Günahların ve manevi kirlerin her yanı sardığı ahir zaman atmosferinde, sürekli hatalarla iç içe yaşıyoruz. Özellikle kalbi korumak ve affedilmek için her vakit Cenab-ı Hakk’a yönelmemiz büyük önem taşımaktadır. Yapılan ibadetlerin ve tövbelerin Allah katında kabul görmesi için ise, O’nun en sevgili Resulü gibi istiğfar etmek en doğru yoldur.
Yüce Kitabımız Kur’ân-ı Kerim’de, “Rabbim! Bağışla! Merhamet eyle! Sen, merhamet edenlerin en hayırlısısın!” (Müminun, 118) buyrulmaktadır. Günahsız olmasına rağmen Allah Resûlü de günde en az yetmiş ila yüz defa Allah’tan mağfiret dilerdi. Ardından ümmetine de şu hadisiyle seslenirdi:
“Ey insanlar! Rabbinize tevbe edin; canımı elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, ben günde yetmiş kereden fazla ‘Esteğfirullahi ve etübü ileyh’ derim.”
Genellikle Allah Resûlü’nün meclislerde, namazlarda ve secdelerde dilden düşürmediği Peygamberimizin tevbe ve istiğfar duaları şu şekildedir:
En Çok Yaptığı Dua: “Allahümme inneke afüvvün kerimün tühıbbül afve feğfü anni.” (Allah’ım! Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet!)
Meclis İstiğfarı: Bir oturuşta yüz kez “Rabbiğfirli ve tüb aleyye inneke entettevvebül ğafûr” diyerek bağışlanma dilerdi.
Secde Duası: Secdedeyken, “Allah’ım! Küçük büyük, gizli açık, önce ve sonra yaptığım günahların hepsini mağfiret et” sözleriyle dua ederdi.
Vefatından Önceki Zikri: En çok “Sübhanallahi ve bihamdihi, estağfirullahi ve etübü ileyh” zikrini tekrarlardı.
Bununla birlikte, Peygamber Efendimiz ümmetine çok büyük iki münacatı daha tavsiye etmiştir. Bunlardan ilki, Uhud Harbi’nde Cebrail (a.s.) tarafından getirilen ve tam 100 bölümden oluşan Cevşenü’l-Kebir duasıdır. Cevşen, kulun ateşten ve azaptan Allah’ın isimlerine sığınarak korunmasını sağlar.
İkincisi ise duaların efendisi kabul edilen Seyyidü-l İstiğfar duasıdır. Efendimiz bu büyük müjdeyi şu şekilde haber vermiştir: “Kim bu duayı sevap ve faziletine kalben inanarak gündüz okur da akşama varmadan ölürse veya gece okur da sabaha çıkmadan ölürse, o cennet ehlindendir.”
Sonuç olarak, hayatın her anında bu mübarek kelimelerle Allah’a sığınmak, kalbimizi manevi kirlenmelerden koruyacaktır.