" />

KAPKARA 12 EYLÜL

KAPKARA 12 EYLÜL

ABONE OL
Eylül 11, 2025 06:54
KAPKARA 12 EYLÜL
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İSMAİL KÜÇÜKÖZEN

KAPKARA 12 EYLÜL

Ben 12 Eylül’ün nesini seveyim ki? Sevmediğim gibi de sövmeye devam edeceğim…

12 Eylül geldiğinde içim titrer, tüylerim diken diken olur. O gün, dört generalin kurduğu cunta ile Türkiye’nin üstüne kapkara bir örtü serildi. Amerika’ya selam gönderircesine “İş tamam” denilerek yapılan darbe, ne yazık ki kazasız belasız gerçekleşti. Ama bu “sükûnet”, halkın üzerine çöken bir sessizlikti.

Darbeyi haklı göstermek için öyle bir zaman seçtiler ki, kardeşin kardeşe selam vermediği, aynı evde konuşmadığı, köy halkının bile “Şu ortam bir bitse” dediği bir dönemdi. Evren ve ekibi, bu yorgun halkın gözünde bir süreliğine kahraman gibi göründü. Ama aslında her iki tarafa da gaz vererek, gençliği birbirine kırdırarak ortamı hazırlayanlar yine onlardı. Ve görevini (!) tamamlayan gençlik, artık toplama kamplarına gönderilmek üzereydi.

En çok zarar görenler, bugün 55–70 yaş aralığında olan o zamanın cıva gibi delikanlılarıydı. Evlerinden bir bir alındılar. Sol görüşlüler başka cezaevlerine, sağ görüşlüler özellikle Mamak C-5’e dolduruldu. Polis ve jandarma karakolları tıklım tıklım doldu. Biz de nasibimizi alanlardandık…

İşkenceler başladı. Cereyan kabloları ortalıkta cirit atıyordu. Falaka, elektrik verme, köpekle saldırma, lağımda yüzdürme… Sağcısı da solcusu da aynı acıyı yaşadı. Yılma Durak, Muhsin Yazıcıoğlu, Sabri Erdem, Seyfi Apaydın, Şükrü Işık… Hepsi aynı hücrede, aynı acıda, aynı kaderde buluştu.

Duruşma salonlarında sessizlik hâkimdi. Ülkücü Kuruluşlar ve Milliyetçi Hareket Partisi Davası başlayacaktı. Ve bir anda, duruşma salonunda bir sessizlik derken Cenneti mekan Başbuğ Alparslan Türkeş göründü ve salonda yargılanan Ülkücüler hep bir ağızdan İstiklal Marşı’nı söylemeye başladı. Bu bile suç sayıldı. İstiklal Marşı’nı söyleyenlere soruşturma açıldı.

İdamlar başladı. Yaşlar büyütülerek darağaçları kuruldu. Paşalar ne derse o oldu. Her sözleri ferman, her emri kanun hükmünde kararname gibiydi. Cezaevlerinde işkence, bağırış, çağırış artık “normal yaşam” haline geldi.

Ve yıllarca hücrelerde çürüyen bedenlere, sonunda “Suçunuz yok, haydi dışarı” denildi. Ama bir gerçek vardı: Mamak C-5’te yatan yüzlerce işkence görmüş yiğit, bu vatana küsmedi. Devletine sırt çevirmedi. Yine “Önce Vatan” dedi.

Peki o dört general ne oldu? Gittiler gidecekleri yere. Cenazeleri üç beş kişiyle kaldırıldı. Helallik mi? Tövbeler olsun. Ben helal etsem, o işkence gören Reis’lerin hakkı beni kahrı kazap eyle. O yüzden benim de hakkım haram olsun. Ateşleri bol olsun. Cennet yüzü görmesinler inşallah.

Rahmetli Ozan Arif’in dizeleri hâlâ kulağımda çınlıyor:

“Ben 12 Eylül’ün nesini seveyim, sevmediğim gibi de söveceğim…”

Ben de dün sövdüm, bugün de söveceğim.
Bu halkın acısını, bu milletin yarasını unutturmamak için…
Bu yazı, bir isyan değil sadece. Bir hafıza, bir vicdan, bir çağrıdır.

Sözlerimi noktalarken braz uzun olacak ama ozanımın şiirini buradan sizlerle paylaşacağım. Bende bu 12 kara eylülü yapana yaptırana dün sövdüm bugünde söveceğim. Buyurun Rahmetli Ozan Arif’in şiirini hep birlikte okuyalım.

