Tarihin Borcu, Geleceğin Hakkı: Kozan Neden Artık İl Olmalıdır?

Tarihin Borcu, Geleceğin Hakkı: Kozan Neden Artık İl Olmalıdır?

ABONE OL
Kasım 2, 2026 13:07
Tarihin Borcu, Geleceğin Hakkı: Kozan Neden Artık İl Olmalıdır?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İSMAİL KÜÇÜKÖZEN
KozanBilgi.Net Haber Müdürü

Tarihin Borcu, Geleceğin Hakkı: Kozan Neden Artık İl Olmalıdır?

Bu gün yarın derken siyasi iktidar, her dönem böyle bir geçiş yapar; adeta bir parmak bal sürme misali. İnşallah bu seferki sadece bir parmak bal sürme işi olmaz, gerçek olur…

Ama en çok umut bağladığımız günleri hatırlıyorum. O zamanın Kozan Kent Konseyi Başkanı kıymetli dostum Süleyman Sezen, öyle bir konuyu tavına getirmişti ki; tabiri yerindeyse demir tam tavındaydı. Kozan Belediye Sinemasında bir toplantı yapıldı; sinemanın içi dışı dopdolu olmuştu. Bu toplantıya siyasiler, milletvekilleri de davet edilmişti. Sıra konuşmalara geldiğinde Erol Çevikçe, “Ne gerekiyorsa ben hazırım, TBMM’ye ilk önergeyi ben vereceğim” dedi. Sıra Ali Küçükaydın beye geldiğinde, daha “Nasılsınız” demeden, “İktidarımızın ve hükümetimizin böyle bir tasarrufu ve programı yok” dedi. Daha sözlerini bitirmeden vatandaş sinemayı beş dakikada boşalttı. Ondan sonra ufak tefek yürüyüşler falan oldu ama o günkü gibi ciddi bir toplantı bir daha yapılmadı, demir bir daha o oranda tavına gelmedi.

Gelelim günümüzdeki konuma istinaden, gündeme uyarak bir köşe yazısı kaleme almamız hâsıl oldu. Unutmayalım ki bir şehrin kaderi sadece coğrafi sınırlarıyla değil; tarihe yaslanan kökleriyle, insani dokusuyla ve ekonomik potansiyeliyle yazılır. Adana’nın kalbinde, Çukurova’nın kuzeyinde yer alan, tarihi binlerce yıl uzanan Kozan, bugün adeta kaderine terk edilmiş bir mahzunlukla değil; hak ettiği il statüsünü yeniden kazanmanın kararlılığıyla ayağa kalkmayı bekliyor.

Tarih sayfalarına baktığımızda, Kozan’ın bu talebinin sıradan bir idari istek olmadığını, aksine tarihin omuzlarına yüklediği bir iade-i itibar meselesi olduğunu açıkça görüyoruz. Yani elimizden alınan “vilayetlik” hakkımızı geri istiyoruz. İsmimiz vilayet olduğunda zaten kalkınmada öncelikli statümüz kendiliğinden doğacak, Organize Sanayi Bölge’mizde fabrikalar, iş yerleri kurulacak ve genç nüfusumuza iş istihdam sahaları açılacaktır.

Tarihsel Bir Hakikat: 1923’ün İhtişamı ve 1926’nın Haksızlığı

Bakın, tarih yalan yazmaz. Kozan, Cumhuriyetimizin ilk yıllarında, 1923 yılında il statüsüne kavuşmuş müstesna bir coğrafyadaydı. Ancak ne yazık ki, 1926 yılında çıkarılan bir yasa ile bu unvan elinden alınarak Adana’ya bağlı bir ilçe statüsüne düşürüldü. O günden bu yana, yani neredeyse bir asırdır, 135 bin nüfusuyla bölgenin en dinamik merkezlerinden biri olan Kozan; merkezi idarenin imkânlarından il statüsünde yararlanamamanın getirdiği dezavantajlarla mücadele ediyor.

Bugün 135 bini aşkın nüfusuyla pek çok ilimizden daha büyük olan Kozan; sadece kendi nüfusunu barındırmakla kalmıyor, aynı zamanda çevre ilçelerimiz olan Aladağ, Feke, Saimbeyli ve Tufanbeyli’nin de adeta cazibe ve göç merkezi konumunda bulunuyor. Ancak bu göç dalgası, doğru ekonomik planlamalarla desteklenmediğinde ilçenin omzundaki yükü artırıyor.

Ekonomik Potansiyel Var, Lakin Teşvik Şart!

Kozan’ın en büyük gücü coğrafi konumu ve insan kaynağıdır. Ancak mesele istihdama, üretime ve ekonomiyi ayağa kaldırmaya geldiğinde karşımıza ister istemez kronikleşmiş bazı engeller çıkıyor.

