SELMA ERDAL
Belçika Savunma ve Dış Ticaret Bakanı Theo Francken’in Anıtkabir’de diz çökerek Mustafa Kemal Atatürk’e saygısını sunmasının fotoğrafları 26 Temmuz 2025 günlü yayın organlarında yer alması; Türkiye kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Bu görüntüler, ilk bakışta bir devlet adamının samimi bir saygı duruşu gibi görünebilir. Ancak diplomasi, yalnızca jestlerden ibaret değildir; çünkü devletler, sembolik hareketleri bile belirli stratejik çıkarların bir parçası olarak tasarlar.
Francken’in Atatürk’ün mozolesi önünde diz çökmesi, kuşkusuz bir saygı göstergesidir. Ancak bu saygının ardında, Belçika’nın Türkiye ile savunma sanayi, dış ticaret ve NATO bağlamında geliştirmek istediği yeni ilişki ağı vardır. Francken’in açıklamalarına bakıldığında, bu jestin yalnızca sembolik değil, aynı anda jeopolitik ve ekonomik anlamlar taşıdığı açıkça görülüyor.
Avrupa’nın Gerçek Hesabı: NATO ve ABD Faktörü mü?
Francken’in sözleri, Avrupa’nın güvenlik açmazını da gözler önüne seriyor.
“Göz Boyamak” ve Türk Kamuoyunun Tepkisi
Türkiye’de bu tür jestlerin hemen “dünya bizi alkışlıyor” havasına büründürülmesi elbette ki bir sorun… Kuşkusuz Atatürk’e diz çöken bir bakanın saygısı da oldukça değerlidir; ancak bu, Türkiye’nin küresel güç konumunun gerçek bir göstergesi değildir. Çünkü diplomasi, jestlerden çok somut kazanımlarla ölçülür.
Türkiye’nin Tutumu Ne Olmalı?
Türkiye, bu tür sembolik jestleri “gurur vesilesi” olarak görüp rehavete kapılmamalıdır. Atatürk’e duyulan saygı, gerçek bir ortaklık zemini yaratabilir; ancak bu zeminin sağlıklı kurulması, Türkiye’nin kendi gücünü doğru okumasına ve çıkarlarını akıllıca masaya koymasına bağlıdır.
Sonuç: Diz Çökmenin Ötesine Bakmak
Belçikalı bakanın diz çökmesi, tek başına bir diplomatik başarı değildir. Gerçek başarı, bu sembolik jesti stratejik kazanımlara dönüştürebilmektir. Avrupa, Türkiye’nin gücünü ve stratejik önemini kabul ediyor. Ancak temel sorun; Türkiye’nin bu kabulü ne kadar akıllıca yöneteceği ve “bir parmak bal”ın ötesine geçip kendi çıkarlarını koruyacak kalıcı mekanizmalar kurup kuramayacağıdır.
Selma Erdal; Didim, 26 Temmuz 2025