Amerika’da Başkan Değişir, Peki Ya Düzen?

Amerika’da Başkan Değişir, Peki Ya Düzen?

ABONE OL
Kasım 5, 2026 16:49
Amerika’da Başkan Değişir, Peki Ya Düzen?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

SELMA ERDAL

Amerika’da Başkan Değişir, Peki Ya Düzen?

Amerika’da sular yine durulmuyormuş!

Ara seçimlerin ardından Başkan Yardımcısı JD Vance, seçmenin mesajını aldıklarını söylemiş.

Neymiş bu mesaj?

Savaşı bitirin, hayat pahalılığına odaklanın, önce Amerika’yı düşünün, İsrail ile ilişkileri değiştirin!

Ne güzel!

Demek ki Amerikan halkı konuşmuş, yönetenler de duymuş!

İyi güzel hoş da acaba duymakla dinlemek aynı anlama mı geliyor?

Özellikle bir de duyduklarını uygulamak var ki işte orası biraz karışık!

Geçmişe bakalım.

Demokrat Clinton, Cumhuriyetçi Bush, Demokrat Obama, Cumhuriyetçi Trump…

Başkanlar değişmiş, partiler değişmiş, söylemler değişmiş.

Kimi dünyaya demokrasi götürmeye kalkışmış, kimi özgürlük, kimi güvenlik, kimi de önce Amerika demiş.

Sonuç?

Dünyanın çeşitli coğrafyalarında savaşlar, askerî müdahaleler, yaptırımlar, ekonomik baskılar…

Eh, demokrasi götürmenin de türlü yöntemleri varmış!

Kimi sandıkla götürür, kimi savaş uçağıyla!

Bir de Obama vardı, hatırlarsınız.

Amerikan tarihinde siyah bir başkanın seçilmesi büyük bir demokratik dönüşümün simgesi olarak alkışlanmıştı.

Ne var ki siyasal temsilin değişmesi, dış politikanın da aynı ölçüde değişmesi anlamına gelmedi.

Libya müdahalesi, insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen saldırılar…

Demek ki Beyaz Saray’ın patronu değişince, dünyanın geri kalanına uygulanan politikalar kendiliğinden değişmiyormuş!

Şimdi Vance’in açıklamasına dönelim.

Acaba Amerikan seçmeninin savaş karşıtı tepkileri mi dış politikayı değiştirecek, yoksa bu tepkiler yeni bir başkan adayının siyasal geleceğine mi hizmet edecek?

Trump’ın kullanışlılığı sona eriyorsa yerine başka bir kullanışlı siyasal figür mü hazırlanıyor?

Bilemeyiz.

Ama bildiğimiz bir şey var: Amerikan dış politikası yalnızca Beyaz Saray’da oturan kişinin kişisel tercihleriyle belirlenmiyor.

Askerî-endüstriyel kompleks, finans çevreleri, enerji çıkarları, stratejik kurumlar, küresel güç rekabeti ve elbette ki lobilerin gücü…

Bunları görmezden gelerek Amerikan dış politikasını açıklayabilir miyiz?

Bir de adına derin devlet denilen yapı var.

Varlığı, sınırları, işleyişi tartışmalı. Ama seçimlerle değişmeyen kurumların ve güçlü çıkar ağlarının varlığı tartışmalı değil!

Temel soru da burada başlıyor.

Seçmenler hükümetleri değiştirebiliyor da dış politikayı belirleyen güç ilişkilerini ne kadar değiştirebiliyor?

Elbette Amerikan toplumunda savaş karşıtları, hak savunucuları, protestocular var.

Olmaz mı?

Ama halkın karşı çıkmasıyla halkın karar vermesi aynı şey mi?

Yönetenler toplumsal öfkeyi görür, ölçer, değerlendirir. Gerektiğinde söylemlerini değiştirir, yeni yüzler çıkarır, eski yüzleri emekliye ayırırlar.

Peki, politikaları?

İşte orada ekonomik ve jeopolitik çıkarlar devreye girer!

Bir de dünyanın giderek artan kaynak baskısı, büyüyen tüketim ekonomileri ve sermayenin bitmek bilmeyen genişleme iştahı var.

Ben buna biraz da Obez Amerika’nın doymayan karnı diyorum.

Ne yerse yesin doymuyor!

Üstelik hesabı yalnızca Amerikan halkı ödemiyor. Dünyanın başka halkları da ödüyor; kimi savaşla, kimi yoksullukla, kimi toprağından, suyundan, geleceğinden olarak…

Şimdi Vance seçmenin mesajını almış!

İyi de bu mesajın gereği mi yapılacak, yoksa mesajı getiren seçmenin öfkesi mi yatıştırılacak?

Bana kalırsa sorun Trump’ın gidip Vance’in gelmesi değil.

Sorun, Amerikan dış politikasının kimin çıkarları doğrultusunda, kimler tarafından belirlendiği.

Çünkü demokrasi, yalnızca yönetenlerin değişmesi değil, yönetilenlerin kararları etkileyebilmesidir.

Amerikan seçmeni savaş istemediğinde ne oluyor?

Ya dünyanın diğer halkları?

Onlara soran var mı?

Amerika’da başkanlar değişiyor, dünya ise her değişimin ardından hep aynı soruyu soruyor:

Bu kez demokrasi mi gelecek, yoksa demokrasi getirmeye yine Amerika mı gelecek?
Ve acaba bu kez kimlere gelecek?

Selma Erdal; Didim, 5 Kasım 2026

Bilgi Paylaştıkça Çoğalır!

KozanBilgi.Net’te yer alan Yüz Binin üzerinde haber, yazı ve fotoğraflar emeğin ve yerel gazeteciliğin bir ürünüdür.
Ticari amaç olmamak üzere içeriklerimizi KozanBilgi.Net’i kaynak göstererek ve aktif bağlantı vererek sevdiklerinizle veya sitenizde gönül rahatlığıyla paylaşabilirsiniz.

" />
" />

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.