İlçemizde bulunan Organize Sanayi Bölgesi (OSB), fabrika sahası olarak hâlâ boş yerlere sahip; yani fiziki alan sorunumuz yok. Ancak asıl mesele, bu alanların nitelikli ve kalıcı yatırımlarla doldurulabilmesinde yatıyor. Bugüne kadar açılan fabrikalar genellikle paketleme ve soğuk hava depoları gibi alanlarda yoğunlaşıyor. Elbette bunlar tarımsal üretimimiz için kıymetli, ancak Kozan’ın genç nüfusuna iş, aş ve umut olabilmesi için 24 saat kesintisiz üretim yapabilecek, ağır sanayi ve bütünleşmiş tesis kollarının da bu topraklara kazandırılması gerekiyor.

İşte tam bu noktada devlet yetkililerine vaat değil, büyük bir görev düşüyor. Yatırımcının Kozan’ı tercih etmesi için en temel şart; Kozan’ın “Kalkınmada Öncelikli Yöreler” kapsamına alınması, ulaşımın kolaylaşması ve söz verilen trenin (demiryolunun) gelmesidir. Devlet eliyle sunulacak cazip vergi indirimleri, enerji desteği ve sigorta primi teşvikleri olmadan iş insanlarını bu bölgeye çekmek oldukça güçtür. Yatırımcı kârı, lojistiği ve maliyeti hesaplar; devletimiz Kozan gibi stratejik ve göç alan bir ilçeye özel teşvikler kalkanı sunarsa, kapital akışı da kendiliğinden bu yöne dönecektir.

Yerel Dinamiklerin ve Yeni Yönetimin Sorumluluğu

Tabii ki bu ekonomik ve idari dönüşüm sürecinde yerel dinamiklere de büyük bir sorumluluk düşüyor. Geçtiğimiz günlerde yapılan seçimlerle göreve gelen, enerjisiyle umut vadeden çiçeği burnunda Ticaret Odası Başkanı Sevgili Volkan Bayrakçı ve meclis üyeleri, Kozanlıların bu konudaki haklı beklentilerinin ve taleplerinin yakın takipçisi olmak durumundadır.

Yeni yönetimin, sadece oda faaliyetleriyle sınırlı kalmayıp; Ankara nezdinde lobi faaliyetlerini hızlandırması, yatırımcıları Kozan OSB’ye davet edecek cazip projeler üretmesi ve ilçenin iş sahası sıkıntısını kökten çözecek hamleler yapması en büyük temennimizdir. İnanıyoruz ki yeni ekibin dinamizmi, Kozan’ın üzerindeki bu ölü toprağını atacaktır.

Sonuç Yerine

Coğrafi konumuyla, tarihi dokusuyla, dünyaca ünlü narenciye üretim merkezi olmasıyla Kozan il olmayı hak ediyor ve olmalıdır diyoruz!

Bir şehrin il olması; sadece plaka kodunun değişmesi ya da tabelasına “İl Müdürlüğü” yazılması değildir. İl olmak; o şehrin kendi kaynaklarını daha etkin kullanması, gençlerinin doğduğu yerde doyması, hak ettiği yatırımı alması ve geleceğe güvenle bakması demektir. Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Sayın Dr. Devlet Bahçeli Bey’in bu konuyu tekrar gündeme getirmesini takdirle karşılıyor ve destekliyorum. İnşallah 100 il arasına gireriz ve teşvikler ile iş sahası, istihdam artarak Kozanımız layık olduğu konuma kavuşur.

Kozan; tarihiyle, kültürüyle, Feke’den, Saimbeyli’den, Tufanbeyli’den gelen insanına kucak açan misafirperverliğiyle abilik yapmaya devam ediyor. Zaten tarım ve sanayi potansiyeliyle Kozan, il olmayı çoktan hak etmiştir. Yetkililerimizin bu sesi duyması, kalkınmada öncelikli yöre statüsüyle bu kadim şehre el uzatılması, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Kozan’a verilebilecek en büyük armağan olacaktır.

Kozan makûs talihini yenmeyi hak ediyor; yeter ki devlet, millet ve yerel yönetim el ele versin! Sevgiyi hak edenleri en kâmil duygularımla selamlıyor, herkese keyifli okumalar diliyorum.

Kalın sağlıcakla…

Bilgi Paylaştıkça Çoğalır!

KozanBilgi.Net’te yer alan Yüz Binin üzerinde haber, yazı ve fotoğraflar emeğin ve yerel gazeteciliğin bir ürünüdür.
Ticari amaç olmamak üzere içeriklerimizi KozanBilgi.Net’i kaynak göstererek ve aktif bağlantı vererek sevdiklerinizle veya sitenizde gönül rahatlığıyla paylaşabilirsiniz.

" />
" />

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.