İslam ahir zaman külliyatında ve kıyamet alametlerine dair rivayetlerde, Fırat Nehri’nin suyunun kesilmesi veya çekilmesi ve devamında ortaya çıkacak büyük olaylar Hz. Mehdi’nin geliş alametleri arasında zikredilmektedir. Hadis-i şeriflerde geçen benzetmeler ve teşbihler, günümüz olayları ve devasa mühendislik projeleri ışığında İslam alimleri ve araştırmacılar tarafından çeşitli yorumlara konu olmuştur.
Klasik hadis kaynaklarında Fırat Nehri’nin suyunun çekilmesi ve hazine ortaya çıkması ile ilgili şu sahih rivayetler yer almaktadır:
Sahih-i Müslim Rivayeti:
Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Fırat Nehri altından bir dağ üzerinden açılmadıkça kıyamet kopmaz. İnsanlar onun için harp edecek ve her yüz kişiden doksan dokuzu öldürülecektir. Onlardan her adam ‘Keşke kurtulan ben olsaydım’ diyecektir.” (Sahih-i Müslim, Fiten, 29)
Riyazü’s-Salihin ve Ebû Dâvûd Rivayetleri:
“Fırat Nehri’nin suyu çekilerek altın hazinesini açıklaması zamanı yaklaşıyor. Her kim o zaman orada bulunursa, o hazineden bir şey almasın.” (Riyazü’s-Salihin, 3/332; Sünen-i Ebû Dâvûd, Melâhim, 13)
Kitâb-ül Burhân Rivayeti:
“Yakında Fırat Nehri altın hazinesini açığa çıkarır, kim buna hazır bulunursa ondan bir şey almasın.” (Kitâb-ül Burhân fî Alâmât-il Mehdiyy-il Âhir Zaman, s. 28)
Hadis-i şeriflerde geçen “suyun durdurulması” ve “altından bir dağ” ifadeleri günümüz gelişmeleri çerçevesinde şu iki temel yaklaşımla ele alınmaktadır:
Barajlar ve Ekonomik Değer (İşari Yorum): Celalüddin es-Suyûtî’nin aktarımlarında bu olay “suyun durdurulması” biçiminde de ifade edilir. 1970’li yıllardan itibaren Fırat Nehri üzerinde inşa edilen Keban Barajı ve ardından gelen devasa baraj bentleri betondan yapılmış dev birer “dağ” görünümündedir. Bu barajların suyu tutmasıyla üretilen elektrik, tarımsal sulama ve ekonomik refah, Fırat’tan adeta “altın” değerinde servet akmasını sağlamıştır.
Doğal Çekilme ve Maden Yatakları (Zahiri Yorum): Bir diğer görüşe göre ise nehir sularının kuraklık veya yatak değiştirmesi sonucu tamamen çekilmesiyle nehir yatağında gerçek anlamda altın ve değerli maden yataklarının ortaya çıkacağı ve insanoğlunun bu servet için büyük çatışmalara gireceği ifade edilmektedir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), bu büyük fitne dönemi gerçekleştiğinde Müslümanların o servet ve dünya malı uğruna açgözlülük yapmamalarını ve çatışmalardan uzak durmalarını özellikle tavsiye etmiştir. (En doğrusunu Allah bilir).