12 EYLÜL 1980

Kaç yıl oldu 12 Eylül oldu olalı
İdareyi bu beyler ele aldı alalı
Senelerce dinledik tantanayı mavalı
Ben 12 Eylül’ün nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Seven sevsin arkadaş sevene de karışmam
Alkışlayan alkışlar, övene de karışmam
Önce sevip sonra diz dövene de karışmam
Ben 12 Eylül’ün nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Sahi ne için gelmişti 12 Eylül ne için?
Cümle alem bilir ki, anarşi terör için
Hepsi yine tastamam buyrun burdan için
Ben 12 Eylül’ün nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Dün ülkücü vuranlar bugün asker vuruyor
Hem de tek tek değil cemse cemse kırıyor
Gün geçtikçe anarşi daha da azıyor
Ben 12 Eylül’ün nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Soruyorum 12 Eylül neye yaradı?
Herifler İstanbul’da karakolu taradı
Ülkücü’yü ezmekmiş bu beylerin muradı
Ben 12 Eylül’ün nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Güneydoğu kan gölü, kan ağlıyor taş toprak
Köyler yasa bürünmüş ırganmıyor dal yaprak
Ülkücü de yok bundan sonra sen gör bak
Ben 12 Eylül’ün nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Ülkücü yok dediysem varım, varım ama sessizim
Ocağımı yıktılar yuvasızım, ıssızım
Bunlar ile helaya gidersem namussuzum
Ben 12 Eylül’ün nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

İkide bir denen şu, eşkıya kazınacak!
Komünist de demezler dürzilere bak bak
Çünkü öyle deseler itibar sarsılacak
Ben 12 Eylül’ün nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Silahlar dağıtıldı tutuşunca etekler
Komünist gelecek diye bundan sonra kim bekler
Anlasın ülkücünün kıymetini köpekler
Ben 12 Eylül’ün nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Ne değişti hemşerim, anarşi var, terör var
Süleyman yok da, beslemesi Turgut var
Yeğen Yahya yerine ağabeyi Korkut var
Ben 12 Eylül’ün nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Köşkün eski sahibi kim? Fahri Korutürk
Şimdi ki, Türk de değil yarı hırvat yarı Türk
Gelen çoban oluyor, nasıl olsa sürü Türk
Ben 12 Eylül’ün nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Türk-İslam diyeni zulümle yıldırdılar
Milliyetçi Hareket koymayıp kaldırdılar
Bir irtica tutturup İslam’a saldırdılar
Ben 12 Eylül’ün nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Benim bacım türbanla mektebine gidemez
Onların ki çırçıplak hiç kimse bir şey demez
Bizde mümin Rum kadar hür ibadet edemez
Ben 12 Eylül’ün nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Neymiş de Türkiye hızla gelişmiş hızla
Gelişmede ölçü ne? Ölçü çikita muzla
O zaman Uganda’da gelişme bizden fazla
Ben 12 Eylül’ün nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Dünya zaten devamlı gelişme halindedir
Bizdeki gelişmenin sürati, hızı nedir?
Adımız hala yine geri kalmış ülkedir
Ben 12 Eylül’ün nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Kandırdılar hemşerim kandırdılar vatanı
Yiyip içip ceplere indirdiler vatanı
Kel Ali’nin barına döndürdüler vatanı
Ben 12 Eylül’ün nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

İstatistik rapordur şimdi bakın şu işe
80’de 30 bin’miş vesikalı fahişe
Şimdi tam çeyrek milyon, yayılmış kıyı köşe
Ben 12 Eylül’ün nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Vesikalı bu ise peki vesikasızı
Onlar hızlı sosyete dersem asarlar bizi
Kimi bakan dostudur, kimi Başkan kızı
Ben 12 Eylül’ün nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Allah zeval vermesin vatana ve millete
Benim sözüm 12 Eylül denen illete
Yapanları şikayet ediyorum millete
Ben 12 Eylül’ün nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Acım millet içindir, millet bilir acımı
Terk eyledim yurdumu, gardaşımı, bacımı
Ben ölürsem oğluma miras koydum öcümü
Ben 12 Eylül’ün nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Biliyorum bunlar tuzak kuracak
Bunlar Ozan Arif’i ya asıp ya vuracak
Asarlarsa son sözümü soracak
Ben 12 Eylül’ün nesini seveceğim
Yapana yaptırana ipte de söveceğim…

Ozan ARİF

www.kozanbilgi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotografların her türlü telif hakkı KozanBilgi.Net'e aittir. İçerikleri kaynak göstererek alabilirsiniz.



Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.