış Azeri komutanlardan bahsetti)

ÜÇÜNCÜ CÜMLE: ”Ve Allahü alimen ve hakimen”. Yani, Allah, alimdir ve hakimdir.

Allah’ın alim ve hakim olduğunu duyurması, şu anlamı verir: Toplum veya millet, zulmün bitirilmesini dava edinmiş ise, o gayenin yolunu ve usulünü bilmesi gerekecektir. Yoksa sapır sapır dökülürler; belki kendileri zulmün sebebi olurlar.

Allah’ın ‘alim’ ve ‘hakim’ sıfatı, zulmü bitirme davası güdenlerin üzerinde tecelli edecektir. Neticesi merak edilirse… Cevap sonraki ayette:

Fetih Suresi  beşinci ayet: BİRİNCİ CÜMLE: ”Li yüdhıle el-müminine ve el-müminati cennatin tecri min tahtiha el-enharu”.

Anlamı şu: Allah’ın Resulünün, Mekke’yi zulümden kurtarma davasına inanmış hem erkek ve kadınlar, altlarından ırmaklar akan cennetlere idhal edilirler (Oraya girdirilirler; orada yerleştirilirler).

Bu ayeti Hazreti Muhammed, Medine halkına duyurduğunda, halk mutlaka şaşırmıştır. Çünkü ayet, birden fazla, altlarından ırmak akan cennetten bahsediyor. Çöl içindeki Mekke fethedilecektir ama cennete nasıl girilecektir? Bunun iki şıkkı vardır:

a) Ya Mekke ve çevresinde yapay su arkları oluşturulacaktır… Çöl bölgesi ayrı ayrı cennetlere dönüştürülecek..

b) Ya da, Hazreti Muhammed’in zulmü bitirme davası, Mekke’nin dışına da taşacak, akarsular çevresindeki münbit yeni arazilerle tanışılacaktır; Mesela, Anadolu ve İran beldeleri .. (Rahman Suresi’nde zikredilen ‘ikişer cennete’ dikkat edilsin)

Yirmi Birinci Yüzyıl’da, içinde zulüm ve baskı bitirilmiş her ülke, kanalizasyon sistemini geliştirerek, modernleşmiştir. Su ve doğalgaz, cadde ve sokaklardan hanelere kadar gelip insanların yaşamlarını kolaylaştırıyor. Bu yaşantının uzun süreceği de ayetteki ”Halidine fiha” ifadesiyle belirtilmiş.

İKİNCİ CÜMLE: ”Ve yükeffira anhüm seyyiatihim; ve kane zalike ındellahi fevzen azımen”.

Bu ayet cümlesi, Mekke’deki zulüm devrinde yapılan yanlışların fetihten sonra yapılmayacağını belirtiyor. Cennet hayatına girilmesi ile eğitim ve öğretim faaliyeti artacaktır… Kurallar uygulanacaktır. Yanlış davranışlar azalır ve ortadan kalkar. (Tabi sistem devam ettirilirse)

Günümüzün modernleşmiş ülkelerinde eğitim ve öğretim faaliyeti ile kuralların benimsetildiği ve uygulandığı görülüyor. Japonya buna örnektir. ”Ve kane zalike ındellahi fevzen azımen” ayet ifadesi eğitime vve öğretime önem veren ülkede tecelli etmiş oluyor. Zamanımızda, bu ayetin tecelli ettiği bir ülkede, bir zaman sonra, yönetime ‘şeytan’ ve yamakları geldiğinde, sosyal ve ticari kurallar işletilmez oluyor. Sadece o ülke değil tüm dünya ülkeleri kötü etkileniyor.

İbrahim Faik Bayav
(06.11.2026 08:57)

Bilgi Paylaştıkça Çoğalır!

KozanBilgi.Net’te yer alan Yüz Binin üzerinde haber, yazı ve fotoğraflar emeğin ve yerel gazeteciliğin bir ürünüdür.
Ticari amaç olmamak üzere içeriklerimizi KozanBilgi.Net’i kaynak göstererek ve aktif bağlantı vererek sevdiklerinizle veya sitenizde gönül rahatlığıyla paylaşabilirsiniz.

" />
" />

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.