" />

2 HAZİRAN: KOZAN’IN ONURU VE GURURU

2 HAZİRAN: KOZAN’IN ONURU VE GURURU

ABONE OL
Haziran 3, 2026 10:15
2 HAZİRAN: KOZAN’IN ONURU VE GURURU
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İSMAİL KÜÇÜKÖZEN
KozanBilgi.Net Haber Müdürü
Türkiye Gazi Ve Şehit Aileleri Vakfı Adana İl Başkan Yardımcısı

2 HAZİRAN: KOZAN’IN ONURU VE GURURU

Takvim yaprakları 2 Haziran’ı gösterdiğinde, Kozanlıların yüreğinde sadece bir yaz gününün sıcaklığı değil; bağımsızlığın, küllerinden doğuşun ve memleket sevdasıyla çarpan kalplerin ateşi hissedilir. Doğup büyüdüğüm, çocukluğumun geçtiği bu toprakların kurtuluş tarihi, tüm Kozanlıların ortak onuru ve gururudur. Bu yıl, Kozan’ımızın kurtuluşunun 106. yılını büyük bir gururla kutluyoruz. Bütün hemşerilerimin Kurtuluş Bayramı kutlu olsun!

Biz her 2 Haziran geldiğinde bambaşka bir ruha bürünürüz. Rahmetli koca babamın (dedemin) anlattığı kurtuluş günleri hikayeleri hiç aklımdan çıkmaz. Bu yüzden her yıl bu vakitler zaman zaman gözlerimiz dolar, zaman zaman da coşkulu bir yürekle gel-gitler yaşarız; anılar beynimizde adeta dans eder.

Ben her 2 Haziran’da çocukluğuma dönerim. Gün ağarmadan, Kozan’ın kurtuluşunda “Çete Başı” olarak hizmet eden rahmetli dedem Çete Keha’nın mücadelesine; Bucak kolu olan Döşeme’den, Sır Elif’ten, Süt Köşkü’nden yankılanan o seslere giderim. Biz çocukken yatağımızda mışıl mışıl uyurken silah sesleri başlardı; anacığım bizi dürterek, “Hadi kalk kuzum, babanla bayrama gideceksiniz” diyerek uyandırırdı.

Bundan tam 106 yıl önce, Çukurova’nın bu yiğit topraklarında yazılan o şanlı destan, bugün bir kez daha aynı heyecanla Kozan sokaklarına taşındı.

Sayın Başkana Bir Çift Söz ve Kültür Eleştirisi

Ancak bir konuyu eleştirmeden de geçmeyeceğim. Ben Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı’yı şahsen tanımam; tanışmamız için bir gerekçe veya ortak bir ortam da olmadı. Fakat şu soruyu Sayın Başkan’a sormam gerekiyor:

Sevgili Başkan, Kozan’ın kurtuluşu sabaha karşı mı kutlanır, yoksa saat 09.10’da mı?

Lütfen bize rahmetli Mehmet Açıkgöz ve daha önceki reislerin başkanlığındaki o coşkulu, ruhu olan etkinlikleri geri getirin. Bizim ayaklı canlı kültürümüz olan aşıklarımız neden Kozan’ın kurtuluşunda yoklar? Eğer onlar olmazsa, şimdiki neslimize bu köklü kültür mirasımızı nasıl aktaracağız?

Geleneklerimizi, kültürümüzü yeniden canlandırın ki 1920’leri, ecdadımızı hatırlayalım. O zamanın örf, adet ve geleneklerini evlatlarımıza aşılayalım. Yavrularımız bu ülkenin, bu toprakların “30 kupona” alınmadığını bilsin ve zihinlerine kazısınlar.

Gökyüzünde Çelik Kanatlar, Sokaklarda Al Bayrak

Kutlamaların başladığı ilk anlardan itibaren Kozan semaları tarihi bir ana tanıklık etti. Havada süzülen uçakların gerçekleştirdiği gösteri, izleyenlerin nefesini keserken göğsümüzü kabarttı. Dedelerimizin sapanla, tüfekle, cansiperane savunduğu bu toprakların üzerinde bugün çelik kanatların güvenle uçması, bağımsızlığımızın ne denli büyük bir teminat altında olduğunun en net göstergesiydi.

Gökyüzündeki bu gurur tablosu, yerde de asıl sahiplerini buldu. Sokakları dolduran binlerce Kozanlının ellerinde dalgalanan 110 metre uzunluğundaki dev Türk Bayrağı, adeta ilçeyi kırmızı-beyaza boyadı. O dev bayrağın altından yürüyen her bir vatandaşın ve öğrencinin gözündeki gurur, bu toprakların neden geçilmez olduğunun canlı bir kanıtıydı. Bu yürüyüşe eşlik eden atlı kortej ise bizleri bir anlığına o şanlı kurtuluş günlerine; at sırtında memleketi kurtaran o yiğit Kuvayı Milliye ruhuna geri götürdü. Geçmiş ile bugün, gelenek ile gelecek bu kortejde kusursuz bir şekilde harmanlandı.

Sahnede Hayal Kırıklığı

Gündüzü gurur ve resmiyetle dolup taşan kutlamaların akşamı ise ne yazık ki tam anlamıyla bir hayal kırıklığına sahne oldu. Saatler akşam sekizi gösterdiğinde sahne alan, son dönemin genç sanatçılarından Semicenk’in ilk şarkısının ardından izleyiciler alanı terk etmeye başladı.

Meydanları hıncahınç dolduran Kozanlı gençler, sanatçının performansını beğenmeyerek ayrılınca, büyük reklamlarla gündeme getirilen bu konsere ilgi oldukça az kaldı.

Unutmayacağım Acılar Var

Sonuç olarak kurtuluş bayramı etkinliklerine “şu katıldı, bu katıldı” diye protokol listesi saymayacağım; zira protokol zaten olması gereken yerde, törendeydi. Ancak Sevgili Abdurrahman Hocam öyle güzel bir dua etti ki, dinlerken adeta huzur bulduk, keyif aldık.

İşte sevgili dostlar, diyeceğim odur ki; o eski günlerin hatıraları, rahmetli koca babam Çete Keha’nın kurtuluş günlerine dair anlattıkları her 2 Haziran’da benim boynumu büker, yüreğimi yakar, boğazımı sıkar… Bu içsel duygularımı ise dışarıdan kimseler anlayamaz.

“Türkler Kozan’a 1850’de girdi” diye Kozan’ın en işlek yerine yazdıran önceki dönemlerin şehreminine ne demeli? O şimdi cırrığını başka tarlada taşlamaya devam etsin! Hele bir de birinin çıkıp, “Ermeniler ve Fransızlar bu fırında Türkleri ve Müslümanları yakmadı” demesi yok mu? İşte buna hepten kahroldum! Kabre girene kadar bu lafı edeni de, bu söylenen laf parçasını da asla unutmayacağım. Kaldı ki, beni sıradan birinin anlaması da zaten mümkün değildir.

Sevgili okuyucularım, siz yine de doktorunuzun tavsiyesine uyun ve sağlığınız için her gün mutlaka bir Kozanlı ile sohbet edin.

Sevgiyi hak edenlere sevgilerimle… Kalın sağlıcakla.

Kurtuluş Günün Kutlu Olsun Kozan!

www.kozanbilgi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotografların her türlü telif hakkı KozanBilgi.Net'e aittir. İçerikleri kaynak göstererek alabilirsiniz.



Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.