09 Temmuz 2026 Perşembe
Bugünlerde kimse bize çıkıp da milliyetçilikten, vatan sevgisinden bahsetmesin. Zira meydanlarda bağıra çağıra anlatılan o milliyetçilik anlayışı, vatandaşın mutfağına girince nedense sırra kadem basıyor. Demokrasilerde devlet, milleti için vardır; vatandaşının refahı, geleceği ve ekonomik huzuru için gece gündüz mesai harcar. Bizde ise tablo tam tersi: Vatandaş varını yoğunu, tüm kazancını devlete teslim etse, o doymak bilmeyen çark yine de durmuyor.
Yüksek vergiler, her köşe başında kesilen fahiş trafik cezaları ve “daha fazlası yok mu?” diye vatandaşın cebini kurcalayan bir anlayış… Halkın sırtına yüklenen bu ağır yükün karşısında ise bambaşka bir manzara var. Altlardaki lüks araç filoları, devasa uçak filoları, şatafatlı saraylar ve bitmek bilmeyen harcamalar… Sormak gerek: Bu lüksün, bu şatafatın faturası kimin cebinden çıkıyor?
Telefon faturalarından elektriğe, doğalgazdan tarım ilaçlarına kadar her şeye gözü kapalı zam yapılırken; halka “sabır”, yönetenlere ise “konfor” düşüyor. Sürekli yeni vergilerle halkın nefesi kesilirken, sorunlar “inşallah, maşallah” denilerek geçiştirilmeye çalışılıyor.
Ülkenin dört bir yanını saran tarikat ve cemaat yapılanmaları, milleti din ve iman üzerinden sömürmeye devam ediyor. Devletin bu yapılara gösterdiği müsamahanın tek bir sebebi var: Oy devşirmek. Ancak bu sessizliğin bedelini, ellerinde cep telefonlarıyla sanal kumar ve uyuşturucu batağına sürüklenen gencecik evlatlarımız ödüyor. Devlet, bu zehirli yayınları ve bataklıkları kurutamaz mı? Elbette kurutur. Peki, neden dokunmuyor? İşte asıl üzerinde düşünülmesi gereken soru budur.
Mevcut yönetim anlayışı sürdüğü müddetçe, ne yazık ki kazanan Türk Milleti olmuyor. Dışarıdan doldurulan kontrolsüz yabancı nüfus ve iktidarın çevresinde kümelenmiş imtiyazlı yapılar ceplerini doldururken, asıl ev sahibi olan vatandaşa “kemer sıkın” deniliyor.
Vatandaş artık kemerinde sıkacak delik kalmadığını görüyor. Ancak her zorluğun bir sonu, her hesabın bir sandığı vardır. İnanıyoruz ki bu aziz millet, sıktığı o kemeri ilk seçimde çözüp atacak ve kendi geleceğine yeniden sahip çıkacaktır.