İSMAİL KÜÇÜKÖZEN
KozanBilgi.Net Haber Müdürü
Her yılın Ocak ve Temmuz ayları geldiğinde, iktidarda kim olursa olsun, parmak uçlarına sürdükleri ne idüğü belirsiz bir parmak balı emeklinin dudağına çalıp duruyorlar. “Aman emeklimiz şöyle değerli, böyle kıymetli” nutukları havada uçuşuyor; ancak sıra maaş zammına gelince, o balla dolaşan eller bir anda yok oluveriyor.
Bir “enflasyon” lafı tutturmuşlar, gidiyorlar. Kendi ellerimizle seçip Meclis’e gönderdiğimiz efendilerin maaş zammı söz konusu olduğunda eller bir anda havaya kalkıyor, zam kanunları jet hızıyla geçiyor. Ama sıra 16 milyon emekliye gelince hesaplar değişiyor. Pazar yerlerinde akşam döküntüsünü bekleyen, sebze-meyvenin en ucuzunu, hatta satıcının insafına kalmış “al git” dediklerini toplayan emeklinin maaşına gelince; adeta beygir nalının maliyeti hesaplanır gibi ince elenip sık dokunuyor. Yıllık artış maliyetleri kılı kırk yararak, %18’lerde tutulmaya çalışılıyor.
Emekliye yanlışlıkla fazla verilmesin diye Saray’da her gün gizli toplantılar yapılıyor. Öyle gizli ki dışarı ser verip sır vermiyorlar. Sanki memleket meselesi değil de “gizli” bir operasyon yürütülüyor!
Geldik zurnanın “zırt” dediği deliğe… Kimse kusura bakmasın, bu işler artık hatırla gönülle yürümüyor. Atalarımız boşuna dememiş: “Akıllı hatır sayarken, deli çocuğunu everirmiş.” Artık bıçak kemiği de geçti, kemiği kırdı! Emeklinin ne saygı duyacak dermanı, ne de dayanacak hali kaldı. Şunu iyi bilsinler: Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı asla unutmaz.
Siyasiler, bu sözüm sizlere: Meclis’e “emeklilerin durumunu görüşelim” diye bir önerge geliyor; yıllardır emeklinin gönül verdiği, oy verdiği partilerin vekilleri bu önergeyi reddediyor. Neden reddediyorsunuz? Madem öyle, muhalefet vekillerinin maaş zammını da reddedin de görelim! Ya da önergeyi siz verin, muhalefet reddederse emekli hesabı onlara sorsun. Ancak bu şartlarda verilen her “ret” oyu, emeklinin gönlünde derin yaralar açıyor.
Yeminle söylüyorum; bu millet yediği ayazı unutmaz ve günü geldiğinde dersini verir. Nedeni gayet açık: Şu kış gününde 16 milyon emekli; bakkala, manava, altı ayda bir borçla et aldığı kasaba ve oduncuya görünmemek için arka sokaklardan kaçıyor, canının derdine düşmüş yaşıyor.
Saygıyı ve sevgiyi gerçekten hak edenleri, kemal-i hürmetlerimle selamlıyorum…