" />

Alak Suresi 17 – 19: ‘Zebani’ Ne Demektir? Yönetimde Hüküm Nasıl Oluşur?

Alak Suresi 17 – 19: ‘Zebani’ Ne Demektir? Yönetimde Hüküm Nasıl Oluşur?

ABONE OL
Ocak 30, 2026 10:04
Alak Suresi 17 – 19: ‘Zebani’ Ne Demektir? Yönetimde Hüküm Nasıl Oluşur?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İBRAHİM FAİK BAYAV

Alak Suresi 17 – 19: ‘Zebani’ Ne Demektir? Yönetimde Hüküm Nasıl Oluşur?

Önceki ayetlerde, bazı iş yapan kişileri engelleyen şahıstan bahsedildi, O şahıs, engelleme hareketinden vaz geçmezse, başka yere sürüleceği ihtar edildi. O şahıs kendisinin sürgün edilmesine itiraz eder miydi?.. Sonraki ayete bakalım:

Alak Suresi on yedinci ve on sekizinci ayetler: ”Fe ‘l-yedu nadiyehü; se nedu’z-zebaniyete”.

Ayet ifadesi, Türkçeye, ”Taraftarlarını çağırsın, biz de zebanileri çağıracağız” şeklinde çevriliyor.

Not: ‘Zebaniyet’ زَبَانِيَةَ terimi, Kur’an’ın tüm surelerinin içinde sadece bu surede ve bu ayette geçiyor.

Ayet ifadesi Türkçeye böyle çevrilince, sürgüne gönderilecek şahsın, verilen hükme direndiği ve direneceği anlamı ortaya çıkıyor. Halbu ki ortada kesin hüküm yok. Önceki ayetlerden anlaşıldığına göre, insanların yaptığı işin nasıl sonuç getireceği belli değildi. Yapılan işi engelleyen şahsın, engelleme hareketinin -tecrübe kazanmayı engellemiş olacağı için- yanlış olduğu… çok biliyorsa ve bildiğinden emin ise, çöl bölgesinde bildiğini denemesi istenmişti.

Ayet, Hazreti Muhammed’e ”Fe ‘l-yedu nadiyehü” uyarısı yapıyor. Yani, o şahıs, hükme itiraz ediyorsa, doğru hüküm verilmesi için taraftarlarını çağırsın, diyor.

Çağıracak mıdır?.. Çağırmış mıdır?.. Belli değil…

‘Nadiyehü’ نَادِيَهُ kelimesi Arapça-Türkçe lügatte, toplanma yeri şeklinde gösteriliyor. Aşiret veya aile anlamına da geliyormuş bu sözcük. O zaman ayet ifadesinden ”aşiretini çağırsın buraya!” anlamı çıkıyor. Mekke’de henüz İslamlık olmadığından, salih amel hareketleri, Ebucehil otoritesini rahatsız ediyordu. Bilinmeyen çok şeyin bilinir olması istenmiyordu. Kendilerine yaramayacak bir sosyal faaliyet bile kabul edilemiyordu.

İnsanların, Hz. Muhammed’in anlatımından etkilenip bir harekete teşebbüs etmesi, olumlu sonuç verdiğinde, çok kişinin kafir otoriteden -zihnen- uzaklaşmasına sebep olacaktı.

”Çağırsın taraftarlarını” uyarısı, MÜSBET HAREKET kategorisindeydi, bu uyarı ile otorite mensupları aklı işletmeye çağırılmıştı. Görüşmeye ve konuşmaya geleceklerse mesele yok. Gelmediklerinde, şahsın sürülmesi hükmü doğru kabul edilecek, o hükmün uygulanması için zora başvurulacaktır. Nasıl mı?..

”se nedu’z-zebaniyete” kelimesini o beldede tecelli ettirerek!

Yani ayet, o şahsın, bulundukları yerden sürülmesi için ”Zebanileri çağırırız” uyarısı yapıyor.

Müslüman toplumlar ‘zebani’ adı verilen şeyi ‘cehennem meleği’ diye bilirler.

‘Zebani‘, زَبَانِيَ bulunduğumuz zamanda, POLİS ya da EMNİYET MENSUBU olarak karşılık bulmuş. Jandarma da, emniyet mensubu olarak ‘zebani’ kategorisine girer.

Hazreti Muhammed’in içinde bulunduğu toplumda, ‘zebani’ terimini, hükmü zorla uygulayan silahlı birim şeklinde anlamak gerekir.

Zebanilerin çağırılması, öldürme ve ölme olayını da meydana getirecektir. İTİDAL Hazreti muhammed için gerekli olacaktır. Sonraki ve son ayette hüküm verilir:

Alak Suresi on dokuzuncu ayet: ”Kella!.. la tütıahü ve üscüd ve ıkterib”. Bu ayet ifadesini mealciler, ”Hayır!.. O şahsa sakın itaat etme… Secdeye gel ve yakınlaş” şeklinde Türkçeye çeviriyorlar.

Zihne gelen iki soru:

1- Hazreti Muhammed’e ”Sakın itaat etme” uyarısı, insanların işini engelleyen o şahsın, güçlü biri olduğunu mu ima ediyor?

2- ”Secdeye gel ve yakınlaş” emri, çök ve alnını yere koy, anlamında bir emir midir?

Evet!.. O şahsın mensubu olduğu aşiretin veya hizbin, hem silah, hem servet yönünden güçlü olduğu anlaşılıyor. Salih amel işleme niyetinde olan kişiler, çok zorlanacaklardır.

Secde etmek, doğru olan hareketleri onaylamak, tecrübe ile edinilecek iyi sonuçları beğenmek ve devamlılığını sağlamak, demektir. İyi sonuç başkası eliyle gerçekleşmiş olsa bile. Önceki ayet açıklamasında, Yahudilerin NEGEV çölünü yeşillendirmesi dikkate verilmişti. Müslümanlar, o projeyi beğendiklerinde ve onayladıklarında ‘secde’ olayı gerçekleşmiş olur.

Ikterib’ اِقْتَرِبْ (yakınlaş) emri, düzene, huzura ve feraha yakınlaştırma anlamını taşır. Tabi, 5’nci ayetteki ”İnsana bilmediğini öğretti” ayeti toplumda tecelli etsin diye.

İbrahim Faik Bayav
(30.01.2026 09:38)

www.kozanbilgi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotografların her türlü telif hakkı KozanBilgi.Net'e aittir. İçerikleri kaynak göstererek alabilirsiniz.



Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.